İBRAHİM AYVAZOĞLU

İZMİR'DEN ACI HABER GELDİ

13 Mart 2019, Çarşamba

     

Geçen haftaki yazılarımda Latmos’tan, Direcik Laletepe Tümülüsü’nden bahsedip buralarda neler olduğunu dilim döndüğünce anlatıp, gelin buraları koruyalım diye seslenmiştim. Benim dışımdaki insanların çığlıklarını da katarak. Bir acı haber de İzmirden geldi. İzmir Kemalpaşa’dan. Bırakın memleketimizi, insanlık tarihi için bir utanç yaşandı… İzmir’de Torbalı ve Kemalpaşa arasındaki vadide yer alan tarihi Karabel Anıtı maalesef ağır yaralı... Anadolu tarihinin 3500 yıllık en önemli Hitit kabartması artık yok. 3200 yıldır yerinde duran, Ege Bölgesi’nin bilinen ilk krallarından birisine ait olan bu görkemli kaya anıtı artık yok. Sarp bir kayalık üzerinde yer alan ve 2.5 metre yüksekliğe sahip olan bu anıtta yay ve mızrak tutan kral işlenmiş. Üstte köşede kralın adı, krallığı yazıyor…Mira Ülkesi, Mira Ülkesi Kralı Tarkasnava yazıyor. Ege Bölgesi için en eski yazılı belgelerden birisi... Bölgemizin kültür, medeniyet tapusu...

Tüm dünya tarafından gayet iyi bilinen, yerli ve yabancı bilim insanları, araştırmacılar, üniversiteler tarafından ilgiyle çalışılan, ama maalesef birçoğumuzun bilmediği, tanımadığı, yüzlerce bilimsel kitaba, binlerce makaleye konu olan bir tarihi anıt kazmalarla patlatılıp talan edildi. Daha önceki zamanlarda da üzerine asit dökülerek kabartma yok edilmeye çalışılmıştı. Bırakın memleketimizi, insanlık tarihi için bir utanç yaşandı… Bilim, kültür, turizm dünyası şokta... Açın interneti, “Karabel Anıtı” yazın, haykırışları, faciayı görün…Koca kaya kütlesini delip, arkasında define aramış akılsızlar. Kaya bu kaya…Kayanın içinde ne olacağını sanıyorlarsa artık… Kayanın içini delecek kadar şuursuz, cahiller.

Olayın vahametini anlayabilmek ve vurgu yapmak açısından baktığımızda ADÜ Arkeoloji Bölümü hocalarımızın deyimi ve tanımlamasıyla bir kıyaslama yapayım da Aydınlı hemşerilerimiz daha iyi anlasın. Üçgözler’in dibine kepçe sokup, Aydınımızın simgesi Üçgözler’i yıksalar ne hissederiz? Nasıl infial ederiz? Nasıl, ne kadar üzülürüz?Yapanların yüzüne tükürmez miyiz? En ağır cezalara çarptırılmalarını istemez miyiz? İşte... Torbalı-Kemalpaşa arasındaki Karabel Anıtı da o kadar değerliydi, orada da bunlar oldu…

Kampanya yapılmıştı. Bundan beş yıl kadar önce konuya duyarlı vatandaşlarımız tarafından “33 asırlık İzmir Karabel Kaya Anıtı’nı yitirmeyelim.” diye kampanya başlatılmış ve şöyle seslenilmişti.

“Bugün elimizde bulunan bu güzel anıt, tam otuz üç yüzyıl öncesinden himayemize bırakılmış olan eşsiz değerde, paha biçilmez bir mirastır ve Batı Anadolu'da benzeri yoktur. Üzücü olan şudur ki üç bin üç yüz yıldır bütünlüğünü korumuş olan Karabel Kaya Kabartması 2006 yılından sonra insan kökenli tahribata uğramaya başlamıştır. Son on yıl içerisinde define avcılarının dinamit yerleştirmek için açtığı deliklerin yarattığı zarara, anıtın neredeyse tamamını aşındırarak yüzey yapısının bozulmasına ve renginin geri dönüşümsüz olarak değişmesine neden olan ve ne için yapıldığı tam olarak anlaşılmayan koroziv madde tahribatı eklenmiştir. Anıt şu anki konumuyla doğa ve insan kökenli yıkımın zararlarına açık ve korunmasız haldedir. Sahipsizliğinin devam etmesi halinde gelecek kuşaklara ulaşması imkansız görünmektedir. Öncelikle yerini belirleyici ve tanıtıcı tabela düzenlemesinin çevre düzenlemesiyle birlikte yapılması, doğanın yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla çevre dokusuyla uyumlu akılcı bir örtü uygulamasının hayata geçirilmesi ve ivedilikle 24 saat takibi sağlanacak şekilde bir izleme sisteminin kurulması gerekmektedir. Nitekim sosyal medyada 5000‘e yakın imza toplanmıştı."

Sonuç bugün geldiğimiz noktada malum. Bu haydutlar bizi dünyaya rezil ettiler. İlgililer, yetkililer, sorumlular, vatandaşlar nerede? Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?