Av. Elif UÇAN AYDIN

İKİNCİ EL ARACIN KİLOMETRESİNİN DÜŞÜRÜLMESİ

9 Şubat 2021, Salı

     

Özellikle son zamanlarda sıklıkla rastlanılan ikinci el araçlarda kilometrenin düşürülmesi durumunun hukuki ve cezai alanda yarattığı etkileri ele alacağız. Koronovirüs salgını ile beraber değişen dünya düzeni içerisinde şüphesiz en büyük paylardan biri ticari hayata düşmektedir. Pandeminin ilan edilmesi ile otomobil sektöründe üretim durmuş ve bu durum ikinci el araç fiyatlarının artmasına neden olmuştur. Fiyatların eskisine oranla büyük oranda artış göstermesi karşısında yeni araçların üretiminin olmaması nedeniyle ikinci el araç piyasası canlanmış ve alım-satım oranları yükselmiştir. Tam bu noktada bir takım satıcılar, araç fiyatlarını arttırmak maksadıyla aracın kilometresini düşürmek suretiyle satım yapmaya başlamış ve bu durum da alıcının mağdur olmasına neden olmuştur. Peki bu durumun hukuken karşılığı ne olacaktır?

Aracın kilometresinin düşürülmesi geçen hafta ele almış olduğumuz satıcının ayıptan sorumluluğu kapsamında değerlendirilmektedir. Şayet satın alan kişi tüketici ise detaylarına daha önce değindiğimiz üzere kanunen belirlenen şartlar çerçevesinde kendisine bir takım seçimlik haklar tanınmıştır. Tüketici Mahkemesine başvurarak söz konusu haklarından faydalanabilecektir.

Satın alan kişinin tüketici olmaması durumunda Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan genel hükümlere başvurmak mümkündür. Yargıtay kararları çerçevesinde araç kilometresinin düşürülmesi gizli ayıp olarak kabul edilmektedir. Kilometrenin düşürülmüş olması ilk bakışta anlaşılacak bir durum olmayıp daha sonra fark edilebilecek özelliktedir. Bu durumun anlaşılması akabinde alıcının derhal satıcıya ihbarda bulunması gerekmektedir. İhbarın sözlü olarak yapılması imkanı mevcut olup tanık delili dahil her türlü delil ile ihbarın yapıldığı ispatlanabilir. Alıcının hak kaybına uğramaması veyahut ispat zorluğu içerisine düşmemesi bakımından ihbarı yazılı olarak yapmasında yarar vardır. Kanunun 227. Maddesi, satıcının ayıptan sorumluluğu çerçevesinde alıcının sahip olduğu seçimlik hakları düzenleme altına almaktadır. Bu kapsamda alıcı;

- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

- Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olacak şekilde satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

- İmkan dahilinde satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilmektedir.

Uygulamada genellikle bu tür davalarda satış bedelinden indirim talep etme ya da sözleşmeden dönme hakları kullanılmaktadır. Alıcı bu hakları dışında ayrıca doğmuş zararları mevcut ise bu zararların tazminini de satıcından isteme hakkına sahiptir. İlgili davalar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmektedir.

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde dava açma süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak ayıp kasten hileli hareket neticesinde gizlenmiş ise bu durumda süre 10 yıl olacaktır.

Araç kilometresinin düşürülmesi durumunda önem arz eden bir diğer nokta düzenleme altında alınan cezai sorumluluktur. Yargıtay, ikinci el aracın kilometresinin düşürülmesinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. Maddesi dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak:

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir” şeklinde düzenleme içermektedir. Dolandırıcılık suçu şikayete bağlı olmamakla birlikte, aracı satın alan kişilerin bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru hakkı da bulunmaktadır. Bu durum satıcı hakkında kamu davası görülmesine neden olabilecektir. Satıcının, serbest meslek erbabı ya da galerici olması halinde nitelikli dolandırıcılık suçu mevzu bahis olacaktır. Yine Türk Ceza Kanunu’nun 158. Maddesinin 1. Fıkrasının ilgili bentleri nitelikli dolandırıcılık için:

“f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

İşlenmesi halinde, "üç yıldan on yıla" kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), "(j), (k) ve (l)" bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı "dört yıldan", adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” Şeklinde düzenleme içermektedir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin aşağıda bir kısmına yer verilen kararında bahsedilen husus açıkça görülmektedir.

“Grup Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan sanığın, sahibinden.com isimli internet sitesine plakalı Volkswagen marka aracın 68.000 km’de olduğunu belirten satış ilanı verdiği, katılanın ilanı görerek sanığı aradığı ve aralarındaki anlaşma sonucu katılanın aracı satın aldığı ancak aracın yetkili servise götürülmesi ile, aracın kilometre saatinin değiştirildiğinin ve 200.617 kilometrede olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.”

İkinci el araçlar bakımından alıcıların maldaki ayıp kapsamında hukuki haklarını talep etmesi söz konusu olduğu gibi aracın kilometresinin düşürülmüş olması ayrıca satıcının cezai sorumluluğunu da doğurmaktadır. Bu çerçevede gerek hukuk alanında gerek ceza alanında gündeme gelecek başlıklar ve taleplerin özümsenmesi ve kanunda belirtilen usullere uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Araç alacak kimselerin özellikle son dönemlerde çeşitleri ile birlikte oldukça artış gösteren ikinci el araçlardaki ayıplar bakımından; gerekli gözden geçirmeleri ve muayeneleri yapmaları, muhtemel dava süreci bakımından yazılı delil ya da tanık delili oluşturabilecek şekilde hareket etmeleri oluşabilecek mağduriyetlerinin önüne geçebilecektir. Aldığınız araçta herhangi bir ayıp ile karşılaşmanız halinde öncelikle hukuki yardım almayı ve akabinde vakit kaybetmeksizin derhal satıcıya durumu bildirmeyi unutmayın.