Perihan YILDIRIM

Diyetisyen Muhammed ÖZDOĞAN ile DETOKS Üzerine Sohbetimiz

7 Ekim 2020, Çarşamba

     

Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme günümüzün en önemli konusu aslında. Çünkü neredeyse hepimiz için yoğun, yorucu ve stresli bir yaşam söz konusu. Toplumsal değişime ayak uydurabilmek ve tempomuzu her zaman yüksek tutabilmek amacıyla da düzenli yaşam ve beslenme en önemli dayanağımız haline geliyor.

Tabii bunların dışında sadece bayanların değil, erkeklerin ve özellikle yetişme çağında ki çocukların da kilo algısı toplumsal bir sorun olarak gündemde.

Sıfır bedenlerin Sosyal medya da hâkimiyet kurması, çevresel faktörlerin etkisi ile birlikte güzel görünmeyi ve dış gözler tarafından beğenilme isteği maalesef sağlıklı beslenmenin önüne geçerek, hiç de sağlıklı olmayan diyet ve dayatmalarla tam tersi sağlıksız bir hal de alabiliyor.

İşte tam da bu nokta da bu algının yıkılması ve neredeyse gizli bir akran zorbalığına dönüşen ve insanları bunalıma itecek derece de endişelendiren bu konu üzerine yoğunlaşmak istedim hafta.

Bir eğitimci olarak bu konuya akademik bilgi anlamında çok uzak olmam ve bunun yanında yıllardır kilo verme sürecinde bir birey olduğum için de işin uzmanından yardım almak istedim. Ve benim de danışanı olduğum, işine son derece bağlı ve çalışmalarını çok takdir ettiğim Diyetisyen Muhammed ÖZDOĞAN kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Konu çok geniş kapsamlı olduğu için, özellikle bir alanda kendisinden bilgi almak istediğimi söyledim ve İnstagram gibi Sosyal Medya da çoğunlukla karşımıza çıkan ve uygulayıp uygulamamak arasında kararsızlık yaşadığımız “ DETOKS “ konusuna değindik. Ve edindiğim bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Harika bir soru ile başlattı sohbetimizi Muhammed Bey.

"Kalori alımınız ile ilgili günahlarınızı şöyle bir yıkayıp temizleyebileceğiniz fikri, "fast food" yaşam tarzımıza ve alkol tarafından yağlanan sosyal hayatlarımıza mükemmel bir panzehir olarak sunulmakta. Şöyle sağlıkla bağdaşmış bir renkte içecek olsa ya da sihirli değnek bizi komple temizlese değil mi?"

"Değil maalesef."

İşte bu sorudan ve cevaptan sonra öğrenmek istediklerime karşı merakım iyice arttı çünkü belki de birçoğumuzun yaptığı günlük yanlışlardan biri bu. Devamında tane tane açıkladı Muhammed Bey bunun önemini.

"Bağırsaklarınızın bahar temizliğini yapmadan önce, bilmeniz gereken bir şey var: Kirlilik sistemlerinizin sifonunu çekebileceğiniz ve organlarınızı çalışmaya can atacak şekilde gıcırtılı olarak temiz bırakabileceğiniz fikri koca bir aldatmacadır. Bu, size ürün satmak için tasarlanmış bir sahte bilim, daha spesifik olarak bir "sahte tıp" kavramıdır. Exeter Üniversitesi'nden tamamlayıcı tıp emekli profesörü Edzard Ernst şöyle diyor:

Açık olalım; iki çeşit detoks vardır: Birisi saygıdeğer iken, diğeri değildir.

Söylediğine göre saygıdeğer olanı, hayati tehlikesi olan ilaç bağımlısı insanların tıbbi tedavisidir. Gerçekten işlevseldir ve bunun belli başlı nedenleri vardır. Ancak şöyle devam ediyor:

Diğeri ise girişimciler, sahtekârlar ve sahte doktorlar tarafından, sözde biriktirmiş olmanız gereken vücut toksinlerinizin etkisini gideren sahte bir tedaviyi satmak amacıyla gasp edilmekte olan kelimedir.

Eğer toksinler vücudunuzun boşaltamayacağı bir şekilde birikseydi, söylediğine göre ölmüş olmanız veya ciddi tıbbi müdahaleye muhtaç olmanız gerekirdi. "

"Sağlıklı vücut böbreklere, bir karaciğere, deriye, hatta siz konuşurken içinizdeki zehri boşaltabilen akciğerlere sahiptir. Sağlıklı bir vücutta mükemmel şekilde iyi çalışan bir şeyi daha iyi çalıştıracak herhangi bir detoks tedavisi yok.

"Toksinlerin" etrafında dönen satış oyunları bizi etkilemek için kurulmuş latin cümleler peki ya bu o bu toksinlerin ne olduğuna dair fikirleri var mı ? Eğer isimlendirilselerdi, geçerliliklerini denemek için tedaviden önce ve sonra ölçülebilirlerdi. "

Bu zamana bildiklerim ya da öğrenmeye çalıştıklarım dışında bu açıklama beni şaşırtınca şunu sordum.

“ Eğer hiçbir fayda sağlamıyorsa, detoks tedavilerinin herhangi bir zarar potansiyeli bulunuyor mu?”

"Söz konusu basit diyet değişimleri olduğunda, zarara dair az sayıda bazı delillere sahibiz. Daha fazla kinoa, Sebze , yeşillik daha az işlenmiş ve rafine edilmiş gıdalar tüketmek, herkes için makul olabilecek diyet tavsiyeleridir. Aktif bileşenler içermeyen "detoks" ürünlerinin miktara bağlı olarak zararsız olduğunu söyleyebiliriz. Ancak aktif maddeler içeren daha sıra dışı "detoks tedavilerine" girdikçe, bazı yaklaşımların riskli olduğu açıktır. Kan zehirlenmesi (kan dolaşımına zararlı bakterilerin dahil olması), rektal delinme ve elektrolit anormallikleri gibi zararlar; detoks uygulamalarına dair bilimsel olarak ortaya konulmuş potansiyel zararlardandır

Öte yandan "detoks" uygulaması bitse bile yan etkiler devam edebiliyor. Bazı insanlarda bulantı ve ishal gibi detoks sonrası etkiler görülebiliyor. Detoks savunucuları bu durumu "arınma işaretleri" olarak sunuyor ve "toksinlerin vücudunuzdan atılmasına" bir işaret olarak gösteriyorlar. Ancak gerçekte ise, bu durumlar, açlığın derecesine ve süresine bağlı olarak, sindirimin çok az oluşuna ve meydana gelmesine bağlı olarak ve normal gastrointestinal floranın ciddi şekilde kesintiye uğramış olabileceği bir sürenin ardından sindirim sürecinin yeniden başlatılmasının bir sonucudur. Aynı etki, bir sebeple hastaneye yatmış ve damar yolu beslemesi uygulanmış hastaların, bu besleme biçiminin ardından gıda sindiriminde başlangıçta zorluk yaşadıkları süreçte de görülür. Detoks içerikleri ve sebep oldukları ishal, kalın bağırsağınızın tekrar normale dönebilmesi için zaman gerektirmesi bakımından da sizi rahatsız edebilir. Detoks", alakasız konulara dikkati çekerken, insanlarda da gereksiz bir tüketim algısı yaratıyor. İyi bir sağlık, bir takım bitkilerin blenderdan geçirilip suya karıştırıldığı bir şişe içecekte bulunmuyor. Kötü bir diyetin, egzersiz yetersizliğinin, sigara içmenin, uykusuzluğun ve alkol ya da uyuşturucu kullanımının yaşam biçimi üzerindeki etkileri basitçe yıkanıp atılamaz. Böbreklerimiz ve karaciğerimizin bir detoks "tedavisine" ihtiyacı yoktur. Eğer bir kimse size detoks önerisinde bulunuyorsa, bu öneriyi kibarca reddetmek ve sunduğu diğer sağlık tavsiyelerini sorgulamak gibi olumlu bir davranış biçimi gösterebilirsiniz."

"Eğer bu ürünlerle kilo verirseniz, verdiğiniz kiloların, ürünlerin mucizeviliğinden ya da bir şeyleri alkalileştirmesinden kaynaklanmadığını bilmelisiniz. Kilo kaybettiniz, çünkü aç kaldınız. Alabildiğince anlamsız kuralları olan ve saçma bir diyeti öneren yöntemlerle vücudunuza işkence çektirmeyin. Günümüzün trend haline gelmiş sahte-bilimsel diyet önerileri bu denli revaçtayken pek çok insana şaşırtıcı gelebilir ancak en güvenli öneri aşılarınızın tam olduğundan, düzenli egzersiz yaptığınızdan ve dengeli bir beslenme biçimi uyguladığınızdan emin olmanızdır. Gerçek olan şu ki; detoks, vücudunuzu temizlemez aksine bir dizi safsata ile beyninizi kirletir."

Kendisi ile de ilk tanıştığımız zaman bana tüm samimiyeti ile “ Hocam biz sizinle sadece zayıflamayacağız, sağlıklı beslenmeyi ve düzenli yaşamı öğreneceğiz “ demişti. Tüm sağlıksız , aç bırakan ve beni mutsuzluğa sürükleyen kulaktan dolma bilgilerimi sıfırladı ve çok güzel bir yol alıyoruz.

Benim gibi kilo sorunu ile yıllardır başetmeye çalışan tüm insanlara sesleniyorum.

Hayatımız düzene girince ve doğru beslenme yöntemlerini öğrenince, bedeninize spor ile vakit ayırınca emin olun hem mutlu hem zayıf en önemlisi de sağlıklı bir birey haline geliyorsunuz.

Tüm bunlar için ve bu güzel sohbet için Muhammed Bey’e de sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.