Müzik dünyasında Aydın rüzgarı esiyor

19 Nisan 2022, Salı 12:25

     


Türkiye'de ve dünyada, son zamanlarda ön plana çıkan rap müzik furyasında bir başarı da Aydın’dan, Creative Line’dan geliyor. Aydınlı gençlerin kendi cep harçlıkları ile kurdukları Creative Line, bünyesinde birçok başarılı genç müzisyeni barındırıyor. Prodüktörlüğünde Uğur Arslan’ın olduğu ekip, toplumsal ve bireysel sorunları yaptıkları müzikler ile kitlelere ulaştırıyor.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Semih Topçu, Bilgehan Çelik gibi birçok başarılı genç müzisyenin kurduğu Creative Line, Aydın’da ses getiren çalışmalara imza atıyor.

Günümüzde toplumsal sorunları dile getirmesiyle ve yeni jenerasyonun arabesk müziği olmasıyla karşımıza çıkan rap müzik, Aydınlı gençler tarafından, ilimizde ve toplumda mevcut olan noksanlıkları da dahil ederek yaptıkları çalışmalarla başarılı işler ile ortaya çıkıyor. Rap müziği piyasasında ‘Rames’ mahlası ile Semih Topçu, ‘Bias’ mahlası ile Bilgehan Çelik, ‘Lethe’ mahlası ile Süleyman Köse olarak bilinen gençler, yaptıkları işler ile başarılarını Aydın sınırlarına taşıyor.

Ekipte prodüktörlüğü ile Uğur Arslan, müzisyenlikleri ile Semih Topçu, Bilgehan Çelik, Süleyman Köse, hem prodüktörlüğü hem de müzisyenliği ile Muhsin Sarı geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başardı. Toplumsal ve bireysel konuları müzik aracılığı ile dile getirerek seslerini duyurmayı amaçlayan ekip, bu yöndeki çalışmalarına da son sürat devam ediyor.

“MÜZİK BİZİM İÇİN BİR ARAÇ”

Creative Line kurucularından ve aynı zamanda prodüktörlük yapan Uğur Arslan, “Biz bu işi tamamen iyi hissettiğimiz için yapıyoruz. Günlük hayatımızda hepimizin uğraştığı kendine ait bir işi var. Bütün bunların haricinde gün sonunda stüdyomuzda içimizdekileri döküyoruz ve bu bize iyi geliyor. Bir şeyleri ifade etmekte müzik bizim için bir araç. Biz Semih ile 10 senedir tanışıyoruz ve beraber bu yolda ilerliyoruz. Kimi zaman şehir dışlarına gittik, sahneler yaptık. Fakat bunlar hep karşılıksız oldu. Bizim için önemli olan tutku. Muhsin de önü son derece açık bir kardeşimiz. Bize nazaran müziği biraz daha iş olarak görüyor. Biz hayatın aksiyonunun içerisinde çok iş olarak yaklaşamıyoruz maalesef. Çünkü hayatımızı idame edebilmek için gün içerisinde farklı işlerde de çalışıyoruz. Elimizde fırsatlar olsaydı evet bizler de o şekilde yaklaşabilirdik. Aydın içerisinde yaptığımız müziğe sıcak bakıp, destek veren kimse görmedik. Bu duruma rap müzik yapmamız etkili olabilir. Rap müzik, özellikle bizim jenerasyonumuz arasında çok popüler bir müzik türü. Bu durum inanların gözlerini boyayabileceği gibi kötü kullanımlara da son derece açık. Bu işi yapan 100 insan varsa, ancak 50’si bu işi toplumsal bir düşünce ile yapıyordur. Aydın’da rap müzik ile uğraşan çok fazla kişi var. Fakat ben bu kalabalığı furya gibi görüyorum. Adanmışlık yok bence bu furyada. Bu işi çevrem olsun, tanınayım, insanlar beni övsün, cebim para görsün şeklinde megalomanca bir düşünce ile yaklaştıklarını düşünüyorum. Bu müzik bir kültür. Başından sonuna kadar bir şeyleri aktarmak için yapılmış bir tür. Yaptığınız işte karşınızdakine bir şey aktaramıyorsanız, zaten hiçbir anlamı yok demektir. Özellikle rap müziğe çetecilik gibi şeylerin dahil edilmesini de çok rahatsız edici buluyorum. Şu an piyasada herkes aynı şeyi yapıyor ve bu durum sıradan ve sıkıcı olmaya başladı” dedi.

