Meriç Vural

Zor günler...

5 Ağustos 2014, Salı

     

Neresinden bakarsak bakalım önümüzdeki günler pek iç açıcı görünmüyor. Gerçi felaket tellallığı da yapmak istemem, ama Türkiye’nin tüm hücreleriyle Cumhurbaşkanlığı seçimlerine konsantre olması sebebi ile gözden kaçanları hatırlatıp, okuyucuyu bilgilendirmekte fayda var.

Doğunun ortasında (?) durum yine aynı. İsrail yine orantısız güç kullanmaktan kaçınmadan Gazze’de katliamlarına devam ediyor. Ancak artık durum değişmeye, üzerine ölü toprağı serpilmiş ülkeler şöyle bir titreyip konuşmaya... Yok yok sadece kımıldanmaya başladılar. Kısacası artık kendi ülkelerinde yükselen kamuoyunun sesine kulak veriyorlar. (Ses artık çığlığa döndüğünden olsa gerek.)

Amerika’nın kara yağız başkanı bile en değerli müttefikiyle telefonda konuşurken, sesini yükseltmiş, düşünsenize... Suudi Kralı altta kalır mı, o da "Uluslararası örgütlerin suskunluğu anlaşılmaz. Gazze’de bir katliam yaşanıyor " demiş. İşte bunları sunup vicdanlarımızda bu it kardeşliğini affetmemizi bekliyorlar. Eminim ki bu satırları okuyunca Amerika ve Suudi Arabistan yetkilileri benimle ilişkilerini donduracaklar, ama ne yapalım. Yapcek bir şey yok abem ...

Yazının başında bahsettiğim sıkıntılı gelişmelerden biri de, kendilerini İslamın yargılayıcısı ve karar vereni, bir de üstüne verilen kararın uygulayıcısı olarak konumlandıran siyah sancaklı IŞİD’in son söylemi. Gerçi haber kaynağı can güvenliği sebebi ile ortalarda yok, ama bu haber kaynağına dayanıp yayın yapan Afak El Irak televizyonu ve Sahfet El Mirsad Gazetesi'ne göre IŞİD Kur’an-ı Kerim’i değiştirmek istiyor... Kendilerine göre, münafıklar tarafından sonradan eklenen Kafirun suresinin Kur’an dan çıkartılması gerekiyormuş. Bunun ne anlama geldiği konusunda çok fazla yorum yapmaya bilmem gerek var mı? Ama bu konu çok hassas ve kanlı tartışmaları beraberinde getirebilecek bir konu... Kafirun suresinin anlamını, Kur’an-ı Kerim’i açıp okumanıza vesile olması dileği ile buraya yazmadım. Okuduğunuzda sizde uzuuun uzun düşünürsünüz artık. Neden diye ?

Azerbaycan ve Ermenistan... Her iki tarafta aynı suçlama ile biribirilerini “Sabotaj birliği” göndermekle suçlayarak sınır çatışmalarına başladı. Bizi de çok yakından ilgilendiren bu olayda, her iki ülkenin de kayıpları var ve daha da olacağa benziyor. Yani kayıtsız kalamayacağımız bir sıcak konu daha... Rusya, bir yanda Ukrayna’da ki ayrılıkçılarla taraf iken, bir de arka bahçesindeki bu iki ülkenin kapışmasına ne diyecek acaba.

Bak gördün mü dış güçler, onların da başına çorap örebiliyormuş. Şaka bir yana ,birileri Rusya’nın Azerbaycan ya da Ermenistan arasındaki çatışmada taraf olmasını istiyor olabilir. Kimi seçersen diğerini sonsuza kadar kaybedersin. Amaç, bu olabilir. Böylelikle Ukrayna’da ki ayrılık hareketine karşı da bir karşılık verilmiş olacaktır.

Tüm bunlar olurken ,Türkiye, Cumhurbaşkanı seçimleri arefesinde... Bölgemiz böylesine karışıkken istenecek en son şey, siyasi istikrarsızlık. Bu yüzden ne olursa olsun sandığa gitmeli ve öncesinde sorgulayarak kendisinde karar kıldığımız adaya, oyumuzu vermeliyiz. Umarım sonuç, ülkemiz için hayırlı olur deyip veda etmeden kafanızı bulandırmama ne dersiniz ?

Al o zaman sayın okuyucu:

10 Ağustos 1914’te yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin olacağı günün tam 100 yıl öncesinde aynı gün, İngiliz donanmasından kaçan “Goeben” ve “Breslau” adlı iki Alman zırhlısı Türkiye’ye sığındı.Sonrasında “Yavuz” ve “Midilli” adlarını alacak bu iki zırhlının Osmanlı sancağı takarak , Sovyet limanlarını bombalaması 1. Dünya savaşına taraf olarak katılma sebeplerimizden biri oldu...

10 Ağustos 1915’te bu kez iyi haber. Osmanlı ordusu Anafartalar’da İngiliz,Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerini Conk Bayırı’n da mağlup etti... Yine 10 Ağustos, ancak bu kez 1920’de adı yenilmişlik ve üzüntüyle anılan Sevr Anlaşması imzalandı. Sevr... Anadolu topraklarını akbabaların paylaşma anlaşmasıydı. Yani...Sözün özü, pek tekin bir tarih değil 10 Ağustos . Dikkatli olmak lazım.

 

Sonra demesinler bize ,YAPCEK BİR ŞEY YOK ABEM... (Meriç Vural - Denge Yazar)



Yazarın Tüm Yazıları
Ağaçtaki kurt
Zor günler...
Bugün de bir şey olmadı