Dr. Altuğ KARAKÖSE

Şeker mi ağu mu?

26 Mart 2015, Perşembe

     

Toplum sağlığı politikalarını kimler oluşturuyor? Eğer sizde benim gibi sağlıkçılar gıda mühendisleri, diyetisyenler diyorsanız yanılıyorsunuz. Yurt dışında yapılan araştırmalar Örneğin; diş sağlığı konusunda dünya şeker endüstrisinin çok ciddi politika ürettiğini ortaya koyuyor. Abur cubur gıda üreten firmalar dişlerdeki çürümeye karşı flor öneren araştırmalar için milyon dolarlar harcıyorlar. Tabi flor un sağlık üzerine olumsuz etkilerini araştıranlara delikli kuruş yok.

Diş kavitelerini flor eksikliği yönünden suçlamakla, obezleri egzersiz yapmıyor diye suçlamak arasında pek bir fark yok. Bilimsel yönden her ikisinin de dayanağı yok. Birgün bir yerlerde diş sağlığında esas meselenin flor eksikliği değil, kötü ve aşırı şekerli beslenme olduğunu bağırdıklarında iş işten geçmiş olacak.

Şeker endüstrisi yıllar önce sigaracıların yaptığını yapıyor ve zararlı etkiler için 3 maymunu oynuyor. Yüksek karlar yüzünden sigara ve akciğer kanseri ilişkisi nasıl görmezden gelinmiş biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü günlük şeker alımızı hemen yarıya düşürmemizi istiyor. Ancak bu yolla diş hastalıkları ve obeziteyi önlemek mümkün. Ancak içecek endüstrisi bile light, diet, zero, max gibi ürünlerle sağlığı tehdit eden reklamlarla piyasaya saldırırken bu pek te kolay görünmüyor. Gerçekte günlük kalorimizin sadece yüzde 5 bilemedim 10 u şeker den gelmeli. Hele diabet hastaları günde 15 gramdan fazla fruktoz almamalılar.

Meyve suları da bu anlamda çok masum değil. Pek çoğuna şeker ekleniyor.

Flor hepten başka bir hikaye. Siyaset yaparken içme sularına flor ekleyip sağlıklı nesillere ulaşmak benim projelerimden biriydi. Ama son araştırmalar yüksek florlu çocuklarda hiperaktivite bozukluğuna yoğun olarak rastlandığımız yönünde.

Uzun lafın kısası çayı kahveyi şekersiz için, tatlı reçel işlerinden uzak durun, meyvenin kendisini hatta kabuğuyla yiyin ama suyundan uzak durun. Benden söylemesi... 



Yazarın Tüm Yazıları
MASAL BU YA, YA DA YİĞİDE NEYLER ZULÜM
Işığınız bol olmasa mı acaba?
Çiğ insandan uzak, çiğ süte yakın yaşa!
BEYNİNİZİ CANLI TUTUN
AKILLI DEMOKRASİ
AKILLI ŞEHİR
Aydınspor
Ensenizi karartmayın
ŞAHİN BAŞKAN !
Andorra Prensliği
Sezonumuz başlıyor
ŞEMSİ TEBRİZİ'NİN 40 KURALI!
ALSANCAK GÜNLERİM!
İNNOVASYON!
HATIRŞİNAS !
BAŞIMIZ SAĞOLSUN!
IPARD – TKDK Hibeleri
İnanç ve felsefe
Aforizmalar
Margarin
Karadutum çatalkaram
ZE MAYS: Mısır'ın Tehdit Zinciri
Sakın geç kalma erken gel
Eğitimde geleneksel efsane
Tülü festivali
Baba oğluna vermez
Beyaz Kral!
Sağlam kafa için sağlam vücut
Geç kalmayın
Unut gitsin!
Kaybetmek için kaybetmelisin
Çocuktuk ve Ramazan'dı!
Sıkıntıyı yağla sav gitsin
Çölde bir vaha
Ser ver de sırrını verme sakın!
Uyuyakalmayın
Yanarken Dikkat
Hipertansiyon
İslam ve içki
PULYA kuşları!
Cavur cuvarası
Mor cepkenliler!
Ağır ağır!
Yerel Liderler!
AFS/Türk kültür vakfı
Ambulans şoförlerinin mucizesi!
Aydın Futbolunun Mihenk Taşı!
Xena-Zeyna-Savaşçı Prenses
Şeker mi ağu mu?
Urgancılar ayırın tülüleri
Çanakkale geçilmedi şehidim
Divinum est opus sedare dolarem*
Uçan Payanda
Işık yok!
Geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer!
Siyasi Pazarlama ve Satış
Kanser hücrelerinin katili bulundu
BAL'lı olmak ayrıcalıktır
Emniyet sübabı
Yorumsuz
Dakleşme benlen haşkeş gibiyem
Tarım fuarları ve aile çiftçiliği
Alışveriş Azizi
Def-i hacet kapağı
Ölmez ağacı
Nadide Ladin
Oturmayın
Çineli olmak
Alt Yapı
Merhaba