“CHP’yi babasının mirası olarak görmüyordu”

9 Haziran 2022, Perşembe 18:45

     


tvDEN ekranlarında Emin Aydın sunuculuğunda yayınlanan Baş Başa programının konuğu Tarihçi Yazar Şavgu Aydın oldu. Erdal İnönü’nün hayatı ve siyasal çizgisini incelediği eseri ‘Türk Siyasal Yaşamında Erdal İnönü’ hakkında bilgi verdi. Aydın, “CHP’yi babasının mirası olarak görmüyordu” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

“SOY İSMİNİN CHP’DEKİ KREDİSİ ÜZERİNE DAVETLE SİYASETE KATILIYOR”

Erdal İnönü'nün hayatına dair Aydın, “Erdal İnönü, İsmet İnönü’nün 3 çocuğundan birisi. Ankara Üniversitesi Fizik bölümü mezunu. Amerika’da lisansüstü eğitimlerini tamamlıyor ve ODTÜ’de hocalık yapıyor. Hatta ODTÜ’de idarecilik olarak Rektörlük de yapıyor. Siyasete girişi bir davet üzerine oluyor. Gerekçesi ise soy isminin İnönü olması. 12 Eylül 1980 darbesi döneminde Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyor. O süreçte bir Genel Başkanlık boşluğu oluşuyor ve bir süre sonra karar ile bütün partiler kapatılıyor. Buna CHP de dahil. 1982 Anayasa’sı kabul edildikten sonra eski partilerin tekrar aktifleşmesi değil fakat yeni partilerin kurulmasına izin verileceğine yönelik söylemler oluyor. Bu sırada CHP tabanından gelen isimler gruplar halinde kendi başlarına partileşme sürecine giriyorlar. Bu dağınıklığın önüne geçmek için Erdal İnönü’yü çağırma kararını alıyorlar. İnönü ismi siyasete bulaşmamış, tarafsız bir isim olduğu için bu dağınıklığa mahal vermemek adına Erdal İnönü’yü çağırıyorlar. Soy isminin CHP’deki kredisi üzerine davetle siyasete katılıyor” dedi.

“ÇALIŞMAM BU ANLAMDA BİR İLK”

Aydın, “Pandemi döneminde bu konunun üzerinde biraz daha çalışma fırsatı buldum. CHP Genel Başkanlarından Altan Öğmen ve Hikmet Çetin, o dönemin bakanlarından Fikri Sağlar, Seyfi Oktay ve Mustafa Kul, Erdal İnönü’den SP Genel Başkanlığını yapmış olan Murat Karayalçın gibi belirli isimlerle röportajlar yaparak o dönemle ilgili tanıklıkları da elde edince bunu hem kitaplaştıralım hem de bugüne kadar Erdal İnönü hakkında yapılmış hiçbir çalışma olmayıp, bu eser bir ilk olduğu için anlamlı olacağını düşünerek, pandemi döneminde tezi geliştirme fırsatı buldum. Kitleye hitap edecek bir şekilde, dönemin tanıklıklarını içerecek bir boyutla kitaplaştırdık. SP ile ilgili yapılmış çalışmalar var ama Erdal İnönü ve siyasal yaşamı ile ilgili böylesi bir çalışma yoktu. Çalışmam bu anlamda bir ilk” diye konuştu.

“SEÇİM SEYAHATLERİNDE MATEMATİK ÇÖZEREK DİNLENEN BİRİSİYDİ”

Erdal İnönü'nün siyasi yönü ile ilgili Tarihçi Aydın, “Erdal İnönü, aslında siyasete çok mesafeli. 6 Haziran 1983’te SODEP’i kurana kadar hiç siyaset ile ilgisi olmayan, tamamen bir bilim insanı olarak gördüğümüz bir isim. Uğraştığı alanlar tamamen akademik kimliğe yönelik. Kişiliğinin en temel özelliği; Cumhurbaşkanı çocuğu olmasına rağmen devlet okullarından mezun olmuş ve son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olması. Son derece zeki bir isim. Mecliste uzun çalışma maratonunda dinlenmek için problemler çözen veya seçim seyahatlerinde matematik çözerek dinlenen birisiydi. Cumhurbaşkanı çocuğu olmasına rağmen bu kadar mütevazi olmasının altını herkes çiziyor. Siyasetçilerde beklediğimiz o hırs ve kavga kendisinde kesinlikle bulunmuyor. Erdal İnönü’nün Türk siyasetine katkılarına baktığımız zaman, aslında beklenenin çok üstünde bir performans sergilediğini görüyoruz. Herkese eşit mesafede olması ve zaten siyaseti sevmeyen birisi olmasıyla darbe sürecinin ardından toparlayıcı olması açısından kendisi önemli bir isim olmuştur. Biz onu aşıp egale ederiz şeklinde düşüncelere giren pek çok kişi de olmuştur. Fakat kendisi tam tersi bir performans sergiliyor. Genel Başkan olmak gibi bir hırsı yok. SODEP, Halkçı Parti birleşmesinden de bunu görebiliyoruz. Fakat ayak oyunlarına, partinin siyasetinin farklı yerlere gitmesine de müdahale ediyor. En önemli katkısı bence, Bülent Ecevit ideolojik olarak demokratik sola taşımıştı fakat Erdal İnönü ise demokratik sola taşımıştı. Bu noktada da babasının açtığı yolu devam ettirdiğini görüyoruz diyebilirim. Babasının mirası olarak siyasete giriyor fakat CHP’yi babasının mirası olarak görmüyordu. Çok partili sistemi ve demokrasiyi görüyor. Türkiye’nin bir an önce darbe rejiminden çıkıp demokratik bir kimlik kazanması yönünde siyasi bir tutum benimsiyor. Genel seçimlerin hiçbirinde Erdal İnönü’nün partisi hiçbir seçimde birinci parti olarak çıkamadı. Sağ ya da sol fark etmeksizin demokratikleşme vurgusunu benimsediğini ve Doğru Yol Partisi ile kurulan koalisyonun temelinde de bunun yer aldığını görürüz. Yani söylemsel bir başarıyı da siyasete kabul ettiriyor” dedi. (ERDAL AYDIN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler