Timur Selçuk ÇİFTCİ

Al beni vur kendine

29 Ağustos 2014, Cuma

     

Döküldü içimdekiler. Kelimelere ve sonrasında cümlelere varana dek biriken suskunluklarım öylece. İstanbul gibi kalabalığım oysa. Ama Kız Kulesi kadar sırıtkan bir yalnızlığa vurdum gecemi. Yoksun diye değil, dokunma diye içiyorum yüreğime.

Hani, şu tam ortasına geliyorsun ya bazen göğsümün. Boğazım tıkanıyor. Ellerim desen sıfırın altında. Soğuk, sıcak oynuyorum. Bir gelip bir gidiyor göğsümdeki amansız soluğun. Gözlerimi sımsıkı kapatıp, ateşe veriyorum tüm senliğimi. Ve özlemlerimi, yutkunarak kaybediyorum.

Kim bilir.Kaç hazan yaşadım sensiz. Kaç kez düştüm bir sevdaya, tepetaklak ve sanki zoraki. Saymadım avucumu dolduran elleri. Yanılgılarımı da.Dudakların... Şimdi düştüler aklıma. Kapı arkalarında duvara yasladığım bedenin, gözlerime sakladığın bir düş'tü aslında.

Kim bilir. Kaç kadında aradım titreyen nefesini. Karşı koyamayışını. Saymadım pişmanlığımı gömdüğüm sokakları. Özleyişlerimi de. Duyuyorum. Yüzüme vurmuşsun çoktan unuttuğunu. Cevap versem şimdi, boğazımı tıkıyor yalvarışlarım. Giderken şuursuzlaşabilen kelimelerim, yıllar sonra bir kıymık gibi dokunduğun her yerde.

Kim bilir? Kaç yıl daha yaşarım geçmiş zaman kipleriyle. Bilemiyorum. Pişmanlığımı hangi denize dökerim. Artık bir intihara sürükledim kapı arkasındaki bakışlarını. Merak etme! Gülüşlerimi sakladım. Gözyaşlarımı da.

Göğüs kafesimdeki sıcaklığın sebebi ey sevgili. Yak beni ne duruyorsun? Yak ki sana doğayım küllerimden. Ellerimiz tutuşsun. İsyanlarım da var bir yerlerde, çığlık çığlığa bastır istiyorum. Yüreğini de aç biraz hadi. Erisin şu buz gibi çaresizliğim. Al beni vur kendine hadi. Ama umutlarımı kırma sakın.

Vur ki,duysun bütün Üsküdar.Ben seni çoktan vurdum kendime. Fethipaşa'da kış bitiyor nasıl olsa. Gel de önümüz bahar olsun.