Ayşe YILMAZ

Dizilerde metres bizde sarı çıyan

1 Ocak 2020, Çarşamba

     

Dizilerdeki kadınların hepsi çok güzel. Kime ve neye göre sorusunu sormak kaydıyla. En güzel kıyafetler, pahalı ayakkabılar, süslü saçlar başlar ve muazzam mutfaklar. Saydıklarım arasında en önemli detay mutfak...

Belki pahalı ayakkabı giyilemeyecek ama marketten alınan unla en leziz poğaçaları yapılacak. Misafirler o mutfakta ağırlanacak. Çocuğun maması o mutfakta pişirilecek. Çorba orada kaynayacak. Yani televizyon başından kalkınca bizim kadınlarımızın ilk gittiği yerde gerçek hayat başlayacak; mutfakta.

Dizilerdeki gibi, fıstık yeşili, bebek mavisi ve toz pembe mutfaklar yerini suntadan yapılmış dolaplara bırakacak.

İşte orada bir memnuniyetsizlik ve huzursuzluk da başlayacak. Sanal alemle kendimizi kıyaslamalar, beğenmemeler, aman demeler off çekmeler...

Bir diğer gerçek de kadına şiddetin estetize edilmiş hali. Çok iyi giyinen, istediğini yiyen içen ve altındaki son model arabayla gezen kadınların gerçek hayata taşıdığı şiddet!

Hani o dizilerdeki metres günlük hayattaki sarı çıyan oluveriyor ya. Bir anda sevilmeyen kadınlar psikolojik şiddeti iliklerine kadar hissediyor.... İşte o şiddet!

Film izlerken kendi hayatlarımızı normalleştirip, 'bizden diğılsın' dediğimiz kadınları önce çeper çevremize sonra sanal aleme aklımızca rezil rüşva ettiğimiz kadınlara uygulanan şiddet.

Kirli zihniyetli senaryolar tvde tiyatral bir dille bize sunuluyor biz de gazımızı alamayıp kes kopyala yapıştır taktiğini uyguluyoruz. İzlenen en kötü sahneyi kes, sevmediğin bir kadına kopyala baktın sevilecek çekilecek gibi değil yapıştır gitsin.

Evet bence de kokuşmuş bir zihniyetin ürünü bu. Üretmeyen herkesin yapabileceği en basit şey! Oysa bunu yerine herkes önündeki tabakla ilgilense ne kilo alırız ne de kimin ne yediğine içtiğine giydiğine ve hatta nasıl yaşadığına bakarız. Dizilerin metresi ve günlük hayatın sarı çıyanlarından öğrenmediyseniz hala işimiz zor yani. Hayat bir senaryo ve bunu en iyi oynayanlar kazanacak ama yine de kaçınılmaz sona varacak; ölecek!

Onun için senaryo içinde boğulmaya gerek yok, güzellikleri gör, görmek istemediklerini yük edinme, saygı duy....

Böylesi sevmeyi de yaşamayı da kolaylaştıracak. Dene bak...