Uzman Klinik Psikolog Halil Utku ALTIN
halilutkualtin@gmail.com

Çocuklarda kişisel alan

1 Temmuz 2017, Cumartesi

     

Çocuklarda sınır ve güvenin nasıl sağlanması gerektiği hakkındaki yazı dizimizde bu hafta; çocukların kendi kişisel alanları ve diğer bireylerin kişisel alanlarının nasıl öğretilmesi gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Kişisel alanı çocuklara öğretmek zorlu bir süreçtir. Kişisel sınırlar ve diğer bireylerin sınırlarını çocuklara öğretirken birtakım sorunlar meydana geliyor.

 

Çocuğunuza kişisel alanını öğretmek için görsellikten faydalanmalısınız. İlk önce elinize kalem kağıt alarak çocuğunuzun cinsiyetinde bir çocuk çizmenizi istiyorum. Sonra da bu çizilen çocuğun etrafına çember çizmelisiniz. Bu çemberi anlatırken “Hepimizin etrafında görünmez bir çember vardır. Bu çember seni koruyarak, sana kimlerin yaklaşabileceğini, dokunabileceğini, ayrıca senin kimlere yaklaşıp dokunabileceğini gösterir” diyerek çemberin öneminden bahsetmelisiniz. Bu çemberin bazı görevleri vardır. Bu görevlerden bahsederken “istemediğin birisi senin çemberinin içine girmeye çalışırsa, birisi sen istemeden sana sarılmak isterse ona 'Hayır istemiyorum' diyebilirsin” diyerek çemberin önemini gösterebilirsiniz. Hatta bunu ev içinde yapacağınız çalışmalar ile pekiştirebilirsiniz. Örneğin anne o anda yabancı bir kişiymiş gibi davranarak çocuğunuzun hayali çemberinin içine girerek çocuğun nasıl tepki vermesi gerektiğini öğretebilir. Ayrıca çocuğunuza hayali çemberi öğretirken bunu renk kategorilerine ayırarak, çemberleri yakından uzağa doğru çizerek öğretebilirsiniz. Örneğin kırmızı çember aile bireylerini temsil ederken bu çember çocuğa en yakın konumda, sarı çember arkadaşlarını temsil ediyorsa bunu aile çemberinin uzağına, mavi çember diğer tanıdık bireyleri temsil ettiği için arkadaş çemberinin uzağına, siyah çember ise yabancı bireyleri temsil ettiği için en dışta ve uzakta olduğunu göstermelisiniz. Aileler bu çember renklerini istedikleri gibi değiştirebilirler ancak siyah rengin yabancı bireyleri temsil etmesi gerektiğini öneririm. Aileyi temsil eden çemberi anlatırken “Bu bölüm, öncelikli olarak ailemizi, annen, baban ve kardeşin olarak bizleri, sonra da babaanneni, dedeni vb. kişileri temsil etmektedir. Ancak bu çemberin sana yakın olması, kişisel alanına rahatça girebilecekleri, özeline saygı duymayacakları anlamına gelmiyor” diyerek bu aile çemberi öğretilir. Sonraki arkadaş çemberi öğretilirken yakın arkadaş ve uzak arkadaş gibi kriterleri, arkadaşların bu çember içine ne kadar girebileceklerini, bir arkadaşın nasıl davranması gerektiği hakkında tanımlamalar yapılmalıdır. Tanıdıklar çemberi yapılırken çok iyi tanımadığımız, selamlaştığımız hayatımızda çok yakın ilişki kurmadığımız bireyleri temsil ettiği öğretilmelidir. Bu çember içinde kalan bireyler genellikle ebeveynlerin arkadaşlarını, yaşadığı yerdeki bireyleri, okuldaki arada gördüğü ancak tanımadığı bireyleri temsil etmektedir. Yabancı bireyleri temsil eden çemberi öğretmek çok önemlidir. Bu çember çocuğunuzu güvende tutacak bölümdür. Bu çemberi öğretirken “bir yetişkin senden yardım isterse, kendisinin bir çocuk olduğunu diğer yetişkinlerden yardım istemesinin daha doğru olacağını, bir yetişkin seni isminle çağırırsa kendisini tanımadığını” belirterek oradan uzaklaşması gerektiğini öğretmelisiniz. Burada aileler çocuklarının eşyalarının karışmaması ya da kaybolmaması için çantasına, önlüğüne, kıyafetine ismini yazıyorlar. Böyle yerlere isim yazmak yerine unutamayacağı bir sembol işaretlemek daha doğru olacaktır.

Tüm bu bilgiler aileleri karamsarlığa itebilir. Hiçbir zaman insanlara güvenmemesi gerektiğini değil aksine güvenebileceğini ancak bu konuda seçici olup tehlikeli durumların neler olabileceğini, çemberinin içine istemeden birisi girerse hayır diyebileceğini bilmelidir. Bu kavramlar güvenli bir ilişkinin yaratılabilmesi adına önemlidir. Ayrıca sadece kendi sınırı değil, kendisinin de başkalarının çemberine girmemesi gerektiğini öğretmelisiniz. Kendi sınırını bilen çocuk başkalarının sınırları konusunda da aynı saygıyı gösterecektir. Ama unutmayın çocuklar ailelerinin söylediklerini değil yaptıklarını örnek alırlar. Aileler bu konuda davranışları ile örnek olmalılar ki çocuklar bunu benimseyip sürdürebilsinler. Bu da çocuğunuzun daha güvenli yetişmesine yardımcı olacaktır.