Sabri SAĞLAM

BAYRAM O BAYRAM OLA

31 Temmuz 2020, Cuma

     

Kıymetli dostlar Kurban Bayramımız ve cumamız mübarek olsun!

Rabbimize sonsuz kere hamdolsun, Rasûlüne binlerce kez salât ve selâm olsun ki bizlere çifte bayram yaşattı. Bugün hem Allah’a yakınlaşmak demek olan kurbanların kesildiği bayram hem de haftanın en değerli günü olan Cuma. İkisi de bizim için çok değerlidir, ikisi de bizim bayramımızdır. Biri haftalık bayram diğeri yılda bir gelen bayram. Bayramlar sevinç günlerimizdir, yardımlaşma, birlik-beraberlik, dostluk, kardeşlik, hal hatır sorma günlerimizdir.

Kurban demek Allah’a yakın olmak, yakın olmak için gereken vesileler demektir. Bütün ibadetler yakınlaşma vesilesidir. Fakat Kurban dışındaki ibadetlere kurban denmez. Bugün en kıymetli ibadetimiz, gücü yetenlerin bayram namazından sonra kurban kesmesidir. Kurban, Hz. İbrahim (as)’ın Rabbinin emrine boyun eğmesinin göstergesi, Hz. İsmail (as)’ın teslimiyetinin zirvesidir. Kurban, Hz. İbrahim (as)’in devam edegelen sünnetidir, yoludur. Kurban, Rasûlüllâh (s.a.s.)’in kurban meşru olduktan sonra terk etmediği kıymetli bir ibadettir. Kurban, sahabe ve sonradan gelen bütün Müslümanların yüzlerce yıldır devam ettirdiği yardımlaşmada ve teslimiyette zirve olan bir ibadettir. Kurban, “Ya Rabbi! Senin yoluna gerekirse başımı koyarım.” demenin şimdilik göstergesidir.

Rabbimiz kurbanla ilgili şöyle buyurmaktadır; “Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Şu hâlde yalnız O'na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!(Hacc Sûresi 34) Rabbimiz için kestiğimiz kurbanların etleri veya kanları ona ulaşmaz. Çünkü Rabbimize ulaşan bizim takvamızdır yani emre teslimiyetimiz, yasaklardan kaçınmamızdır. Bu konuda Rabbimizin kelamı da şöyledir; “Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.( Hacc Sûresi 37)

Kurban kesmek, maddi gücü elverenler için, Hanefilere göre vacip diğer mezheplere göre kuvvetli bir sünnettir. Vacip demek ameli farz demektir. Vacibi yapmak ile farzı yapmak arasında fark yoktur. Kurban günü Efendimiz (s.a.s.)’in ifadesiyle “Bugün ilk işimiz, (bayram) namazı kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa sünnetimize uymuş olur.”(Buhari, İdeyn 3) Buradaki sünnet Efendimiz (s.a.s.)’in yolu demektir.

Yine Efendimiz (s.a.s.) kurbanla alakalı şöyle buyurmuştur; ““Âdemoğlu kurban günü Allah katında kurban kesmekten daha güzel bir amel işlemez. Kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla (sevap olarak) gelir. Kurban, henüz kanı yere düşmeden, Allah tarafından kabul edilir. Bu sebeple kurban kesme konusunda gönlünüz hoş olsun, (bu iş size zor gelmesin).”( Tirmizî, Edâhî, 1)

Öyleyse değerli kardeşlerim, gelin bu bayram diğer bayramlardan farklı olsun. Sözde değil özde bayram olsun. İçinde bulunduğumuz pandemi sebebiyle ziyaretlerimiz asgari seviyede olsa da, yakınlarımızı, dostlarımızı ve sevdiklerimizi bir telefon açarak mutlu edelim. Seslerini duyalım, sesimizi duyuralım. Hepimiz Rabbimizin yarattığı en muazzam varlıklarız. Madem bayram namazı için camilere doluşuyoruz, kurbanlarımızı kestikten sonra da beş vakit namazımızı ihmal etmeyelim. Kurbanımızı sadece Rabbimizin rızasını kazanmak ve Rasûlünün yoluna uymak için keselim. Kurbanlarımızın fiyatını ve kilosunu yarıştırmayalım. Et için değil ibadet için kurban keselim. Kestiğimiz kurban etlerini dolaplara doldurup bir dahaki kurbana kadar yetsin diye saklamayalım. Bir bölümünü dostlarımızla yiyelim, bir bölümünü evine et girmeyen kardeşlerimize verelim, diğer bölümünü ise saklayabiliriz. Bu haftaki yazımızı Alvarlı Efe Hazretlerinin muhteşem şiiriyle bitirelim;

Cân bula cânânını/ Bayrâm o bayrâm ola

Kul bula sultânını/ Bayrâm o bayrâm ola

Hüzn ü keder def' ola/ Dilde hicâb ref' ola

Cümle günâh af ola/ Bayrâm o bayrâm ola

Mevlâ bizi afv ede/ Gör ne güzel 'ıyd ola

Cürm ü hatâlar gide/ Bayrâm o bayrâm ola

Mevlâ'yı cândan seven/ Rızâ-yı Hakk’a eren

Lutf-i Hudâ'ya güven/ Bayrâm o bayrâm ola

Tevhîd ede zevk ile/ Hakk’ı seve şevk ile

Tasdîk inerse dile/ Bayrâm o bayrâm ola

Dildeki Rahmân ola/ Derdlere dermân ola

Âzâde fermân ola/ Bayrâm o bayrâm ola

Lutfî’ye lutf u kerem/ Dâhil-i bâb-ı harem

Dâima Allah direm/ Bayrâm o bayrâm ola

(def' ola; uzaklaşmak/ hicâb; perde/ 'ıyd; bayram/ Cürm; Suç, kabahat/ Tasdîk; doğrulama/ Âzâde; Hür, serbest /Dâhil; içerisi, içi / bâb; kapı )