Dr. İsmet BESEN
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Menstrüel (Adet) düzenlisizlikte tanı yaklaşımı

8 Aralık 2016, Perşembe

     

Menstrüel düzensizlik tanısı çok farklı etiyolojilere sahip olduğu için güç olabilir. Anamnez, fizik muayene, hastanın yaşı ve doğurganlık durumu tanıda yol göstericidir.

Hastaların değerlendirilmesine ayrıntılı bir anamnez ve fizik muayene ile başlanmalıdır. Anamnezde kanama miktarı, süresi, sıklığı, düzensiz kanamaların sayı ve süresi sorgulanmalıdır. Cinsel yaşam, travma öyküsü, enfeksiyon ve sistemik hastalık semptomlarıyla ilaç kullanımı sorgulanmalıdır. Kanama diyatezinin elenmesinde kolay ekimoz oluşumu, yaralanmalardan diş çekimi gibi küçük girişimlerden sonra kanamanın uzun sürmesi, postpartum hemoraji varlığı önem taşır. Anamnezde soyageçmiş özellikleri de sorgulanmalıdır. Genel fizik değerlendirme sistemik hastalıkların yanı sıra polikistik over hastalığı gibi endokrin durumların değerlendirilmesinde de önem taşır. Sistemik muayenenin ardından ayrıntılı jinekolojik muayeneye geçilmelidir. Beden kütle indeksi ve beden yağ dağılımı özellikle polikistik over hastalığı olmak üzere androjenle ilişkili hastalıkların tanısında değer taşır. Jinekolojik muayeneye vulva ve vajina travma patolojilerin ve kanama lokalizasyonunun araştırıldığı inspesiyonla taşır. Bimanuel pelvik muayenede miyom, polip ve tümör gibi kitle oluşturulan lezyonlar araştırılır.

Doğurganlık çağındaki kadınlarda ilk laboratuvar değerlendirmesi gebelik testidir. Tam kan sayımıyla anemi varlığı ve trombosit sayısı saptanabilir. Serviks kültürü ve smear testi cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıkların ve serviks displazisinin saptanmasını sağlar.

Menstrüel siklüs düzensizliği ile başvuran hastalarda prolaktin, tiroid hormonları ve TSH, FSH, LH,östradiol ölçümleri yapılır. Polikistik over sendromunda LH, FSH oran 21 den yüksek olabilir. Virilizasyon bulgularının varlığında androjen ve testesteron ölçümleri gerçekleştirilir.

Vajinal ultrasonografik inceleme uterus boyut ve yapısının endometriyum kalınlığının ve overlerin şekil ile boyutlarının değerlendirilmesine, overlerde folikül varlığın saptanmasına olanak sağlar. Vajinal ultrasonografide leiomyomlar, endometriyum kalınlaşması ve kitleler saptanabilir. Endometriyum kanseri için sensirivitesi %96 olarak bulunmuştur. Hisretereskopi servikal kanal ve uterus kavitetesinin doğrudan görüntülenmesini sağlar. Yine tanısal inceleme olarak manyetik rezonans görüntüleme yapılabilir. Dilatasyon ve küretaj endometriyum kanseri tanısında %96 sensirivite, %2-6 yanlış negativite oranıyla en değerli yöntem olmaya devam etmektedir ancak tedavide yeri yoktur.