Afif SIDDIKİ

Biyolojik saatimiz beslenme düzenimize nasıl etki ediyor?

4 Nisan 2018, Çarşamba

     

Saygıdeğer okurlar,

 

Ekendiz Tanay anısına düzenlediğimiz 1. Akyaka doğa toplantısı sırasında, gerek fen bilimleri gerek tıbbi bilimler gerekse sanatçılar ve filozoflarla uzun uzun konuşma imkanı buldum. Bu vesile ile, Denge Medya grubu, Akyaka Postası Gazetesi, Menteşe Belediyesi ve Elif Hanım otel'e yardımlarından dolayı teşekkür ederim.

 

Toplantı sırasında öne çıkan başlıklardan biri de geçtiğimiz yıl Nobel Tıp ödülünü alan çalışmanın konusu olan "Biyolojik saatimiz" idi. Bu çalışmaya göre, hücrelerimiz kendilerini yenileme ve beslenme konusunda Milyonlarca yıldır devam eden evrim sürecinde belirli bir ritme uyarlanmış durumda. Fen bilimlerinde Nobel Kimya ödülü alan tek Türk, Aziz hocamızın da çalışmalarına konu olan "DNA tamiri" ile beslenme-uyku düzenimiz ve kuantum mekaniğinin örtüşmesinden çıkan fikirleri sizinle paylaşmak isterim.

 

Anladığım kadarı ile, tüm organizmamızın (bedenimiz) çalışma prensibi ile hücresel bazdaki yenileme-tamir etme-beslenme mekanizmaları ne yazık ki, çağımızın hızı ve getirdiği alışkanlıklar sebebi ile bir birleri ile tutarlı olmadığından bir çok hastalık veya rahatsızlıkla karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle belirtmek isterim ki; Üzerinde yazdığım konular "İsviçreli bilim adamları bilmem ne genini buldu" tadında magazinsel veriler üzerine değil, tüm pozitif bilim dünyasında kabul görmüş fikirlere ve deneylere dayanmaktadır. Öyle gözüküyor ki; hücrelerimiz dinlenmeye çalıştığında (uyku vakti) bedenimizi ya çalışmaya ya da gereksiz olduğunu düşündüğüm dizileri seyretmeye ayırıyoruz. Dolayısı ile hücre dinlenmesi ve yenilenmesi sürelerini yapay sebeplerden dolayı kısaltıyoruz. Bilimsel veriler, gündüz ışığının olmadığı saatlerde dinlenmemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca beslenme düzenimizde "fast food" kültürü ile birlikte, almamız gereken protein, şeker ve yağ miktarları tamamı ile yanlış yönde. Üzerine üstlük, farkında olmasak dahi bu aşırı hız (extreme fast) bizi hastalandırıyor. "Citta Slow" ünvanlı, (Akyaka) köyümüzde dahi hücrelerimizi dinlemeden kendimizi yoruyoruz.

 

En kısa zamanda bölgemizde bu konu ile ilgili seminerler dizisi yapmak düşüncesindeyim, zira özellikle çocuklarımız başta olmak üzere (orta yaş grubundaki insanlarımız dahil) ciddi bir obezite sorunu ile karşı karşıyayız. Bu durumu bilimsel verilerle çözmek elimizde.

 

Teknik detaylarına giremeyeceğim bu yazının sonunda, sizlere tavsiyem, lütfen bol bol su tüketiniz, uykunuza dikkat ediniz ve tekli şekerlerden (Monosakkarit, Glukoz-Fruktoz) uzak durunuz. Ve mutlaka haftada 3 gün 30 dk. kadar güzel doğamızda (tempolu) yürümeye çalışınız. Kuantum mekaniği ve hücresel biyoloji bunu diyor.

 

Sağlıklı günler dilerim.