Mehmet AYDIN
mehmet.aydin@aydindenge.com.tr

Fasa fiso gazeteciliği

13 Haziran 2015, Cumartesi

     

Son dönemde bizim gazetedeki arkadaşlara bir ‘fısıltı’ merakı sardı gidiyor.

Bir grup arkadaşımız her hafta “Yerin Kulağı” mahlası ile “Fısıltı” isminde bir köşe hazırlıyor.

Nam-ı değer Cem Ulucan da, yine aynı gün köşesindeki ‘Gerçek Fısıltı’ bölümü ile tabakhaneye şey yetiştirir gibi onlara cevap veriyor.

Yazacak ‘fısıltı’ bulamayınca da birbirlerinin dedikodusunu yapıyorlar.

Okurların önemli bir kısmı da bu durumdan memnun gibi gözüküyor.

Yani bizim Denge’ciler, bir nevi arz-talep dengesini de kurmaya çalışıyorlar.

Mesleki açıdan çok hoş bir durum olmasa da doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu ülkemiz ve Aydın şartlarında, arkadaşlarımız bu tür ‘fasa fiso’ gazeteciliği ile günü kurtarmaya çalışıyorlar.

Sakın ola yanlış anlaşılmasın, tüm bunları bir özeleştiri olarak yazıyorum.

Keşke ülkenin ve Aydın’ın şartları daha müsait, gazeteciler daha özgür, toplum daha bilinçli, ülkemizi ve kentimizi yönetenler daha olgun olsalar da ‘fasa fiso’ gazeteciliğine gerek duyulmasa.

Keşke bu şehirde hırsızlığı belgeli, kendi bakanlıklarınca da bu fiilleri nedeniyle cezalandırılan müdürlerin haberini yapan gazeteciler, tazminat ödemeye mahkum edilmese.

Adalet, toplumda beş paralık itibarları olmadığı halde, parası ve siyasi gücü ile adliyeleri ele geçirenlerin lehine çalışmasa, birileri buna göz yummasa da gazeteciler hakkında zorlama iddianameler hazırlanmasa, adalet duygusundan yoksun ‘yaktım çıranı’ mantığı ile cezalar verilmese.

Size sadece şunu söyleyebilirim ki bu ülkede basın özgürlüğünü teminat altına alan yasalarımız kadar, bunu gerçekten uygulayan hakim ve savcılarımız da olsaydı, bizim arkadaşlarımız ‘fısıltı’ gazeteciliğine gerek duymazdı.

O zaman ne mi olurdu?

Kendisini ziyarete gelen milletvekillerini ve beraberindeki heyeti bekleme odasına aldı diye hemcinsi sekreterine hiddetlenen, öfkesine hakim olamayıp kolunu sıkıp sırtını yumruklayan ve sonrasında milletvekillerinin karşısına dikerek onlardan tek tek özür dileten bir belediye başkanının bu fiilini oradaki gazeteciler (gazeteci olduklarını sananlar) bir tiyatro gibi izlemez, bunu sıradan bir durummuş gibi görmez, fotoğrafını çeker ve haberini yapardı.

Gazeteciler, gerçekten gazetecilik yapabiliyor olsaydı;

Bir belediye maliyeti bin 750 lira olan imsakiyeler için 15 bin lira ödemek zorunda kalmazdı. Kamunun kaynakları çarçur edilmezdi.

Bu şehrin valisi, belediye başkanı, oda başkanları, diğer kamu görevlileri rahat uyuyamazdı. Her adımlarını dikkatle atarlardı, günlerini gün edemezlerdi.

Onların gazeteci sandıkları da bu şehrin sokaklarında ‘ben gazeteciyim’ diye gezemezdi.

George Orwell, “Gazetecilik, başkalarının basılmasını istemediklerini basmaktır. Ondan ötesi halkla ilişkiler çalışmasıdır” demiş. Doğru da demiş.

Şu an Aydın’da gazetecilerin yaptığı ve gazetecilerden yapması istenilen ‘halkla ilişkiler çalışması’ ile sınırlıdır.

Fasa fiso gazeteciliğine gerek duyulmayan, gerçek gazeteciliğin yapılacağı günler de yakındır.

