Ayhan YILDIZ

Atatürk Kahvesi

10 Mayıs 2019, Cuma

     

Aydın’da kahvede ya da misafirliğe gidilen yerlerde sipariş verme anında duyma ihtimaliniz yüksektir.

“Kahveniz nasıl olsun?” sorusuna çeşitli yanıtlar gelir.

“Süvari” bunlardan biridir; minik çay bardağında gelir.

“Sade”, “orta” ve “şekerli” gibi tanımlamalar en yaygınıdır.

Kumda pişeni de var. Osmanlı usulü olanı da.

Damla sakızlısı da yapılıyor menengiçlisi de.

Avrupai ve Amerikan tabirlere hiç girmeye gerek yok.

Bu yörede kullanılan bir tane daha tanımlama var.

Ona “Atatürk Kahvesi” deniyor.

Rivayetlere göre hikayesi de şöyle;

Atatürk Nazilli’ye gelir. Halkta gelmeden önce Paşa ile ilgili değişik beklentiler olur. İlk görüldüğünde fiziki durumu beklentiyi karşılamaz. Cüsseli, iri yarı biri geleceğini düşünen halk, karşısında 170 cm boyunda, cılız birini görür. Kabullenmek biraz zaman alır ama neticede Atatürk’e olan sevgi baskın gelir. Paşa konuşmaya başlayınca halkta ikinci hayal kırıklığı olur. Ses tonu da tatmin edici değildir. Sevgi ve saygı yine ağır basar, kısa sürede kabullenilir. Son yıkım kahve siparişinde yaşanır; “Paşam kahveniz nasıl olsun?” sorusuna “Bol şekerli” yanıtı alan kahveci ocak başında şunları der; “Boyun yok kabul paşam. Sesin cılız kabul paşam; bari bu kahveyi böyle içmeyeydin.”

Kahveci her ne kadar böyle söylense de halkta her ne kadar boyu ve sesiyle ilgili beklenti karşılanmasa da Atatürk’ün yüreğini hisseden, vatan için yaptıklarını bilen Nazilli halkı bunların hiçbirini dert etmemiştir.

Ziyaretin hatırası olarak doğan, “Atatürk Kahvesi” tanımlaması 80 küsur yıldır dile gelmekte ve Paşa’nın Nazilli ziyareti bir şekilde yad edilmektedir. 



Yazarın Tüm Yazıları
2023
Hayvan terli
DUT YAPRAĞI NEYMİŞ BE!
Hatmi şekeri testi
Atatürk Kahvesi