Psikiyatrist Dr. Muhammet Gökhan AKSU
aksugokhan@yahoo.com

Depresyon ve mevsim

11 Aralık 2013, Çarşamba

     

Depresyon, kişinin kendini çökkün hissettiği, yaşam sevincinin eksildiği, huzursuzluk ve yorgunluğun olduğu bir dönemdir.

 

Dünya Sağlık Örgütü öngörülerinde 2020 yılından sonra dünyayı en çok etkileyen hastalığın kalp krizinden sonra depresyon olacağı belirtilmiştir. Depresyon tedavisine ilgi artmakta yeni ilaçlar araştırılmaktadır.

 

Günlük hayatın olağan streslerine verilen tepkiyi depresyondan ayırmak gerekir. Yakın kaybı, iş kaybı, ilişki problemleri, tutulan takımın maç kaybetmesi bile moralsizlik, öfkelilik gibi birçok olumsuz tepkiye yol açabilir. Bu gibi durumlar depresyon olarak düşünülmemeli, bir süre takip edilmeli ve çevresel destekle düzelmesi beklenmelidir. Depresyon bu sürecin ilerlemesi ve farklı nedenlerle de ortaya çıkabilen, tıbbi yardım gerektiren ciddi bir ruhsal bozukluktur. Kısa süren moralsizlik, günlük hava durumu gibi olup düzelebilirken, depresyon bir iklimi tarif eder ve tedavi edilmelidir.

 

Depresyonda; keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşma, kendine olan güvende azalma, geleceğe karamsar bakma, kararsız olma gibi duygusal belirtiler beklenir. Bunlara uykusuzluk ya da fazla uyuma, iştahsızlık ya da çok yeme gibi fiziksel belirtiler eklenebilir. Hasta için yaşamak çekilmez bir yük gibi gelebilir ve intihara kadar sürüklenebilir.

 

ERKEN TEŞHİS

Depresyonun doğru tanınması, tedavisi için de büyük önem taşır. Erken ve doğru tedavi hayat kurtarıcıdır. Depresyon tıbbi bir problem olup ilkyardım da hekimden olmalıdır. Hekim önce depresyonu tanımalı, şiddetine göre ve kişiye özel tedavi planlamalıdır. Hafif depresyonlarda destekleyici görüşmeler, çevresel desteğin artırılması gibi yöntemler yeterli olurken orta ve ağır depresyonlarda ilaçlar tedaviye eklenebilmektedir.

 

Depresyonda bir grup hasta gerekli olduğu halde ilaç kullanmazken diğer bir grup komşusunun kullandığı ilacı hekime danışmadan kullanabilmektedir. Depresyon tedavisinde ticari kaygılarla bazı bitkisel ürünler ya da ehil olmayan kişilerce terapiler adı altında hatalı müdahaleler yapılabilmektedir. Böyle durumlar depresyonun uzamasına, kişide zaman ve para kaybına yol açmaktadır. Akılcı olan hastanın hekimine başvurması ve kendine özel planlanan tedavi şemasına uymasıdır.

 

Mevsimsel değişiklikler kişide ruhsal alanda da etkiler oluşturabilir. Bahar aylarında güneşin etkisi, gündüzün uzaması, açık alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi olumlu etkilerdir. Kışa girerken de tersi durumlar görülebilir. Yatkın olanlarda fazla uyuma, karbonhidrat içeren tatlı ve hamurlu gıdalara düşkünlük ve yorgunlukla seyreden depresyon atakları görülebilir. Kış depresyonlarında ilaç tedavileri yanında uzman kontrolünde ışık terapileri ve uyku azaltılması gibi yöntemlerde kullanılabilmektedir.

 

Kışa girerken depresyondan korunmada; azalan güneşin etkileri için daha fazla dışarı çıkılması, gün içinde uykudan kaçınılması, diyete dikkat edilmesi ve sosyal etkinliklere zaman ayrılması sayılabilir.

 

Herkese dertsiz ve depresyonsuz günler dileğiyle...