Onlar istese de istemese de… 



Yazarın Tüm Yazıları
Havaalanı Masalı
Nice yıllara…
Nazilli basını, Aydın basınını yenemez…
Biz hep farklıyız…
Aydın için çalışın
Bir babaya veda
Avrupa’ya kiraz, Amerika’ya kemik
Aydın için birlik vakti
Sanayilerimiz gelişmedikçe enayilerimiz azalmaz
Cenaze koalisyonu
Yoğunluk fiziksel mi yoksa zihinsel mi?
Fasa fiso gazeteciliği
Eşek değilsiniz ya…
“Adam gibi yapamıyorsanız Özlem Hanım gibi yapın”
Doğruya doğru, yanlışa yanlış
Urfa ‘Sıra’dan bir şehir değil
Değişen sadece isimler olmasın
Elde var iki
Gülsek mi, ağlasak mı?
Görünen köy…
Ateşe su taşıyan karınca ve Harun
Aydın’ın gizli gücü
Nahasın baken?
Unutmayın!
Aydın’ın sindirim sistemi hastalıklı
İstifade edebilecek miyiz?
TBBM’de Aydınlı olacak mı?
İş’ine geldiği gibi davranma kültürü
Karıştırmayın
‘…miş gibi’nin Aydın’ı
Anadolu milletvekilleri ve mızıkçı soytarılar
Kimin rezaleti daha rezalet?
10 Şubat’a çeyrek kala
Malatyalı gençleri yürekten alkışlıyorum
Bozuk olan ne?
Aydın’a yatırım yapan kaybetmez
Haydi pire efeler!
Adnan Menderes sizi alkışlar mıydı?
Portakalı soydum…
Atmaca ve tutmaca demokrasisi
Çalışan Gazeteciler Günü
Aydın’a kar yağdı mı?
Bahtı seyrek Aydın’ım
2014’e veda, 2015’e dua
Güvenlik
Kula’da kula kulluk etmeyen gazetecinin başına gelenler
“Onlar gidici Aydın kalıcı”
Yeme bizi İzmir!
Tecavüz ve tezahürat
Siz istemeseniz de…
Aydın’ın tanıtımı
Osmanlıca ve jeotermal
Nazilli el olmasın
Gazetecilikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Denge’nin yeniden doğuşu
Toplumsal analiz
Kaset ve kasket sezonu
Sansürün vahameti ve Cem’in cemaati
Gambiya bereketi
Beni de atadılar
Savunma makamının savunucuları…
Bütçe
Plansızlık…
Rağmen…
Doğu’dan bakınca…
Hela ve hâlâ…
Köpek haberleri ve haber köpekleri
Fahişeler ve firariler
Bayram ve hüzün
Cumhuriyet’i yükseltmek
İyi ki incir ve zeytinimiz var
Sınav günü
Marul ve kömür
Büyük adamların ufak işleri
Benzin deposundan mazot çalınır mı?
Devletin itibarı
Bana bir Aydın türküsü çığır; içinde zeytin olsun
Ulaşım
Teşekkür ödeneği
Cazibegiller’in Aydın’ı
Şekil siyaseti
PKK’dan ne farkınız var?
Kovayı tekmeletmeyin!
Rektör seçimleri
Eş değil beş başkan
Dostluk
Sarraf dükkanı gibi
Rantın adı batsın, vefanın ruhuna Fatiha...
Git işine…
Ya üniversite olmasaydı?
İncir ve zincir
Yepyeni süreç ve Aydın
Kasadaki çek
Aydın’ı kim restore edecek?
Fıstık gibi cenaze töreni
“Aydın’ın en büyük sorunu tavırsızlık”
Osman niye öldü?
Aydın’ın bakanı olacak mı?
Saatcı'nın olağanüstü toplantı çağrısı
Çine’nin kaza gerçeği ve ambulans sorunu
Sıfır nokta 71 kere maşallah
Akıllı ol Cumhur Abi!
“Aydın’ın Özlemi”
Sahi sen kimin müdürüsün?
Gazetecilik şahsi çıkarlara kapı açma mesleği değildir
Yanlış üstüne yanlış
