"Nefes ile birçok şeyi kontrol edebilirsiniz"

25 Eylül 2021, Cumartesi 14:39

     


Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Ayça Tuzcu, tvDEN'de Gazeteci Emin Aydın'ın hazırlayıp sunduğu ''Emin Aydın'la Baş Başa'' programının konuğu oldu. Tuzcu, "Nefes ile birçok şeyi kontrol edebilirsiniz" dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Tuzcu, "Biliyorsunuz tıp fakülteleri mezunları pratisyen hekim olarak, sağlığı koruyucu askerler olarak çıkıyor piyasaya. Tıbbın temel ilkesi sağlığı korumaktır. Her ne kadar şu an hastalıklara odaklı işlese de sistem asıl konu sağlığa odaklanmaktır. Bir kere en önemli şey farkında olmak. Kaç kilo olduğunuzun, ne kadar koşabildiğinizin, ne kadar efor sarf edebildiğinizin, ne yemek yediğinizin, ne kadar uyuduğunuzun farkında olmak çok önemli. Tıp dünyası ideal kiloyu tanımlamaya uğraşıyor. Şimdi tıp dünyası biraz daha bel çevresine odaklandı. Kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm bel çevresi olmalı. Bel çevresi derken neresi mesela o da önemli. Birçok sağlık parametresi var ama ilk başta en önemli şey vücudumuzun dengeli bir kiloda olması. O da göbek dediğimizde leğen kemiğimizin ortasından mezura ile ölçtüğümüzde söylediğim rakamların altında olmalıyız. Eğer üstünde olursak ne olur derseniz, kişi kilolu olmayabilir ama bel çevresi genişse birçok kronik hastalığa açık hale geliyor demektir. Özellikle karındaki yağ dokusu tamamen zehir salıyor kana" dedi.

"ENFEKSİYON DA BİR İNFLAMASYON NEDENİDİR"

Tuzcu, "Şu anki tıp anlayışımızda hem modern tıp hem geleneksel tıbbı birlikte harmanlıyoruz. İlaçlara karşı bir ön yargı oluştu buraya doğru bir eğilim başladı. Çok da aslında bu alandaki bilimsel bilgileri ispatlayabiliyoruz. Doğada bulunan bir baharatın, çiçeğin içindeki maddenin hücrelerimize ne etkide bulunduğunu biz laboratuar koşullarında ispatlıyoruz. Bu aslında artık bilimsel zemine oturmuş bir bilgi oluyor. Mesela bu konuda en güçlü kanıtları olan bir madde var. Zerdeçalın içindeki kurkumin maddesi fitoterapi dünyasında en çok ispatlı kanıta dayalı maddedir. Kurkumin inflamasyonu baskılar. İnflamasyon denen bir mekanizma var birçok hastalığın temelinde oluşuyor ve bizim yaşam koşullarımızla inflamasyonumuzu maalesef arttırıyoruz. İnflamasyon, yanmak demek. Korona virüs ile de inflamasyona giriyor vücut, yediğimiz inflamatuar besinlerle de giriyor. Skalası değişiyor tabi. Enfeksiyon da bir inflamasyon nedenidir. Birçok toksinlerde inflamasyon nedenidir. Kurkumin dediğimiz madde de inflamasyonu baskılıyor" dedi.

"ZERDEÇAL MUCİZE BESİNDİR"

Tuzcu, "Zerdeçal mucize besindir. Biz aslında bunu fonksiyonel besin olarak daha terminolojiye uygun hale getiriyoruz. Zeytinyağı, incir, zeytin bunların hepsi aslında fonksiyonel besinler. Çörek otu yağı da öyle. Bunların içinde kimyasal maddeler var. Timokinon denilen kurkumin gibi çok ciddi anti kanser maddeler bunlar. Bunları kapsül haline girip satıyorlardı. Alın baharatçıdan sürekli salatalarınıza çörek otu koyun. Salatalara karabiber zerdeçal karışımı da güzel gidiyor, zeytinyağı ile karıştırırsanız hafif de ısıtırsanız iyice aktivasyon olur etken maddeler" dedi.

"ŞARKI SÖYLEMENİN PSİKOLOJİK İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİ VAR"

Gazeteci Emin Aydın'ın, "Hastalanmamak için tek bir yöntem söyleyin desem, bana ne dersiniz?" sorusuna Tuzcu, " Nefes derim. Çünkü nefes ile birçok şeyi kontrol edebilirsiniz. Hatta stresini zaten kontrol ediyorsunuz, nefese odaklanın ve nefese teşekkür edin, kaslarınızı güçlendirin biyokimyanızı değiştirin. Yani vücut biyokimyanızı çok etkiler. İşte biz potasyum içeren besinlere koşuyoruz dimi? Ama nefes ile bu potasyum mesela hücreler arası dolaştırabiliriz., böyle bir gücümüz var. Bunun farkında olalım, nefes odaklanalım. Diyaframımızı genişletelim, güçlendirelim. Şarkı söylemek oldukça önemli. Şarkı söylemenin psikolojik iyileştirici etkisi var. Özellikle de toplu şarkı söylemek." dedi.

"ÜRETİCİ GÜVEN VERMEK ZORUNDA"

Tuzcu, "Geçen bir haber çıktı. Bir çok nar yedi ve vefat etti. Çünkü narın üzerindeki pestisitler böcek öldürücü maddeler bundan zehirlendi ve öldü. Yediğimize içtiğimize dikkat edelim diyorum ben. Şifalı diye aldığımız bir şey nar, ne kadar kıymetli bir besin ama kabuğunda pestisitler var ve bir çocuğun ölümüne neden oldu. Üretici güven vermek zorunda. Eğer yapılamıyorsa raporlar olacak. Raporlu ürünler var, onlar yaygınlaştırılabilir. Ya da nasıl yetiştirdiğini bildiğiniz kişiden alın.

"İNEK OLAYI BİTMİŞ DURUMDA

Tuzcu, "Dana yemeyin koyun yiyin. Çünkü büyükbaşlar daha fazla antibiyotik hormon maruziyetinde oluyorlar. Çiftlik balı yemeyin mesela. Sırf antibiyotik, sırf hormon. Market tavuğu yemeyin. Bunları önerebilirim. Mesela et yemeyin diyenlere çok kızıyorum. Et temel besinimizdir. Et yemezsek ne yeriz biliyor musunuz? Makarna ve pilav. Doymayız çünkü. Tamam sebzeler salatalar çok güzel fakat doyma hissimizin de ulaşması için et yememiz gerekiyor. Ette bir soyun yok. Eğer sağlıklı, pestisitsiz, hormonsuz, ilaçsız, antibiyotiksiz et bulabilirsek. Keçi ve koyun çok öneriliyor. Onların süt ürünleri de ineğe göre nispeten daha inflamasyon oranı düşük, daha az zararlı. Koyun peyniri ve keçi peyniri tercih edin eğer peynirden vazgeçemiyorsanız. İnek peynirinden, yoğurdundan daha az zararlıdır. İnek olayı bitmiş durumda. Hayvanlar antibiyotikli , hayvanlar destekli artık bunun bir inflamasyon yaratıcının etkisi olduğu biliniyor" dedi. (ELİF DUMANOĞLU) 







 
Son Eklenen Haberler