Şinasi KULA
sinasikula@hotmail.com

DİDİM VEGAN FESTİVALİNE…

16 Nisan 2018, Pazartesi

     

Vegan kelimesinin henüz Türk Dil Kurumu sözlüğünde karşılığı yok!

Vegan beslenme ya da diyet yönteminden daha çok, yaşam biçimi felsefesi olarak kabul ediliyor günümüzde. Veganlar; bal, süt ürünleri ve yumurta dâhil, hiçbir hayvansal gıdayı tüketmiyor; bu beslenme biçimini sağlıklı yaşamak kadar, çevresel ve etik gerekçelerle seçiyorlar. Vegan, vejetaryen kelimesinden türetilmiş ki malumunuz vejetaryenlerin et yemediklerini hepimiz biliyoruz. Vejetaryen yazar George Bernard Shaw, “Hayvanlar benim arkadaşlarım. Ve ben arkadaşlarımı yemem” demiş ve vegan felsefede çığır açmış…

Genel tanımlama sonrası hemen kendi düşüncelerimi paylaşacağım izninizle. Benim hayvan koruyuculuğum 14 yıl öncesine dayanır. Avuç içi kadar bir yavru kedinin yağmur altında yalnızlık çığlıkları attığı an itibarı ile yüreğime düşen samimi sevgi sonrasında dünyam değişmişti. Ondan öncesi yüzeysel olan hayvan severliğim, bu minik yavru ile birlikte iliklerime kadar işleyen bir sevgiye dönüştü…

Her kurban bayramı, oluk oluk akıtılan kanlar sonrasında söz verirdim kendi kendime. Bir daha asla et yemeyeceğim der, haftalarca kendime gelemezdim. Maalesef haftalar sonra özüme dönüp verdiğim sözü unutanlardan biri konumunda yaşamaktayım hala!

İçimden geçen bir hayal ürünü de olsa, hayvan eti yenmeyen bir dünyayı hep istemişimdir. Sanki böyle olursa dünyanın canı daha az yanacakmış gibi rahatlarım geçici bir süre de olsa. Hatta biraz daha ileriye gideyim; artık insanoğlu besin ihtiyacını sadece haplarla geçiştirse keşke. Nefsi için birbirini yiyen insanlık, belki bu sayede yeryüzündeki paylaşım savaşlarına bir son verebilir ne bileyim!

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay oldukça önemsiyor bu etkinliği. İşin felsefe kısmında da samimi, etkinliğin Didim’e maddi manevi getirileri anlamında da bir o kadar samimi. Gördüğüm kadarı ile ot-sebze yemeklerinin sergileneceği, bu konuda ihtisas sahibi kişilerin konuk edileceği etkinlik 20 Nisan Cuma günü başlayıp, 23 Nisan Pazartesi akşamı bitecek. Gördüğüm kadarı ile büyük bir katılım olacak festivale. Bir kültür aşılaması, yeni bir kültür oluşturulması bağlamında bu emeklerin takdir edilmesi gerekiyor. Her coğrafyanın hem yerel, hem de ulusal bazda kültür zenginliğinin olması medeniyet çizgisinin göstergesidir. Didim kültürü, Didimli ekolünün kafalarda kalıcı olması için; dış göçlerin kente uyumlu hale getirilmesi için olmazsa olmazlardandır. Her gelenin kendi kültürünü yaşatmak istediği kozmopolitan bir Didim kaosu da beraberinde getirir kim ne derse desin!

Festival boyunca sanatsal etkinlikler de var. Örneğin çok yakından tanıdığım sevgili arkadaşlarım Adnan Bulu ve Tanju Kumbaracıoğlu’nun kurduğu Aegean Band Orkestrası etkinliğin ilk gününde mükemmel bir konser sunacaklar. 20 Nisan Cuma akşamı Didimliler bu özel anı kesinlikle kaçırmamalı…

Geleneksel hale dönüşen festivallerin-etkinliklerin yararına sonsuz inananlardanım. Hazır sırası gelmişken önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi için birkaç öneride de bulunmak isterim. İzmirli Sanatçılar Birliği Başkanı olduğum 2006-2008 yılları arasında iki önemli projenin üreteni olarak; Narlıdere Belediyesi Âşık Mahzuni Şerif beste yarışmasına ve Konak Belediyesi Avni Anıl beste yarışmasına imza attım. Narlıdere Belediyesi bunu geleneksel hale de dönüştürdü. Didim’de de böyle ulusal ya da uluslar arası bir beste yarışması hoş olmaz mı? Didim Belediyesi Apollon Beste Yarışması denk düşmez mi? Bir başka öneri; çok iddialı bir koro kurulabilir mesela. 81 vilayetin plakasının bulunduğu Didim’de, kültürlerin kardeşliğini baz alan Apollon Müzik Korosu tüm Türkiye’ye adını duyurabilir. Yağ var, şeker var, un var; bütün mesele el ele helva karabilmekte…

 

OZANCA

geçmedi yare sözümüz

yollarda kaldı gözümüz

yere sürüldü yüzümüz

böyleymiş karayazımız.

 

çiçekler açılmaz oldu

pınarlar içilmez oldu

yar bize gülmez oldu

böyleymiş kara yazımız.

 

yalnız ona yar demiştik

onda bir şey var demiştik

o bizi anlar demiştik

böyleymiş kara yazımız.

 

hey gönül gene bu gece

kederim geceden yüce

gel susalım beraberce

böyleymiş kara yazımız.

 

Sabahattin Ali