Şinasi KULA
sinasikula@hotmail.com

Sosyal Demokrat Gevşekliği…

29 Haziran 2018, Cuma

     

Bu seslenişin, hitabın kime diyorsanız; okurlarımızı hiç yormadan, çalkalamdan, laf salatası yapmadan hemen açıklayayım.

Bu seslenişim kendilerine sosyal demokrat yakıştırmasını uygun gören kitleyedir. Öncelikle batılılardan literatürümüze giren bu sözcük anlamsız gelir bana. “Sosyal demokrat” yani toplumsal demokratın ne anlama geldiğini kaç sosyal demokrat biliyor? Bunlar sosyal demokrat ise, demokratlar kendine demokrat mı oluyor kendine Müslümanlar gibi? Bir insan ya demokrattır, ya da biat kültürünün gereğini yapan, kula kulluğu yaşam biçimi sayan zavallıdır…

Ülkede Cumhuriyet değerleri ile oynanırken, Atatürk Devrimleri raydan çıkarılırken “bişi olmaz” ya da; kapı gibi ordumuz var diyerek Cumhuriyete sahip çıkma işini orduya bırakan gevşeklerin büyük bölümü sosyal demokratlar değil midir? Hadi ben yalan söylüyorum, peki genel başkan seçildikten sonra kendini “Dersimli Kemal” olarak tanıtan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sözünü masum bir açıklama olarak kabul eden saftirikler kimlerdir? Dersim, Cumhuriyet isyanlarından biridir. Hem de İngiliz tabanı yalayan dincilerin başını çektiği bir ayaklanma. Bu ayaklanmayı masum bulanlar benim külahıma anlatsınlar dertlerini. İşin daha acısı da nice sosyal demokrat(!) isyanın bastırıldığı anlarda Başbakanın Celal Bayar olduğunu bilmeyecek kadar da tarih özürlüdür…

 

Bitmedi!

“Yeni ce he pe” gibi ne idüğü belirsiz tanımlama ile eski CHP’nin yani Atatürk’ün kurduğu partinin anlamsızlaştırıldı gerçeğinin farkında mıdır sosyal demokrat kardeşler? Atatürk’ten zerre kadar hoşlanmayan, adını dahi anamayan, kadın kontenjanından “yeni ce he pe” yönetimine monte edilen “kefere” lakaplı Mehmet Bekaroğlu kimin nesidir? TR 705 lakaplı Sezgin Tanrıkulu kimdir? Atatürk’e diktatör diyecek kadar sapıklaşan ve utanmadan Atatürk’ün kuduğu partide milletvekili maaşı alan zat için ne diyeceksiniz?

Eskişehir 26. Dönem milletvekili arkadaşım Gaye Usluer de Tuncelili olup genel başkanının yanında yıllarca poz verdi omuz verdi. Ama şimdi milletvekilliği kapısı kapandığı için çok sevdiği(!) genel başkanı aleyhinde söyleniyor. Nasıl bir tutarsızlıktır bu, nasıl bir sosyal demokrattır kardeşim? Yıllar öncesinde yukarıdaki satırlarımda gerekçe gösterdiğim nedenlerden ötürü Kılıçdaroğlu’nun Atatürk’ün kurduğu partiye ihanet eden biri olduğunu yazdım gazete köşemden. Ekmeleddin dayatması ile kendisinin bir proje olduğunu mertçe cesurca dile getirdim. “Salı bülbülü” koymuştum adını Eskişehir’de yaşadığım ve Anadolu Gazetesinde görev yaptığım yıllarda. Sosyal demokrat kardeşlerin kimi küstü, kimi isyan etti, kimi arkadaş listesinden sildi vs vs…

Şimdi bakıyorum da kardeşim saydığım ve milletvekili seçimlerinde samimiyetimle zerre beklentim olmaksızın desteklediğim Gaye Usluer Kılıçdaroğlu’na ilk isyancılardan. Sırf o değil ilk isyancılardan biri de yıllardır Elazığ’dan 41 yıl sonra CHP milletvekili seçilen Gürsel Erol da baş kaldırdı. Yüksek sesle “Kılıçdarolu istifa” diye oturma eylemi başlattı sosyal demokrat kardeşler. İyi de kardeşim beş yıl önce ben bu isyanı başlattığımda neden “tukaka” ilan etmiştiniz beni?

İktidar hışmından acılar çekerken, işimden gücümden edilmişken, memleketim olan Eskişehir’de yalnızlık cezalandırılmışken bana sahip çıkmayarak cezalandırarak çok mu mutlanmıştınız? Tarih karşısında yaptığınız bu iş(yani bir zamanlar Kılıçdaroğlu’na adeta biat ederken, yıllar sonra kellesini istemeniz) çok mu ahlaki söyler misiniz?

 

Sosyal demokratlı Atatürk devrimlerinden bihaber olmak mıdır?

Delege ağalığını hüküm sürdüğü bu partide Cumhuriyet Tarihinden zerre haberdar olmamak, iki satır okumamak, kıraathane bilgileri ile partizanlık yapmak mıdır? Altı oku ve anlamlarını bir çırpıda sayamayan nicenizi tanır gerek Eskişehir, gerek yurdumun farklı bölgelerinden. Belediyelerden çoluk çocuğunu nasiplendirmek üzere amigoluk yapmak mıdır?

Yarı felçli 80’lik Baykal’ı güzelim gençler dururken yeniden milletvekili seçtiren zihniyettir sosyal demokratlık. O Baykal ki şikâyet ettikleri bu karamsar günlerin yegâne senaristidir. Kapalı kapılar ardında milletin kaderini tayin eden müptezeldir artık…

 

Kızan kızsın umurumda değil!

Doğruları haykırmakla geçti 62 yıllık ömrüm.

Sevildiğim kadar severim, çekilen restleri anında görecek kadar hodri meydancıyım bilen bilir. Bilmeyen de kendi bilir, budur felsefem…

Mustafa Kemal Atatürk’e olan sadakatim ve sevgimle selamlıyorum ön yargısız, cehaletten uzak, özeleştiriyi erdem sayan tüm demokratları…