Cemre ŞAHİN KAZICI / Yüksek Mimar
cemresahin@cemresahin.com

‘YENİ’ ÜZERİNE SAYIKLAMALAR

10 Mayıs 2021, Pazartesi

     

6 ay+ çocuklar için şekil eşleştirme küpleri olur bilirsiniz. Çocuklar ilk deneyişte o üçgen deliğin içinden kare şeklini geçirmeye çalışırlar. Uğraşırlar, çevirirler, parçayı yere koyarlar, tekrar alır denerler. Olmaz, olmayacaktır çünkü gerçeklik ortadır ancak çocuk henüz bu gerçekliği farkedecek oranda gelişimini tamamlamamıştır. Yerden farklı bir parça almayı akıl etmek bile onun dünyası için çok büyük bir sıçrayış olacaktır. Düşününce, acaba pandemi oyunundaki 6 ay+ çocuklar biz olabilir miyiz? Başka bir parçayı denemek için yeterince gelişmedik mi?

*

Pandemiye kadar edindiğimiz alışkanlık ve üstlendiğimiz sorumlulukları ‘aynı’ şekilde sürdürebilmemiz ve ‘aynı’ zorunlulukları yerine getirebilmemiz için ‘aynı’ yaşam formu bir çeşit esnetme/sıkılaştırmalarla tekrar önümüze sunuluyor. Tüm bu ‘aynı’lıklara rağmen, ‘yeni’ bir düzen geliştirilebilmiş gibi, bir de ardından ulaşacağımız ‘yeni normal’ olduğuna inandırılıyoruz. Özünde ‘yeni normal’; ilk olarak 1918’de Kanadalı siyasetçi Henry Wise Wood’un 1. Dünya Savaşı sonrası dönem için –artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak- anlamında kullandığı, içinde devrim ve dönüşümleri barındıran bir kavramdır. Ancak sonraları politikadan ekonomiye, sosyal yaşamdan kentleşmeye kadar her şeyin kötüye gittiği bir ortamda ‘yeni normal’ kavramını kullanmak moda oldu. Bu durum ‘yeni’ kelimesinin büyüsünden kaynaklanıyor. Çünkü ‘yeni’ daha iyinin potansiyellerine ilişkin umut barındırır içinde ve umut satmak, onları orada tutuyor, bu düzenin tüm kazananlarını. (O yüzden içinde gerçek bir yenilik barındırmasa dahi her şeyi yeni olarak sunarlar; yeni sistem, yeni bakan, yeni anayasa, yeni Türkiye…)

*

Oysa pandemi, eski/yeni ayrımı yaratacak radikallikte bir dönüşüm gerektiği sinyallerini çarpa çarpa vermesine rağmen böyle bir hareketlenme yok. Öngörülen ‘yeni normal’in başat maddeleri ‘her gün hijyenimize daha çok dikkat etmek, daha önce yapılmayanları da teknoloji yardımıyla yapmak bağıl olarak sosyal hayatın zedelenmesi’ vb. Bu mu o büyük şaşaalı ‘yeni’? Bu zaten yüzyıllardır içinde olduğumuz modern dünyanın ta kendisi. Yaşanan ve yaşanacak tek şey hızla ayak uydurmamız gereken güncel fırsatlar ve kopuşlar... Pandemi olmaksızın da içinde olduğumuz modern dünya düzeni bizi her gün bir değişim ve beraberinde zorlayıcı koşullarla uyandırmıyor muydu?

*

Tüm bu alışıldık eski ‘yeni’ söylemleri, mevcut düzenin yıkımını ve ideal bir dünyaya dönüşümü alevleyebilecek bambaşka kavrayış ve arayışların önünü tıkadığı için tehlikeli.

*

+Örneğin, bugün tam kapanmaya 17 günlük tatile çıkıyormuş hevesiyle hazırlananlar yanısıra hergün “Covid-19’a yakalanarak ölmek mi?” yoksa “açlıktan ölmek mi?” sorusu ile yatağına giren ve sabah 5’te uyanıp işine giden milyonlarca işçi var. Tam kapanmanın adını duyar duymaz elleri ayakları titreyen, hayatlarındaki ilk illegal girişimleri ‘gizlice alın teri dökmek’ olanlar var. Sermayeci ve emekçi arasındaki uçurumu bu kadar görünür kılan bir pandemi süreci ardından konuşulması gereken ‘yeni’; üretim-tüketim mekanizmasının dönüştürülmesidir.

+Örneğin, pandemide tüm okulların kapatılması gerekliliği bilimle açıklanmasına rağmen, uzaktan eğitime ulaşmaları mümkün olmadığı için kapatılamayan köy okullarında ‘fırsat eşitliği’ adı altında adeta ölüme terkedilen çocukların ardından konuşulması gereken ‘yeni’; toplumsal eşitsizliğe hükmedicilerin ve eşitsizliğin iliklerine kadar işlediği eğitim sisteminin dönüştürülmesidir.

+Örneğin, bugün pandemi sonucunda yaşanan kapanmalar ile birlikte virüsten değil ama ‘erkek’ten ölen kadınların sayısındaki artış ardından konuşulması gereken ‘yeni’; toplumda kadının yerinin dönüştürülmesidir.

+Örneğin, imar afları ile insanların derme çatma yaşam alanları içine zincirlendiği, virüs yayılımı kontrol edilemediği için karantina altına alınan mahallelerde hayatlarını kaybedenlerin ardından konuşulması gereken ‘yeni’; üzerinde rant tahakkümlerinin kurulu olduğu toprak anlayışının dönüştürülmesidir.

*

Örneğin… Örneğin… Öyle çok ki örneğim. Tek olan bir şey var. Artık Z kuşağı dahi ‘yeni’ sayıklamalarına kanmıyor. İçinde umutlarımızın hapsolduğu ‘yeni’nin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Ancak henüz gelişimini tamamlamamış çocuklar, üçgen deliğin içinden kare parçayı geçirmeye çalışıyor.