Kenan ÜŞENMEZ

YALNIZ ŞAİRLER Mİ YALNIZ

10 Aralık 2018, Pazartesi

     

Biliyorsun ben hangi şehirdeysem

yalnızlığın başkenti orası.

Cemal Süreya

Yalnızlık paylaşılmaz

Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Özdemir Asaf

Aşk , ayrılık , özlem , ölüm gibi yalnızlık da şiirin vazgeçilmez konuları arasındadır. Şairler , yüzlerce yıldır yeryüzünün en büyük yalnızları olarak anılagelmişlerdir. Bugün Kafka’nın Rimbaud’nun mektuplarında Fuzuli’nin paha biçilemez gazellerinde yalnızluğın en açık izlerini saptamak mümkündür. Denebilir ki şairlerin yeryüzü insanlığına en büyük armağanları arasındadır yalnızlık şiirleri. Gelecekte de günümüzde de insan olmak demek yalnız olmak demektir çünkü. Fuzuli’nin ‘’Ne yanar kimse bana ateşi dilden özge / Ne açar kimse kapım badı sabadan gayrı’’ dizeleri bize bütün bir ömrü atlatmaz mı? Ya Orhan Veli’nin ‘’Bilmezler yalnız yaşamayanlar /nasıl korku verir insana /insan nasıl konuşur kendisiyle /nasıl koşar aynalara / bir cana hasret / bilmezler’’ şiiri!

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirine baktığımızda yalnızlık konusunun sıkça işlenmiş olduğunu görürüz. Modern yaşamla tanışıklığın bu dönemde hızlanması şiir üzerindeki etkisini göstermekte gecikmemiştir. Giderek aratan sosyal ve psikolojik sorunlar kişiye yalnızlık duygusunu bir kaçış noktası olarak göstermiştir. Şiirin en eski en vazgeçilmez konusu artık bu yüzyılda daha çok bizimle olmuştur. Şimdi bakalım üstatlar neler söylemişler bu konuyla ilgili.

Söze Cahit Sıtkı Tarancı ile başlayalım bence. Geniş siyah gölgesi hayatımı kaplayan /tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık/kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan/ bir benim , benim olan bir masaldır yalnızlık.

Necip Fazıl Kısakürek bakın ne diyor:Yalnızlık bir fenerse/Ben de içindeki mum/Onu, billur bir kâse gibi doldurur nurum/Dışarıdan bana neler getirir pervaneler/Pırıltılar, nağmeler/Renklerle eriyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın da yalnızlıktan hayli şikayet ettiği görülür:Yalnızlık zor, yalnızlık büyük/İnsanın yalnızlığı bambaşka/Dünyada yalnız olmayan ne var/Yer altında ölüler, gökte yıldız denizlerde yelkenliler yalnız/Ve insan yalnız tanrılar kadar/Üzerinde ümitle yaşadığımız Dünyaya sığmıyor yalnızlığımız.

Özgün imgelerle; yalnızlığı , yitirilen sesleri , unutulan gülüşleri en iyi analatan şairlerdendir Attila İlhan: Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır/Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım/Bu gece dağ başları kadar yalnızım/Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından/Dudaklarımda eski bir mektep türküsü/Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim/Gözlerim gözlerini arıyor durmadan/Nerdesin?

İşte değerli okurlar ,şiirler; kimi zaman aşkların , kimi zaman ayrılıkların kimi zaman dostlukların simgesi olurlar.Çoğu insanın yalnızlığı , bir şiir,bir kent gibidir . İnce bir sızıyı dile getirir. Şiirlerde , şairlerde hem kendimizi bulur hem de aşkın sevginin üzerimizdeki hükümdarlığını ilan ederiz. Yalnızlık dediğin kanadı kopmuş insandır ama biz kitaplar okuyarak, elimize bir bardak su alıp kana kana içmenin mutluluğunu tadarak, yağmur sonraları derin ve loş nefesler alarak yeneceğiz bu yalnızlığı.