“Böyle bir ortamda kendinizi ne kadar güvende hissedebiliyorsunuz?”

24 Haziran 2022, Cuma 11:08

     


tvDEN ekranlarında Emin Aydın sunuculuğunda yayınlanan Baş Başa programının konuğu Demokrat Parti Göç ve Sosyal Politikalar Başkanı İlay Aksoy oldu. Ülkemizdeki göç sorununa değinen ve Aydın’a dair gözlemlerini aktaran Aksoy, “Böyle bir ortamda kendinizi ne kadar güvende hissedebiliyorsunuz?” dedi.

Aksoy, “Ben Kıbrıs doğumluyum. Aynı zamanda savaşı da görmüş bir insanım. Savaş ile birlikte de kendi ülkemin bölünmesini görmüş bir insanım. Çok küçükken yaşadım bunları ama yine de o aşamalarda hayatın değişmesine şahit oldum. Dolayısıyla çocukluğumun bugünkü uğraştığım konu ile ilgili empati kurmam konusunda çok önemli bir yeri var” dedi.

“BİZİM AVRUPA’YA KARŞI ÖYLE BİR SORUMLULUĞUMUZ YOK”

Ege’ye ve Aydın’a dair gözlemlerini aktaran Aksoy, “Esasında biz Ege’ye göçü araştırmak için geldik. Gittiğimiz her ilde yoğun bir şekilde temaslarımız oluyor. Eczacılar Odası, Barolar, Tabipler Odaları, Esnaflar Odaları, Ticaret Odaları gibi o dönemde kimler müsaitse onlarla temaslar kuruyoruz ve resmi görüşmeler yapıyoruz. Çünkü ekonomik olarak da sosyolojik olarak da bu bilgileri elde etmemiz gerekiyor. Bir yandan da saha çalışmalarımız oluyor. Yani halkla, sokakla temas ediyoruz ve genel bir resim çıkartıyoruz. Ege, esasında diğer bölgelere göre çok daha düşük göç alan bir bölge. Asıl yoğunluk 2016’daydı. Geri dönüş mutabakatı ile birlikte o hat kontrol altına alındı. O zaman günde 2 bin geçerken şu an taş çatlasın 20 kişi geçmeye çalışıyor. Bu anlaşma Türkiye’nin aleyhine, Avrupa’nın ise lehine oldu. Dolayısıyla bu anlaşma 18 Mart mutabakatı iktidarın değişmesi ile ele alınması gereken bir mutabakat. Acil bir şekilde Türkiye’nin lehine dönmesi gerekiyor. Çünkü esasında bu mutabakattan çok zarar görüyoruz. Her şeyden önce Türk hükümetinin vazifesi kendi milletini ve hudutlarını korumaktır. Kendi menfaatini korumaktır. Bizim Avrupa’ya karşı öyle bir sorumluluğumuz yok. Elbette de Ege’de de bir göç sorunu var. Fakat bir Gaziantep, Kilis, İstanbul kadar majör değil” dedi.

“TÜRKİYE ŞU AN KİMLİK DEĞİŞTİRİYOR”

Ülkenin göç ile ilgili genel durumu ile ilgili Aksoy, “Ülkemiz şu an çok büyük bir güvenlik sorunu yaşıyor. Hükümet tarafından sığınmacılara verilen olağanüstü imtiyazlar var. Bu imtiyazlar Anayasa’nın 10. Maddesine tamamen aykırıdır, eşitlik ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla vatandaşımız her yönden eziliyor. Ekonomi, sağlık gibi her konuda çok ciddi eziliyor. Dolayısıyla böyle bir sorun söz konusu. Demografik değişim de mevcut. Türkiye şu an kimlik değiştiriyor. Bu çok büyük bir sorun. Belki bunu siz şu an hissetmiyorsunuz. Fakat bir yerden sonra burada da hissedeceksiniz. Çünkü bu yabancılardan dolayı yaşam şeklimiz değişiyor. Bu değişim özellikle kadınlar üzerinden oluyor. Örneğin geç saatlerde dolaşmaktan rahatsız oluyorlar. Hava kararıyor ve hava karardıktan sonra artık kadınlar sokağa çıkmak istemiyor. Çünkü Afganlar, Pakistanlılar, Suriyeliler geldi. Türkiye’ye 112 farklı ülkeden kontrolsüz bir göç var. Böyle bir ortamda siz kendinizi ne kadar güvende hissedebiliyorsunuz? Adana’ya gittiğimizde, Adanalı kadınlar isyan ettiler bu konuda. ‘Biz Adanalıyız ve sokağa çıkamıyoruz’ diyorlardı” ifadelerini kullandı.

“HER İLDE KENDİ MAHALLELERİNİ GETTOLARINI OLUŞTURMUŞLAR”

Göç sorununa Demokrat Parti olarak nasıl bir çözüm yolu izleyeceklerini belirten Aksoy, “Çözümün bir devlet aklıyla yapılması lazım. Demokrat Parti olarak göç meselesine bakış açımız tamamen başta Suriyeliler olmak üzere, bütün sığınmacıların kendi ülkelerine geri dönmeleri. Bunun birçok sebebi vardır. Fakat biz parti olarak Sayın Genel Başkanımızın söylediği gibi Suriyelileri Türkiye’ye değil, kendi ülkelerine entegre etmemiz lazım. Bu çok önemli çünkü şu an arafta bir nesil var. Sayın Genel Başkanımız araftaki bu neslin kendi topraklarında, kendi geleneklerinde, kendi dillerinde yetişmeleri gerektiğini düşündüğü için bunu özellikle vurguluyor. Esasında burada bizim toplum olarak burada bir kabul söz konusu değil. O yüzden göç çok önemli. Gönüllü geri dönüş olması lazım diyorlar. O zaman sizin de Türk milletine gönüllü kabul sormanız gerekir. Tek taraflı değil bu. 2011 yılında bu insanlar gelmeye başladığında statüleri bile yoktu, bizim mevzuatımız hazır değildi. Bu insanlar bizim topraklarımız burada diyemezler çünkü zaten burada da kendi gettolarında yaşıyorlar. Türkiye ile bir bağlantıları yok esasında. Her ilde kendi mahallelerini, gettolarını oluşturmuşlar” dedi. 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler