• 19 Ekim 2026, Pazartesi 11:13

Telefonu böyle kullanıyorsanız dikkat: Boyun ağrısının nedeni bu olabilir

tvDEN ekranlarında yayınlanan Fit Kal programında izleyiciyle buluşan Uzman Fizyoterapist Ecem Becerik, günlük yaşamda sık karşılaşılan boyun, sırt ve bel ağrılarından doğru duruşa, egzersizden uyku pozisyonuna kadar birçok konuda önemli bilgiler verdi.

Günlük yaşam alışkanlıklarının kas ve iskelet sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Becerik, vücudun yalnızca ağrı ortaya çıktığında önemsenmemesi gerektiğini söyledi.

Becerik, “Vücudunuz yalnızca ağrıdığında ilgilenmemiz gereken bir yapı değil. Nasıl hareket ettiğimiz, gün içinde ne kadar aktif olduğumuz, ne kadar uzun süre aynı pozisyonda kaldığımız ve eklemlerimize ne kadar yük bindirdiğimiz önemli” dedi.

“FİZYOTERAPİ YALNIZCA MASAJ DEĞİLDİR”

Fizyoterapinin toplumda zaman zaman yalnızca masaj veya basit egzersizlerle özdeşleştirildiğini belirten Becerik, fizyoterapinin çok geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu anlattı.

Becerik, “Fizyoterapi denildiğinde herkesin aklına ilk olarak masaj ya da bir egzersiz geliyor. Oysa ortopedik rehabilitasyondan pediatrik rehabilitasyona, geriatrik rehabilitasyondan MS, felç ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklara kadar yaşamın birçok alanında fizyoterapi var” ifadelerini kullandı.

Fizyoterapistlerin kişiyi yalnızca ağrılı bölge üzerinden değerlendirmediğini vurgulayan Becerik, “Fizyoterapist, sizi ilk kapıdan girdiğiniz andan itibaren değerlendiren; yürüyüşünüzü, dengenizi ve biyomekaniğinizi ayak baş parmağınızdan başınıza kadar inceleyen kişidir” diye konuştu.

“SOPA GİBİ DİMDİK DURMAK DOĞRU DEĞİL”

Programda doğru duruşla ilgili toplumda yerleşmiş yanlışlara da değinen Becerik, omurganın doğal eğriliklerinin korunması gerektiğini söyledi.

Becerik, “Halk arasında sürekli ‘dik dur’ diyoruz. Ancak ‘dimdik, sopa gibi dur’ tabiri doğru değil. Boynumuzda, sırtımızda ve belimizde doğal açılanmalar var. Hepimizin dümdüz durması hem imkânsız hem de doğru değil” dedi.

Doğru postürün kişiden kişiye değişebileceğini ifade eden Becerik, “20 yaşındaki bir bireyle 60 yaşındaki bir bireyin egzersiz programının aynı olmasını beklemiyoruz. Bu nedenle kişiye özel egzersiz programı hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

TELEFON KULLANIRKEN BOYUN SAĞLIĞINA DİKKAT

Cep telefonu ve bilgisayar kullanımının günlük yaşamda önemli bir süreyi kapladığını belirten Becerik, telefon kullanırken başın sürekli öne eğilmesinin boyun bölgesine fazla yük bindirdiğine dikkat çekti.

“Telefon kullanırken boynumuzu öne doğru eğmemizden kaynaklı boynumuza aşırı yük biniyor” diyen Becerik, telefonun mümkün olduğunca göz hizasında tutulmasını önerdi.

Becerik, “Doğru duruş olarak bahsettiğimiz; boynumuzun nötralde olduğu ve telefonun göz hizasında tutulduğu pozisyon bizim için kıymetli” şeklinde konuştu.

Masa başında çalışanların da dirseklerini desteklemesinin ve bilgisayar ekranını uygun seviyeye getirmesinin önemli olduğunu anlatan Becerik, uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması gerektiğini vurguladı.

“HER EGZERSİZ HERKESE UYGULANMAZ”

İnternetten görülen egzersizlerin bilinçsiz uygulanmasının doğru olmadığını söyleyen Becerik, özellikle ağrısı bulunan kişilerin egzersiz seçimini bireysel değerlendirmeye göre yapması gerektiğine işaret etti.

Becerik, “Her egzersiz herkese aynı şekilde uygulanmaz. 20 yaşındaki kişinin yapabileceği egzersiz kapasitesiyle 60 yaşındaki kişinin kapasitesi aynı değildir” dedi.

Tamamen dinlenme anlayışının da artık geride kaldığını ifade eden Becerik, “Bilimsel çalışmalar bize tamamen dinlenme modelinin artık geride kaldığını gösteriyor. Uygun koşullarda, fizyoterapist eşliğinde yapılan doğru hareket ve egzersizler bel ağrısının çözümünde önemli” diye konuştu.

“HAFTADA 150 İLE 300 DAKİKA HAREKET”

Düzenli fiziksel aktivitenin önemine değinen Becerik, haftalık hareket miktarı konusunda da bilgi verdi.

Becerik, “Kişilerin haftada ortalama 150 ile 300 dakika arasında aerobik ve dirençli egzersiz yapması gerekiyor. Haftada minimum iki gün yapılan dirençli egzersizler sağlığımızı korumak açısından çok kıymetli” dedi.

Sağlıklı yaşamın yalnızca egzersizden ibaret olmadığını da belirten Becerik, uyku ve stres yönetiminin önem taşıdığını vurguladı.

“Ortalama 7 ila 8 saat uyuyor olmak beden sağlığımız açısından oldukça kıymetli” diyen Becerik, düzenli hareketin günlük yaşamın içine yayılması gerektiğini ifade etti.

“AĞRINIZI KÜÇÜMSEMEYİN”

Programın en önemli mesajlarından birinin ağrı konusunda bilinçli davranmak olduğunu söyleyen Becerik, özellikle ani ve şiddetli ağrılarda profesyonel destek alınması gerektiğini belirtti.

Becerik, “Bugün izleyiciye vermek istediğim temel mesaj şu: Ağrınızı küçümsemeyin. Ağrınız olduğu zaman bir sağlık profesyonelinden destek almayı ihmal etmeyin” ifadelerini kullandı.

Ani başlayan, giderek şiddetlenen veya farklı belirtilerin eşlik ettiği ağrılarda hekime başvurulması gerektiğini kaydeden Becerik, “Kendi başınıza yaptığınız yanlış hareketlerle semptomlarınızı daha da kötüye taşıyabilirsiniz” uyarısında bulundu.

“20 DAKİKADA BİR HAREKET EDİN”

Uzun süre hareketsiz kalınmaması gerektiğini söyleyen Becerik, masa başında çalışanlara da kısa molalar önerdi.

Becerik, “Bilim, yaklaşık 20 dakikada bir hareket etmemiz gerektiğini söylüyor. Bizler yatmak için yaratılmadık, hareket için yaratıldık. Masa başında çalışanlar ara ara kısa molalar versin. Çay veya su almak için kalkmak bile hareket etmek açısından önemli” dedi.

Günlük aktivitenin sadece spor salonuna gitmek anlamına gelmediğini de hatırlatan Becerik, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yürüyüş yapmak, ev işleriyle uğraşmak, merdiven çıkmak, tarla ve bahçe işleriyle ilgilenmek, hobilerle uğraşmak da günlük yaşam hareketlerinin bir parçasıdır. Harekette kalmaya devam edelim.” (SELİME AYDEMİR)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.