Kenan ÜŞENMEZ

Yüreğini koy gözbebeğine

18 Ekim 2014, Cumartesi

     

Şimdi çok uzaklardasın, kadınım. Dokunmalarım gülüşlerinden ibaret. Gözlerim hüzün kaçağında donup kalıyor. Sessizliğim yankılanıyor turkuaz mavilerde. Dudaklarının arasından çıkan nefesi hissedemiyorum bu zamanlarda. Ellerinin üzerimde bıraktığı çiçek yaşından mahrumum. Aşkımı o eşsiz çöllere taşıyan vaha gözlerinden şimdi çok uzağım. Umutsuzluk tohumlarını içimden söküp atmaya çalışıyorum bu demlerde. Yarınlarda sana koşacak belki de sevdalarım sevgilerim. Bütün gecelerde sana seslenecek kalp atışlarım. Sonsuza kadar olmasa da seni seslendirecek dudaklarım. Seni çok seviyorum derken titreyecek yüreğim. Sevdaya darılmandan çekinecek hislerim. Umutsuzluk tohumlarını birer birer atıyorum. Gün geliyor yedi altmış beş bir silahla vuruyor özlemler ve kanlar içinde kalıyor bütün sevgiler, aşklar. Şimdi en mahrem duygularını yaşıyor benimle bu şehir. Yağmurun çatıyla sevişme seslerini dinliyorum. Tam elim uzanacak gibi oluyor nazlı hayale, her seferinde engel oluyor bu sevda kenti bana. Bazen gidemiyorsun çok uzaklara. Ruhun bedenle savaşı kadar hem net hem de gizli bambaşka bir gidiş var buralarda. Ne var diyebiliyorum senin için ne de yok. Bazen yoksun diye, mermilerini seninle temizleyen seri bir katilin son kurbanı oluyorum. Ölümümün ardından vahşi bir hayvanı boğazlar gibi katlediliyor sevda cümleleri sanki. Sabahın ilk ışıklarıyla buharlaşıp gidiyor bütün beklentiler. Ben yine içimde büyüttüğüm yalnızlık duygularımı biraz daha yüceltiyorum. El ayak çekilince hep anlasın diye mevsimler. En çetin kışlarda bile üşütmüyor bu tufanlar yarım kalan türküler artık. Giden yılların ardından tufan ben. Volkan ben, düşen ben, kalkan ben oluyorum. İlkbaharlar seni nakşettiğim yürekte karşılanıyor artık. Uyurken seni üstüne çekip uyuyacak düşlerim diyorum, bu türkü yarım kalmasın diye ey yar. En kesif ordularınla hüzün kaçağı sevdayı fethedip gitsen de sen, bütün kapılarımı açtım esmer rüzgarlar diyarım, kırmızı beyaz türküm. Ey yar ellerin ki sıcaklığı hala ellerimde ben sana doyamadım. Anla ki ben sevdanın uçurumunda bir yanı hasret bir yanı ayrılık da olsa düş yorgunu rengarenk sevdalara aşığım göz bebeklerinde.