Teşekkür ve sitem
16 yılın ardından…
Kapatmayın!
Kandırıkçı Müdür!
Siyasetçinin daniskası...
Muğla’ya niye girdik?
Adaylar ve vizyonları
Sinek ufaktır…
CHP’nin hangi iyi yönünü yazayım?
Beceriksizliğinizi haberciyi tehditle örtemezsiniz
Hey Allah’ım, sen nelere kadirsin!
İade mi, idare mi?
İmamları dilencilikten kurtarın
Bozdoğan’daki tren kazası...
Hangisi gerçek vekil?
Doğru karar, doğru aday
Gözün Aydın Muğla
33 liralık şükür
İftarlarda Aydın’ı konuşalım
Yeni bir adım…
Devlet korsan yayıncılık yapar mı?
Tedbir almak için musibet beklemeyin
Sıcak diyarlardan samimi selamlar
Eşekleri unutmuşum…
Bu yasa zeytinciliği de, hayvancılığı da bitirir
Varlığı da dert, yokluğu da…
Kaybeden kapatır
Hıdır mısın, Kadir mi?
Üretenleri tüketmeyin
Kaliteli beyin, kalitesiz şehir…
Lütfen yerlere tükürmeyin…
Herkes ağlıyor
Sünnet çocukları ve politikacılar
Jeotermalde söz sahibi olmak
Mühür gözlüm…
Çamur…
Çevre Bakanlığı ödenek göndermiş…
Dağıtıyoruz…
Denizli kazandı
Kim karışacak?
Binde 10…
Yakmayın…
Susma hakkı
Sanayi siteleri ve kentsel dönüşüm
Bizde niye yok?
Bu hafta Buharkentliyiz
Kırık akıllılar değil, kırk akıllı kazandı
Göstermelik işlerle obezite önlenemez
Kırsalda ‘Büyük’ sıkıntı
Bulvardaki dilenciler neyin göstergesi?
19 Mayıs ruhu
Basında güç birliği
Anlamak ya da anlamamak
Yöneten misiniz, yönetilen mi?
Akşit’in günahı neydi?
Gösteriş kavgası
Siyasi üç aylardan mübarek üç aylara
Çöp eşkıyalığı
Kayıp
Biz ne zaman hissedeceğiz?
Aydın’ın kurtuluşu; parti dışı siyaset
Aydın basınının kalitesi artacak
Tek adam, tek kadın…
E hadi gari!
Çocuklar duymasın!
Basın Kanunu değişiyor
Çok şey mi istiyoruz?
Halk için…
Gündüz külahlı, gece silahlı
Sen önce yol kenarındaki fahişeleri temizle
Tüttürük
Halk Meclisi’nde eşkıyalık olmaz
Bağlama ve ağlama
İsteme sırası bizde
Boyu büyükler mi, boynu bükükler mi?
Aydın’ın ‘Büyük’ devri
Seçim ve geçim
2001 ruhu olmadan, Aydın’da başarı olmaz
Tabelalar ve isimler
Keşke hizmet için de kavga etseler
Müslüm Baba da itiraz etmişti…
Öfkenin tercihi
İnanç, ihtiras, itiraz ve istifa
Herkese geçmiş olsun
Hayırlı olsun
Aydın kazansın
Yeni Aydın’a hazır olun
Biz ettik siz etmeyin…
Soru aynı cevaplar farklı
Doğanın seçimi…
Kömür ve ömür
Twitter ve umumi tuvalet
Mart sıcakları ve siyasi gerilim…
Zayıf iradeyle güçlü idareler kuramayız
Yerel düşünemezsek bu seçim güme gider
Türkiye ne zaman değişecek?
Başbakan Aydın'da ne konuşacak?
CHP’li vekillerden özür diliyorum
Efeler…
Ucuz anketlerle pahalı hayaller kurmayın
15 yıl öncesine gitmek
Oyunu satan geleceğini satar...
CHP’li vekiller nerede?
Gazetecilik yeniden itibar kazanacak
O terbiyesize haddini bildirin
Ben lafa değil, arşivime bakarım…
Baştan sona hadise
Kimin umurunda ki?