“BİR NEVİ İSYAN”

Line Müzik ortağı ve müzisyen Semih Topçu, “Müzik, kimisine adeta bir ilaç gibi geliyor. Eline kalemi ve kâğıdı alıp içindekileri döküyor. Bir nevi isyan ediyor da diyebiliriz. Bu müzik kültüründe hiçbir şey hissetmeyen insanlar da var, çok şey hisseden insanlar da. Ben kendi yaptığımız şarkıları dinleyince çok etkileniyorum. Örneğin Süleyman’ın yaptığı bir şarkıyı dinlemek bana çok etkileyici geliyor. Çünkü birbirimizi tanıyoruz, hayatlarımızı ve ne yaşadıklarımızı biliyoruz. Şarkıların hikâyeleri içerisinde kendimizi buluyoruz. Bu hayat mücadelesinde maalesef ki maddi kaygılar önümüze geçiyor. Amacımıza ulaşabilmek adına önemli bir araç olan maddiyat için hepimiz ayrı ayrı işlerde daha çalışıyoruz. Gün içerisinde işte 10 saat çalışıyorsam, 5 saat de stüdyoya gidip çalışıyorum. Stüdyomuzu kurmak için Uğur öğrenci bursundan, ben de yevmiyemden biriktiriyorduk. Zaman içerisinde yavaş yavaş işleri şu anki noktaya getirdik. Bizler belki Aydınlı değiliz. Fakat bu şehre kimi Aydınlıdan daha çok katkı sağladığımızı söyleyebilirim. Bu işe büyük bir adanmışlıkla kendimizi verdik. Benim askerden sonra İzmir’deki ailemi bırakıp buraya yerleşmem, Uğur’un ailesinin yanına dönmeyip hala burada olması gibi durumlar büyük bir adanmışlıktır bana göre. Şu an ailelerimizin yanında olup maddi anlamda daha rahat bir yaşam içerisinde olabilirdik. Fakat biz burada binbir zorlukla stüdyomuzu kurduk ve müziğimizi icra edip üretiyoruz. Bu adanmışlık değil de nedir? Mesai olmadan başarının olmayacağını düşünüyorum. Ben kuryelik yapıyorum, Süleyman hem okuyor hem baristalık yapıyor, Uğur okuyor. Günlük hayatımızdaki bu koşuşturma bizlere müziği tam olarak bir iş olarak görüp odaklanmamızı engelliyor. Fakat bir şeyler başarabilmek için çalışmak zorundayız. Bizim arzumuz, müziğin vaktimizin tamamını ayırabileceğimiz hayatımızdaki tek işimiz olması” ifadelerini kullandı.

“KİMSE YAŞAMADIĞI ŞEYİ YAZAMAZ”

Yaptıkları işin yaşanmışlıklara dayalı olduğunu ifade eden Süleyman Köse, “Creative Line ailesi olmasaydı belki de ben bu işi yapamazdım. Çünkü biz birbirimizi anlayabiliyoruz. Yaşadıklarımızı biliyoruz ve anlıyoruz. Yaptığımız işte de bu şekilde çalışıyoruz. Çünkü kimse yaşamadığı bir şeyi yazamaz. Şu anda yaptığımız müzik ile çok büyük bir kitleye sahip değiliz. Fakat yine de büyük bir kitleye sahip olmaktansa, sizi ve yaptığınız işi hissederek, anlayarak dinleyen az insanın olması çok daha güzel. Müzik piyasasında bu durum aslında sıklıkla yaşanıyor. Kimi hayran kitlesi sevdikleri sanatçıları herkes bilmesin ve ona özel olsun ister. Müzik konusunda maddi anlamda herhangi bir kurumdan ya da şahıstan destek almıyoruz. Yaptığımız bu işte en büyük destekçimiz kendimiz. Birbirimizi sıklıkla desteklemeyi ihmal etmiyoruz. Birimizin modu düşükse diğerlerimiz onu yükseltiyor. Şarkılarımızı günlük işlerimizde çalışırken yazıyoruz. Mesela ben çalıştığım kafede dışarıya faraş atarken kulaklıkla şarkımın demosunu dinliyorum. ‘Acaba ileride tanınırsam bu şarkıyı yerleri temizlerken dinliyordum diye hatırlar mıyım’ diyorum o an” dedi.

“YAPTIĞIMIZ İŞ TAMAMEN HİSLERE DAYALI”

Henüz 19 yaşında olan ve hem müzisyenlik hem de prodüktörlük yapan Muhsin Sarı, “Aydın’da bünyesinde bulunduğum Creative Line’da hem kendi şarkılarımı yazarak hem de prodüksiyonlarını yaparak bu işe devam ediyorum. Yaptığımız iş tamamen hislere dayalı. Şarkılarda nasıl bir his yakalamamız gerekiyorsa altyapılarda ve prodüksiyon yaptığım işlerde de aynı şekilde o hisleri yakalamam gerekiyor. Sanatçılar ne hissediyorsa ben de aynılarını hissetmek zorundayım" diye konuştu. (NİSA KIZILKAYA)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler