Veli YALÇIN
Sosyal Hizmet Uzmanı

HÜZÜNLÜ HİKAYENİN EV SAHİBİ : AKDAMAR ADASI VE KİLİSESİ

18 Temmuz 2017, Salı

     

“ Yolumuz birbirimizi anlamaktan geçmiyorsa, hiçbir yere varamayacağız demektir. " 
                                                                                                   

Efsaneye göre;  adada yaşayan Ermeni rahibin, güzelliği ile bilinen Tamar adında bir kızı vardır. Adanın çevresindeki köyde çobanlık yapan bir delikanlı kıza âşık olur. Delikanlı Tamar'la buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamar ise her gece, karanlıkta yerini belli etmek için ona bir fenerle yol gösterir. 
Bunu öğrenen olan kızın babası, bir gece elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesi ve boğulmasına neden olur. 
Yüzmekten  yorulup, gücünü yitiren genç çoban boğulur ve son nefesiyle "Ah Tamar!" diye inler. Bunu duyan kız da kendini gölün sularına bırakır. O günden sonra -yörede- adaya “Ah Tamar” denilmeye başlanır.

AHTAMAR adı günümüze AKDAMAR olarak adlandırılmıştır. Bu efsane Ermeni şair Hovhannes Tumanyan anlatımıyla günümüze ulaşmıştır. 
Anlatılan ve dilen dile yayılan efsane bu. Her efsane ne kadar gerçekse bu efsane de o kadar gerçek.

Akdamar Kilisesi; Van Gölü’nün içindeki en büyük ada olan Akdamar Adası'ndan ismini almıştır. Van Gölü'nde irili ufaklı 4 ada var; sırasıyla Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır.
Akdamar Adası’nın uzunluğu 1,5 km ve genişliği 500 metredir.
Adanın güneydoğusunda bulunan kilise, M. S.915 – 921 yılları arasında yapılmıştır. Kilise, Ortaçağ Ermeni sanatını yansıtır. Kilisenin dış cephesinde, oldukça zengin bitki, hayvan motifleri ve Kutsal Kitap'tan alınma sahneler yer alıyor.  
Uzun yıllar kaderine terk edilen kilise  (Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerinin gelişmesine iyi niyet göstergesi olarak) 2005-2007 döneminde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek, 29 Mart 2007’de anıt müzeye dönüştürüldü. 19 Eylül 2010 tarihinde Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından ayin düzenlenmiştir. Her yıl eylül ayının ikinci pazar günü düzenlenen ayin için çok sayıda Ermeni kente gelmektedir. Kilise, UNESCO Dünya Mirası  Listesi'ndedir.

GEZMEK BİR SAAT SÜRÜYOR
Adaya ulaşım  Van otobüs terminalinde  Gevaş  (Van- Gevaş arası 55 km)  minibüslerine binmek gerekiyor. Gevaş minibüslerine binerken ada iskelesine gidip gitmediğinin sorulması gerekiyor. Bazı minibüsler yolcu az olunca gitmemek için bahane uyduruyorlar.  İskele Gevaş’tan sonra 7 km daha ileride.  Yolculuk  30 dakika sürüyor. Burada bekleyen tekneler ile gün boyu ulaşım sağlanıyor. Tekneler en az 12 kişi oldukça hareket ediyor.
İskeleden adaya 20 dakikalık bir yolculuk  sonrası  ulaşılıyor. Akdamar Adası Tekne ücreti gidiş dönüş 15 TL.  Müze kartı olanlar için adaya çıkış ücretsiz; kartı olmayanlar ise ayrıca 10 TL daha ödemek zorundalar.  Adayı ve kiliseyi gezmek için en az 1 saat gerekiyor.

Yörede evlenen genç çiftler fotoğraf çekimleri için adayı kullanıyorlar. Ayrıca İran’dan gelen turistler adaya büyük ilgi göstermektedirler. Yurdun dört bir yanından ve yurt dışından, yaz-kış adaya gelenler eksik olmamaktadır.

Adada bir  kafeterya bulunmaktadır. Kafeteryada sıcak soğuk içecekler ve bisküvi tarzı yiyecekler servis ediliyor. 

İnsanoğlu bu hüzünlü efsaneyi dinleyince /okuyunca; bu hüzne ev sahipliği yapan Akdamar Adası'nı ve  yıllara meydan okuyan Akdamar Kilisesi'ni görmeyi arzuluyor. 

Orada bizi bekliyorlar...


DÖRT MEVSİM

YÜZYIL’ımı dörde böldüm...
Her bölümü bir mevsim,
Biri kaldı, üçü gitti...
YAZ’ı gitti, GÜZ’ü gitti,
Karlı, tipili KIŞ’ı gitti,
Yemyeşil bir bahar kaldı !

 

yazının devamı için tıklayınız                            



Yazarın Tüm Yazıları
KASTAMONU
KARTPOSTAL ŞEHİR: KARLOVY VARY
ANADOLU’NUN ALKATRAZI: TARİHİ SİNOP CEZAEVİ
AMASYA
ADI GİBİ ŞİRİN BİR KÖY: ŞİRİNCE
“KUZEY’İN VENEDİK’İ: PETERSBURG
“ DÜNYANIN 8. HARİKASI ”: ARAPAPIŞTI KANYONU
DONDURMANIN BAŞKENTİ : KAHRAMANMARAŞ
DOĞU’NUN PARİS’İ: GAZİANTEP
HÜZÜNLÜ HİKAYENİN EV SAHİBİ : AKDAMAR ADASI VE KİLİSESİ
BİN TANRILI HİTİT BAŞKENTİ : HATTUŞAŞ
AKŞEHİR’LİLERİN NASRETTİN HOCA’YA SAYGISI : GÜLMECE PARKI
ONİKİ ADALARIN EN KÜÇÜĞÜ : MEİS ADASI
“MİLYON KALPLİK ŞEHİR” : ZAGREB
KANALLAR ŞEHRİ : VENEDİK
KÜLTÜRÜN VE TARİHİN İÇ İÇE OLDUĞU BİR ŞEHİR : LVİV
“PARK İÇİNDEKİ ŞEHİR: KİEV”
"Büyük Ülkenin Küçük Bir Modeli": MİNİATÜRK
YUNANİSTAN'IN BAŞKENTİ : ATİNA
BEYAZ ŞEHİR: BELGRAD
TARİH KOKAN ŞEHİR: EDİRNE
'Müze' mezarlık: (Genç kızlar)
ÜNLÜ COĞRAFYACI STRABON’UN AYAK İZLERİNİN YANKILANDIĞI KENT : NYSA
YANIBAŞIMIZDAKİ CENNET : ESKİ DOĞANBEY KÖYÜ, GELEBEÇ KİLİSESİ VE KARİNA
İNSANLIĞIN ORTAK MİRASLARINDAN : AYDIN ARKEOLOJİ MÜZESİ
KLASİK ARABA TUTKUNLARININ ADRESİ : KEYMUSEUM
BALKANLARIN PARİS'İ: BÜKREŞ
TANRIÇA AFRODİT’E ADANMIŞ KENT: AFRODİSİAS
EGE’DEKİ KOMŞUMUZ : SİMİ (Sömbeki) ADASI
Kapı komşumuz: BATUM
GÖKYÜZÜNE ASILI YER : METEORA
STALİN’İN DOĞDUĞU KENT : GORİ
GAZİANTEP’İN İNCİSİ : ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ
KURA NEHRİ’NİN BEŞİĞİ : TİFLİS