Genel af beklentisi canlı yayında konuşuldu

23 Mayıs 2022, Pazartesi 16:41

     


Mehmet Aydın sunuculuğunda tvDEN ekranlarında yayınlanan Güne Bakış programının bu bölümünde Adil Yaşam Derneği Başkanı Muhammed Haluk Çavuşoğlu konuk oldu. Covid-19 döneminde izne çıkartılan açık cezaevlerindeki mahkumların geri dönüp dönmeyecekleri ve Cumhurbaşkanlığı kabinesinden af beklentisi ile ilgili konular üzerine değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, “Sadece kendinize adalet isterseniz adaletli olmuş olmuyorsunuz” dedi.

“ÇÜNKÜ FETÖ’NÜN AÇMIŞ OLDUĞU TAHRİBATIN FARKINDAYDIK”

Çavuşoğlu, “Adil Yaşam Derneği’ni kurma amacımız, benim de abimin mahkum olması sebebiyle 20 yıllık bir cezaevi hayatı oldu. Böyle bir cezaevi süresi uzun olunca ‘Bunlar acaba cani mi? Büyük bir suçu olmasaydı bu kadar yatmazdı’ diyorlar. İnanın detayları anlatsam birçok kişi şaşkınlığa maruz kalır. Genelde herkes suçsuzum der. Tamam biz suçlu olduğumuzu kabul edelim. Fakat biz cezada orandan ve adaletten yanayız. Ben bu süreçte abim için neler yapabilirim arayışına girmişken 2016 yılında kanun hükmünde kararnameyle bir infaz sistemiyle bir kısım mahkumların çıkartılmasına vesile oldu. Orada da yine bir ayrım vardı. Maalesef sürekli ayrım yapılarak çıkarılan kanunlar yapıldı. Hiçbir şey de olmadı. Yani örnek vermek gerekirse; 10 kişiden 1 kişiyi saldılar o 1 kişi değil ama başka biri sistemin iyi olmaması sebebiyle geri gitti. Dolayısıyla yaraya merhem olmuş olmadı. Bu süreçten önce de biz hep adil yargılanmanın üzerine gidiyorduk. Çünkü FETÖ’nün açmış olduğu tahribatın farkındaydık. Öyle bir yapı ki, savcılıktan hakime, istinaftan Yargıtay’a yanı yargının bütün aşamasını bir abluka altına almış bir sistemle mücadele veriyorduk. Karakola üst yazısıyla mahkemeye giden bir sanığın, eğer o da sistem içerisindeyse sanığı salıvermesi mümkün mü? Yani düşünün burada üst mahkemeye gidiyorlar, dosyalar açılmadan direkt onanıyor ve verilen cezalar o kadar yüksek ki, bir insan hayatında Allah'ın ona bahş ettiği hayattan daha fazla bir süreç için ceza veriliyor. Bunları bildiğimiz için biz birtakım görüşmeler yapıyorduk. O zaman daha derneği kurmamıştık, platform olarak yapıyorduk. En son artık Devlet Bahçeli 2018 yılında Osmaniye’de seçimlere 3 gün kala ‘Kader mahkumlarını affedeceğiz’ diyerek bir çıkışta bulundu. Bu bir anlamda bizim söylemlerimize gem vurdu. Çünkü biz adil yargılanmadan bahsederken kendisi aftan bahsedince bizim sürecimiz zaten otomatikman baltalanmış oldu. Biz, Devlet Bahçeli’nin söylemleri üzerine gitmek istedik. Çünkü gerçekten toplumda antipatik durabiliyor. Yani şimdi insanlarda şöyle bir şey olabiliyor, ‘Ne demek halk? Yani suç işlediniz devlet sizi affetsin mi?’ Biz bunu bildiğimiz için adaletli olmak lazım. Yani bir sanık varsa mutlaka karşısında onun bir şikâyetçisi de vardır. Adalet dediğimiz şey tam ortadan olması lazım. Sadece kendinize adalet isterseniz adaletli olmuş olmuyorsunuz. Bahçeli’nin açıklamaları üzerine Meclis ziyaretleri yaptık, kendileri ile görüştük. Milliyetçi Hareket Partisi’ni yüzde 3’ten yüzde 11’e getiren mahkum ailelerinin oyudur. Toplumda bir söz vardır, ‘Askere tezkere, mahkuma af’ diye. Yani bunlar alelacele yapılması gereken konulardır. Çünkü bu ikisi de ümitle yaşayan insanlardır” dedi.

“ADALETİN TECELLİ ETMESİ İÇİN DE ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORUZ”

Çavuşoğlu, “Seçimlerden önce bir söz verildi. Bu söz hala tutulmadı. Süreç tam 4 yıl sürdü. Gerçekten çok acı. Bu süreç içerisinde cezaevinde umutlarını yitirip vefat eden kardeşlerimiz oldu. Keza ailelerimizden, bir kısım mahkum yakınlarını kaybettik. Onlara da Allah rahmet eylesin. Gerçekten acı günler geçirdik. Duyguların kandırılması gerçekten çok kötü bir şeydir, kötü bir duygudur. Allah kimseye bu durumu yaşatmasın. Hele ki mahkum ya da ailesi olduğunuz zaman bu çok daha acı bir hale geliyor. Bu süreç içerisinde de MHP’yle değil tabi ki, AK Parti’yle de, Cumhuriyet Halk Partisi’yle, İyi Parti’yle ve diğer partilerle de görüşme yapıyorduk. En son bize dediler ki ‘Bu kadar ciddi şeyler yapıyorsunuz, neden dernekleşmiyorsunuz?’ Zaten derneğimizi kurar kurmaz birçok platformda mahkum aileleriyle iletişim içerisinde olduğumuz için Türkiye’nin 81 ilinde gönüllüsü ve temsilciliği olan derneğimizi kurduk. Adalet arıyoruz. İnşallah adaletin tecelli etmesi için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” diye konuştu.

“HEPİMİZ İNSANSAK OLAYA BU ŞEKİLDE BAKMAMIZ LAZIM”

Adli mahkûmların şu anki durumları ile ilgili Çavuşoğlu, “Dünya’da Covid-19 sebebiyle birçok gayrimüslim ülkelerde genel bir af ilan edildi. Çünkü insan hakları çok önemlidir. Maalesef bizim af sözü verildiği halde 2020 yılında ayrımcı bir infaz kanunuyla hükümet, ‘Covid-19 kapalı cezaevine ulaşmaz, açık cezaevine ulaşır’ dedi ve böylelikle anayasanın eşitlik ilkesine uymayan bir infaz kanunu çıktı. Dünyada genel af ilan ettiler. Çünkü insan hakları çok değerlidir. Yani bir insanın orada Covid-19 virüsü sebebiyle ölmesi sadece o kişiye değil, onun ailesine de verilmiş bir cezadır. Dünyada bu yükümlülük içerisine girmediler, genel af ilan ettiler. Ancak ülkemizde ayrımcı bir infaz kanunu çıktı. Bununla birlikte açık cezaevinde, yani cezasının bir kısmını yatan iyi halli mahkumları Covid-19 sebebiyle izine gönderdiler. Bu kişiler aşağı yukarı 2 senedir izindeler. Bir kişiye ceza vermek onu zapt etmektir, aynı zamanda onu topluma da kazandırmaktır. 10 kişinin bulunabileceği bir yere 50 kişiyi koyarak adil bir şekilde oksijen dahi alamayan bu insanlar nasıl ıslah olacaklar? Herkes burada empati yapsın. Ayrıca bu insanlar cezalarının büyük bir bölümünü çektikten sonra izine gönderildi. Suç işlemişlerdi ya da işlememişlerdi. Bunların yargılama aşamaları zaten ortada. Anayasa Mahkemesi, adil yargılamadaki hak ihlallerini 43 bin dosya üzerinden yüzde 52,1 olduğunu söylüyor. Bu çok ciddi bir rakam. Yarısından fazlası cezaevlerinde şu an suçsuz bir şekilde ya da hak etmediği bir cezayı alıyor. İnsan hakları evrensel beyannamesine göre, bir kişi suçsuz bir şekilde cezaevinde yatıyorsa binlerce suçlunun bizim aramızda gezmesi ön görülür. Hepimiz insansak olaya bu şekilde bakmamız lazım. Bu insanlar zaten ailelerinden ayrıydı. Bunlara bir iş imkanı da vermedi, psikolojik destek de vermedi. Neticesinde bunlar çok uzun bir süre cezaevinde kalmıştı. O kişileri kendi başlarına baş başa bıraktılar. Bu insanlar pandeminin gelmesiyle, ölüm korkusu ve ailelerine olan özlemlerinden dolayı kendi inisiyatifleri ile ıslah oldular. Evet, bu insanlar bir suç işlediler ve adil yargılanmadılar. Ama cezalarının büyük bir bölümünü çektiler” ifadelerini kullandı.

“BİZ BURADA BAŞKA ÜLKENİN VATANDAŞLARINI SAHİPLENMİŞİZ.”

Çavuşoğlu, “Biliyorsunuz son dönemlerde ülkemizde bir mülteci problemi var. Dünyanın her yerinden ülkemize mülteci geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük bir devlet ve toplum olarak da gerçekten çok vicdanlıyız. Ensara bir muhacir gibi yaklaşırız. Nitekim de onlarla kardeşçe ekmeğimizi, aşımızı, vatanımızı paylaştık. Bunlar kendi ülkelerinde defalarca kez her suçtan genel affa uğramışlar. Resmi kaynaklara göre sayı 11 milyon, bizim araştırmalarımıza göre 20 milyon insan şu an ülkemizde elini kolunu sallaya sallaya geziyorlar. Bunlar her suçtan mahkum, kendi ülkelerinde genel affa uğrayıp bizim ülkemize gelmişler. Elbette ki bir güvenlik soruşturması vardır burada. Biz burada başka ülkenin vatandaşlarını sahiplenmişiz. Şu an kendi vatandaşımız, aileleri 15 Temmuz’da sokakta olan, vergi dediğinizde hiçbir şekilde kaçmayan ve ödeyen, Allah göstermesin bir savaş olsa ilk başta en önde gidecek olan insanlar şu an ne halde? Bu insanlardan 500 binini suçlu olarak kabul edersek, bu 500 bin insanı kendi vatandaşımız gibi sahiplenebiliyoruz ama bugün cezaevinde 320 bin mahkum var, acaba bunların hangisini affedelim diye düşünüyoruz” dedi. (HAZEL BAYIK / NİSA KIZILKAYA) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler