“Uyuşturucu ve Bağımlılıklarla Mücadele Bakanlığı kurulmalı”

28 Haziran 2022, Salı 14:40

     


Gazeteci Mehmet Aydın'ın tvDEN'de hazırlayıp sunduğu Güne Bakış programına Uyuşturucu İle Mücadele ve Eğitim Derneği Genel Başkanı Leyla Yağanoğlu konuk oldu. Derneklerinin kuruluşu, faaliyetleri ve hedefleri hakkında bilgiler veren Yağanoğlu, “Uyuşturucu ve Bağımlılıklarla Mücadele Bakanlığı kurulmalı” dedi.

Uyuşturucu İle Mücadele ve Eğitim Derneği hakkında Yağanoğlu, “Derneğimiz 2013 yılında kuruldu. 2013 yılından beri sahalarda mücadele ediyor. 2013’ten önceki sürecimiz de var tabi ki. Esasen bizim madde bağımlılığı ile mücadele sürecimiz 2008’li yıllarda başladı. Her ne kadar anlattığımız zamanlar acılarımız tazelense de farkındalık adına elbette ki paylaşmak durumunda olduğumuzun bilincindeyiz. 2008 yılında oğlumun madde bağımlısı olduğunu öğrenince kendimizi bu mücadelenin tam ortasında bulduk. Tabiri caizse o gün benim evime ateş düştü. O günden beri bazen küllenip tekrar alevlendiğini üzülerek söylüyorum. O zamanlar hiç duymadığımız ve bilmediğimiz bir şeydi bizim için. Hiçbir ailenin başına gelmesini istemiyorum. Eski Türk filmlerinde gördüğümüz, izlediğimiz kadarını bilirdik uyuşturucu ile alakalı ama ne yazık ki acı bir tecrübe ile tanıştık. Tanıştıktan sonra ‘Düşmanı yenmenin en iyi yolu onu tanımaktır’ düşüncesi ile hareket ettik ve biz ne ile savaşıyoruz diye düşünmeye başladık. Önce tabi ki her aile gibi AMATEM hikayemiz başladı. 2008 yılında başlayan AMATEM maceramız, 2022 yılında da hala devam ediyor. Uyuşturucu ile mücadele konusunda bir türlü başarılı olunamıyor. Çünkü bir tedavisi yok. Bizim sürecimiz böyle başladı. Tek başımıza mücadele ediyorduk, şu an ‘Siz çok şanslısınız, en azından büyük bir aileyiz’ diyorum annelere. Artık en azından konuya dair bilgimiz var, ne olduğunu ve neyle savaştığımızı biliyoruz.” dedi.

“BAŞ EDİLMESİ ÇOK ZOR VE İMKANSIZ BİR SÜREÇ”

Yağanoğlu, “O zamanlar devletin tüm kurumlarının kapısını tek tek çalan, ağlayan, sızlayan ve çare arayan bir anne vardı. Şimdi koskocaman bir aileyiz ve bu konu ile ilgili kanaat önderliği yapmaktayız. Bugüne kolay gelmedik, çok bedeller ödedik. Çünkü yolumuz taşlı, çok zorlu bir yoldayız. Esasen kanser hastalığından daha zor bir süreç. Çünkü onların ilacı, tedavisi, belli bir takip süreci var. Fakat bağımlılık öyle değil, çok farklı bir konu. Ümit ederim ki hiç kimse bu durumla karşılaşmasın. Baş edilmesi çok zor ve imkansız bir süreç. Bu süre zarfında tedavilerde çözümsüz ve yetersiz kalınıyor” diye konuştu.

“HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICIDIR”

Yağanoğlu, “Derneğimiz, ilk kurulduğu günden itibaren hem kaymakamlığımız hem de belediyemize tarafından tam destek görüyoruz. Ayrıca bizim bir rehabilitasyon merkezimiz de var. Sürekli çalıştaylar yapalım, toplanalım gibi bir düşüncem yok. Tamam, çalıştay yapalım ama o kuruldaki öneriler ya da aldığımız kararlar neden hiçbir zaman faaliyete geçemiyor? Yaklaşık 6-7 yıl Ankara Valiliği’nde Uyuşturucu İl Komite Üyeliği yaptım. Çalıştaylarla, toplantılarla değil de, gerçekten icraata dökerek bir an önce bu ailelerin elinden tutulması gerektiğini düşünüyorum. Şu an yaklaşık 300 bin madde bağımlısı cezaevinde. Peki bunların kaçı uyuşturucudan girdi? Çok azı. Sebep, uyuşturucu içerisinde birçok suçu barındırıyor zaten. Şu an uyuşturucu madde kullanan pek çok genç torbacılıktan cezaevinde. Peki bu gençler gerçekten torbacı mı? Hayır, değiller. Maddeye ulaşabilmek için birçok suç işleyerek ömrülük suç alan çocuklarımız var. Her platformda belirttiğimiz gibi ‘Her içici, potansiyel bir satıcıdır’. Bugün cezaevleri torbacı olarak adlandırılan kişilerle dolu. Fakat biz anneler de diyoruz ki, ‘Hayır bizim çocuklarımız torbacı değil. Yaşamak için içmek zorundalar, içmek için de parayı bulmak zorundalar’. Bugün 18 yaşındaki bir çocuğun 98 adet hırsızlık dosyası mevcutsa, bu çocuk ne yazık ki uyuşturucuyu satmak zorunda kalıyor. Ama baronlar nerede? Onlar sevkiyata devam ediyor” diye konuştu.

“BAĞIMLILIĞIN ÇÖZÜMÜNÜ İLAÇTAN BEKLEMEK YANLIŞ”

Bağımlı bireylerin tedavisi yolundaki süreçler hakkında Yağanoğlu, “Ankara AMATEM’de 34 yatağımız var. Covid’den sonra yarım kapasite ile çalışmaya devam ediyor. Daha dün akşam 8 yıldır temiz olduğunu bildiğim bir çocuğumuz, tekrar kayma yaşadığını ve İstanbul AMATEM’e başvurduğunu fakat 6 ay sonraya gün verdiklerini söyledi. Şu an AMATEM’ler yetersiz. Tedavi noktasında da AMATEM ile aynı fikirde değilim. Çünkü biz anneler artık çok şey öğrendik. 15 yıl önceki ağlayan, bir kutu ilaç ile kurtulmasını bekleyen anneler değiliz. Çünkü artık biliyoruz ki verdikleri ilacın yüzde 70’i eroin. Uyuşturucu, uyuşturucu ile iyileşmez. Kökten çözüm, Yarıyol Evlerinin ülkemizde açılmasıdır. Yarı yol evleri İtalya, Almanya gibi birçok ülkede mevcut. AMATEM’de yoksunluk sürecini tamamladıktan sonra belirli bir süreç orada kalır, ardından rehabilitasyon sürecine geçer. Akabinde ise iş istihdamı ve hastayı takip süreci olur. Evet, ilaç zaman zaman verilmeli. Çünkü maddeye bağlı bipolar, şizofreni gibi durumlar söz konusu olabiliyor. Bununla ilgili elbette ilaçlar verilmeli. Fakat bağımlılığın çözümünü ilaçtan beklemek yanlış” dedi.

“MAKAM MAKAM DOLAŞMAKTAN YORULDUK”

Yağanoğlu, “Biz rehabilitasyon merkezlerinin açılmasını ısrarla dile getiriyoruz. Sağlık Bakanlığı ‘Hayır rehabilitasyon Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın işidir’, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, ‘Hayır, biz madde bağımlısı ilaç alırken onu rehabilite için bünyemize alamayız’. Biz bu şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Bu noktada Uyuşturucu ve Bağımlılıklarla Mücadele Bakanlığı kurulmalı. Çünkü bu konuyu sahiplenecek bir makam yok. Gençlik Spor, Aile ve Sosyal Politikalar, Tarım, İçişleri Bakanlıkları hepsi işin içerisinde olmalı. Biz bunların arasında sürekli dönüp dolaşarak, makam makam dolaşmaktan yorulduk. Hepsine aynı şeyleri anlatıyoruz. Biz artık açıklama değil, icraat bekliyoruz. Bizim vaktimiz yok” ifadelerini kullandı. (HAZEL BAYIK) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler