Timur Selçuk ÇİFTCİ

Anılar terk eder önce

27 Ocak 2015, Salı

     

Ne zor şu gittiğini söylemek. Aklın almaz, bir anlatabilsem ne güzel olur oysa. Belki içlenirsin. Bir kadeh de sen zarara uğrasan ne çıkar. Gecenin tam da şu saatinde üstelik. Geldiğinde bulduğun yalnızlığımı, varlığınla alabildiğine büyüttün. Şimdi giderken bari insaf et…

Nereden tahmin eder ki insan. Okul sıralarında kolaylıkla bulduğum bazı ögelerin, seneler sonrasında boğazımı yakıp geçeceğini. Bağıra bağıra tekrar ettiğim çekimlerin çilesini şimdilerde çekeceğimi. Artık çıkardım tüm ikinci tekil şahıs çekimlerini hayatımdan, dudaklarımdan ve kalbimden. Gittiysen gittin. Unuttuysan sağlık olsun. Hiç sevmediysen de Allah'ından bul ne diyeyim.

Bizim oralarda, biri ölünce tutulurdu yaslar. Şimdi benim karalar bağlamamın tek sebebi anılar. Yalnız ve sade anılar. Gözyaşlarımı arıyorsan göremezsin. Onlar çoktan uçtular.

İki yakası bir araya gelmeyen o şehir gibiyim şimdi. Hani hançeri ilk ve son kez salladığın. Boğazım çoktan kurumuş. Tam orta yerinde düğümlenen kuleler. Sokaklarım hatırladığın gibi şaşalı değil artık. Köşe başlarımda faili meçhul cinayetler kol geziyor, her gün biraz daha kanımı akıtıyor yankesiciler. Duraklarım hep seni bekleyenlerle dolu. Ama yalnız ben yokum. Kaldırımlarımda her gece bir eksik uyuyorum.

Şimdilerde karışığım bir hayli anlayacağın. Hem kalabalığım hem tekim. Bir şairin dediği gibi, -yas denen şiirdeyim-. Sen zaten gittin anladık da, anılar terk ediyor hali hazırda. Yavaş yavaş üstelik. Canımdan can alırcasına. Kaybedeceğim bir şey kaldı mı dersin? Terk etmeyen bir o kaldı nasılsa...