Aydın'da Çölyak ve Glutensiz Beslenme semineri düzenlendi

12 Mayıs 2022, Perşembe 16:05

     


9-13 Mayıs Çölyak Haftası kapsamında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Konferans Salonunda, Aydın Çölyak ve Glutensiz Beslenme Derneği tarafından Genç Kızılay Öğrenci Topluluğunun katkıları ve Aydın Valisi Hüseyin Aksoy’un katılımıyla “Çölyak ve Glutensiz Beslenme” konulu seminer düzenlendi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

“AYDIN DİĞER İLLERE GÖRE 1-2 ADIM DAHA ÖNDE”

Semineri başında konuşma yapan Aydın Çölyak ve Glutensiz Beslenme Derneği Başkanı Nilgün Akçalı, “Çölyak hastası kişilerin hayatları bir anda değişiyor. Çok kolay ulaşabildiği bir dilim ekmek onun için artık çok uzakta olmuş oluyor. Bu da inşaların psikolojik ve sosyal olarak hayatlarını çok etkiliyor. Bu anlamda onlara destek olmak için 4 sene önce, 4 çölyaklı annesi olarak yola çıktık. 150’nin üzerinde üyemiz var. Fakat bunlar henüz bizim ulaşabildiğimiz üyelerdir. Bizim yanımıza gelen anneler önce ağlayarak gelip ‘Ne yapacağız’ derler. Ondan sonra kocaman bir ailenin içerisinde olduklarını fark ettikleri zaman kendilerini daha rahat hissederler ve hayatları biraz daha kolaylaşır. Milli Eğitim bizim için çok önemli. Çünkü anneler evde bir tane çocuk görüyorlar. Fakat öğretmenlerimiz aynı anda yüzlerce çocuk görüyorlar. Bu çocukların arasındaki farkları da çok güzel bir şekilde ayrıştırabiliyorlar. Erken tanı almamıza oldukça katkı sağlıyorlar. Şartlarını kolaylaştırmak amacıyla da öğretmenlerimiz, öğrencilerimize oldukça yardımcı oluyorlar. Bu anlamda Aydın diğer illere göre 1-2 adım daha önde diyebilirim. Bu da bizim için gerçekten çok mutlu edici ve onur verici” dedi.

“BU DİYETE YALNIZCA 1 GÜN DAYANABİLDİM”

Çölyak hastalığının tanımı ve nedenleri ile ilgili konuşan Aydın Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Aslı Demirkol, “Çölyak; buğday, arpa, çavdar ve yulafın glüten adı verilen bir bölümüne karşı bağırsakta gelişen alerjik bir reaksiyondur. Çölyak aslında bir gıda alerjisidir. Hem genetik hem de imunite bu hastalıkta rol oynamaktadır. Günümüzde en sık görülen genetik hastalıktır. Yaşam boyu da devam eden tek gıda alerjisidir. Ekmek, pizza, makarna, kurabiye, pasta, kek, krem peynir, ilaçlar, birçok kozmetik ve bakım ürünlerinde glüten bulunmaktadır. Ben bu sunumu hazırlamadan önce 1 günlüğüne kendimi çölyak olarak düşündüm ve beslenmeme dikkat. Düşünün ki un ile yapılan en küçük şey size yasak ve sizi hasta ediyor. Bu diyete yalnızca 1 gün dayanabildim. Gerçekten yaşayan için çok zor bir hastalık. Bu glüteni aslında biz gözle görebiliyoruz. Buğday ununu suyla hamur haline getirin, daha sonra bu hamuru akan suyun altında nişastası lifleri ayrılana kadar bekletin. Elinizde kalan yapışkan kısım glütendir. Bu yapıya, çölyak hastası kişiler olumsuz reaksiyon veriyor. Buna da glüten intöleransı, daha da ilerlediği zaman ise çölyak hastalığı deniyor. İnce bağırsakta ortaya çıkan bu hastalık nedeniyle, bağırsaklar duvarları düzleşiyor. Bağırsaklarımız normalde bir havlunun yüzeyi gibidir. Bu yüzey glütene hassas olduğu zaman düzleşiyor ve emilim zorlaşıyor. Bu nedenle de insanda hastalık belirtileri görünmeye başlıyor. Şu anda her 150 kişiden 1’i çölyak hastası. Nüfusa göre oranladığımızda ise 500 bin hasta ediyor. Fakat biz yalnızca 50 binini biliyor. Gerisi nerede? İşte onlar, tanı konulamayan kısım. Glüten intöleransının kişide devam eden ve geçmeyen karında şişkinlik, ishal, kabızlık, kokulu dışkılama, baş ağrısı, yorgunluk, kansızlık, ciltte kabarıklık, saç dökülmesi, depresyon, eklem ve kas ağrıları, unutkanlık, dikkat dağınıklığı gibi çeşitli ve herhangi bir kalıba sığmayan kişiden kişiye göre de değişen belirtileri vardır. Bütün vücudu etkileyen bir hastalık. Belki de şu an birçoğumuz çölyak fakat farkında değiliz. Bu hastalıklarımız var fakat ekmek, makarna, pasta gibi şeyler yediğimizde ortaya çıkıyor. Sonrasında da ‘Benim eklemlerim ağıryor, halsizlik var, depresifim’ diyerek geziyoruz. Bunun bir hastalık olduğunun farkında değiliz” diye konuştu.

“ETİKET OKUMA ALIŞKANLIĞI SON DERECE ÖNEMLİDİR”

Çölyak hastalarının sağlıklı bir hayat sürmek için neler yapması gerektiği ile ilgili Aydın İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Birimi’nde görev yapmakta olan Diyetisyen Kamile Gönüllü, “Çölyak hastalığının tek tedavisi var. Bu da glütensiz beslenmek. Glutensiz beslenmede serbestçe yiyebileceğimiz ürünler olduğu gibi kesinlikle uzak durmamız gereken ürünler de bulunmaktadır. Buğday, arpa, çavdar, yulaf ve bunların unların dan yapılan her türlü ürünler uzak durulması gereken ürünlerdir. Ekmek, pide, simit, makarna, pasta, bulgur, erişte gibi gıdaların hepsinden uzak durmak gerekiyor. Bunlardan yapılan ürünlerin hepsinden de itina ile uzak durulması gerekiyor. Dışarıda yediğimiz birçok yiyeceğin hazırlanmasında da bu ürünler kullanılmaktadır. Örneğin panelenmiş çıtır tavuklara çıtırlığını veren şey galeta unları da özellikle uzak durulması gereken ürünlerden birisidir. Yine bazı yiyeceklerin içerisine kıvamlarını arttırmak için glüten içeren ürünler katılabiliyor. Bu nokta da dikkatli olunması gereken bir durumdur. Bir çölyaklı için etiket okuma alışkanlığı son derece önemlidir. Çünkü örneğin glüten içermediğini düşünüp tuzlu fıstık alırız fakat aslında tuzun kuruyemişe yapışabilmesini sağlayabilmek için un kullanılmakta. O yüzden çölyaklı bireylerin etiket okuma alışkanlığı kazanması çok önemlidir. Böylece semptomların azaltılması sağlanabilir. Glutensiz beslenmede çapraz bulaşması önlemek çok çok önemlidir. Çapraz bulaşmada ürünler dolaylı bir şekilde glütene maruz kalabilir. Mesela çölyaklı ve çölyaklı olmayan iki birey aynı kap kacağı kullandığında, çölyaklı birey oradan da glüteni alabilir. Ayrıca aynı yemek hazırlama yüzeyi kullanıldığında oradan da glüteni alabilir ve ardından şiddetli karın ağrıları ve kusmalar gibi durumlara yakalanabilir. Bu noktada yapılması gerekenlerden birisi, kullanılan kap kacakların ayrı bir şekilde muhafaza edilmesi, kişiye özgü olmasıdır. Bir besin hazırlarken farklı bir yerde hazırlansa bile kullanacağı eşyaları öncesinde yine de temizlemesi gerekiyor” dedi.

“BİRÇOK ALANDA ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR GERÇEKLEŞTİRMEK DURUMUNDAYIZ”

Seminerin sonunda konu ile ilgili konuşma yapan Aydın Valisi Hüseyin Aksoy, “Çölyak hastalığı ile ilgili farkındalık kapsamında yapılan bu etkinlikte bulunmaktan son derece memnuniyet duyuyorum. Konu ile ilgili olarak uzman doktorumuz ve diyetisyen arkadaşımız, konunun farklı özelliklerini bizlerle paylaştılar. Bu konuda hastalığın teşhisi, belirtileri, yapılabilecek çalışmalar ve beslenme alışkanlıkları konusunda bizleri bilgilendirdiler. Hepimiz bir kez daha gördük ki önemli ve kurallarına uyulması gereken bir hastalık. Bununla ilgili de toplumun tüm kesimlerinin bu alanda bilgi sahibi olması ve bu kişilere her türlü desteğin sunulması konusunda medeni bir duyarlılığı göstermesi önem taşıyor. Derneğimiz tarafından birçok etkinlik yapılıyor ve yapılmaya devam ediliyor. Özellikle çölyak hastası olan ailelerin bir araya gelerek oluşturdukları bu dernek, hem sorunların çözümünde ortak hareket etme anlayışını beraberinde getiriyor hem de ailelerin daha bilinçli hale gelmesi konusunda bir farkındalık ortaya koyuyor. Bu anlamda ben dernek yönetimine ve emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Aydın Valiliğimizin koordinasyonunda tüm il genelinde İl Sağlık Müdürlüğümüz aracılığıyla ‘Engelli Bilgi Bankası’ projesini başlattık. İlimizde yaşayan bütün engellileri tek bir sistemde göre bilmek, belirli bir alanda engel türünün yoğunlaşıp yoğunlaşmadığını fark edebilmek adına bu çalışmalarımızı başlattık ve belirli bir aşamaya getirdik. Hastanelerimizden sağlık raporları, Üniversite hastanemizden alınan heyet raporları, alanda yaptığımız taramalarda engellilerimizin hepsini kayıt altına alma noktasında önemli bir çalışma ortaya koyduk. Bu çalışma kapsamında içerisinde de ilimiz genelinde şu ana kadar kayıt sistemimize girmiş olan 146 kadın, 44 erkek olmak üzere 190 çölyak hastamız bulunmakta. Bunları bilmek önemli. Bu çocuklarımızın eğitim aldığı okulları son derece önemli ve bu okullarda görev yapan öğretmenlerimizin, okul yöneticilerinin bu duyarlılığı göstermesi önemli. Bu ve buna benzer birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirmek durumundayız. Burada toplumsal bir duyarlılığı sağlamak ve bu konuda bir farkındalık ortaya koymak adına bu tür etkinliklerimizi yapmaya bundan sonra da devam edeceğiz. Biz Valilik olarak bütün engel gruplarıyla, engellilerimizle çeşitli çalışmalar ve projeler ortaya koymaya gayret ediyoruz. Bir nebze de olsa var olan sorunlarını giderme, onların yaşam kalitelerini daha iyi bir noktaya taşıyabilme adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda kadın sağlığı eğitimi projesine de değinen Vali Aksoy, “Valiliğimizin koordinasyonunda İl Sağlık Müdürlüğümüzce bir kadın sağlığı eğitimi projemiz devam ediyor. Kadınlarımızı önemsiyoruz ve bu kadın sağlığı eğitimi projesinde de 15-69 yaş grubundaki bütün kadınlarımız bizim hedef kitlemiz ve onlara ulaşarak kadınlarımızı ilgilendiren birçok konuda onları bilgilendirmek ve daha duyarlı hale getirmek kararlılığıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. (DUYGU DİLEK) 







 
Son Eklenen Haberler