Gayri ciddi gazetecilik yasayla sona erecek...
Bölenlerle mi bilenlerle mi?
Hepsi gerçek olsa…
Kavgaya malzeme çok ama icraata adam yok...
Kim yaptı?
Mizahın izahı
Pis kokunun kaynağı kokuşmuş siyaset…
Kaliteli Meclis
Ayağa kalk Çine!
Gazetecileri övmeyin, övüp de dövmeyin..
Başka acı yaşamayalım
Aydın’a yakışmış
Kukla değil hizmetkar istiyoruz
Cezaevi turizmi
KOMER’in önemi
Sen olmasan da olur
Eviniz değil şehriniz güzel olsun
Kimin züppesi daha züppe?
Güçlülerin değil halkın gücüyle..
Pazarda bal var gelinim…
Jeotermal masalı
Güle güle Ustam
Uyan artık Aydın derin uykulardan!
Kiminin parası kiminin duası
Tanıtım önemli
Büyükşehir’in OSB’lere etkisi nasıl olacak?
Hayır dualı bütçe ile devam
Esnafların seçim provası
Aydın mı büyük, Aydın Belediyesi mi?
Günümüzü gün eyledik
Kirsiz başarılar…
Bağışlayanlar sizi bağışlar mı?
Kimi ‘Mesut’ ve bahtiyar...
Ayıkla Pirinç’in taşını
Para karşılığı haber yapanları ihbar edin
C(E)MNİYET’e girebilecek
Susuverdiler…
Hedefler ve hayaller
Derneğimizin yeni yıl dilekleri
Mutlu yıllar
Salondakiler değil köydekiler kazanır
Gönül birliğimize operasyon yaptırmayalım
Aydın’ın yine bir bakanı olmadı
Aydın’ın bir bakanı olmalı
‘Gazeteciler’ ve ‘kaz eti yiyiciler’
Gazetecilerin yeteneğini test etmeyin
Sahtekörler
Haydi bre Efeler!
CHP’nin adayları
Batan geminin malları…
Köylüyü kazanamayan seçimi kazanamaz
Yüceltenler mi küçültenler mi?
Aydın kaç karış?
Aydın kazansın…
Seçimlik mucitler ve muziplikler
Sömürenler ve sömürülenler
Emrin olur Bayram Abi
Sizi karıştırmadan bu işler düzelmez
Altı oklu yanı boklu
Devler ve develer
Dilde tebrik kalpte küfür
Sabır…
Güçlü gazetecilik
Teşekkürler Aydın
Daha güçlü Aydın için...
Aydın ile büyüyoruz
Çete mi Efe mi?
Biz seçimimizi yaptık
Dostlar alışverişte görmesin
Hassasiyet
Teşekkürler Mukadder Hemşire
Aydın’ı kurban etmeyin de...
Çöpçünün karısından özür diliyorum
Aydın’ın geleceğini çarçur etmeyin
Çıkalım mı, çökelim mi?
İncir ve çuval meselesi
Yeni Aydın
Dilara
Merhumu nasıl bilirdiniz?
Goca kafalı Mıstıfalar accık akıllanın gari...
Sen sür
İstifa(de)
"Bakan gelmeyecek"
Diz çökene değil, diz çöktürene itibar edin
Seçimlik dönüşümler
Aydın turizm kenti mi?
Tahammül
Aşılarını yaptırın
Kuklalar ve maketler
Abdestsiz namaza duranlarla kaybedecek vaktimiz yok...
Hakkı mıdır?
Ey Çevre Müdürü: Sen ne iş yaparsın?
DES’ti test…
Gökyüzünün altındaki en sahipsiz yeryüzü
e-gazete
Vahim hadiseler
Siz ‘en iyi’ misiniz?
Yerel gazetelerin önemi
Halkın içinde olmak
Bizim için her taraf sizsiniz
Onlara ‘köylü’ demeyin
Bir ihtimal daha var
Sadece tabelayı değil, skoru da değiştirelim
Muhtar turizmi
Küçük beyinliler ve “Büyük” hesaplar
Ayıpları, Yanlışları Temizleme Odası
Bağlanmak
Yeniden başlamak..