Arif Ali UYGUÇ

Naylondan dünyalar

10 Mart 2016, Perşembe

     

Hatice Hanım, perşembe sabahı evden çıkarken pazardan alacaklarını düşünüyordu. Her zaman “Alınacak olanları listelemeliyim” der dururdu kendi kendine, ama bu hafta o listeyi de yapmamıştı.

Sağlıklı beslenmek için en uygun alışveriş yeri pazardı. Özellikle köylü kadınların getirdiği sebze ve meyveler oldukça taze ve organikti; dahası gübresiz ve ilaçsızdı.

POŞETLERİ ARABAYA YERLEŞTİRDİ

Pazara girdi; önüne gelenlerden almaya başladı. Özellikle her akşam üşenmeden eşi ve çocuklarının önüne koyacağı salata için roka, marul, turp, maydanoz ve havuç alıp poşetlerini pazar arabasına yerleştirdi.

Fırında börek için ıspanak ve taze soğan, yemeklik kereviz, karnabahar da aldı. Evin kuru soğan ve patates eksikliğini giderdi. Meyve olarak portakal, yanında muz ve elmayı tercih etti. Pazara yeni gelmeye başlayan kuşkonmazlardan bir bağ alıp pazar arabasına attı. Bir de baktı ki pazar arabası ağzına kadar dolmuş. Markete ve kasaba uğraması gerekiyordu ama vazgeçti; hafta sonunda eşi ve çocuklarıyla gelip eksikleri tamamlayabilirdi.

Hatice Hanım pazardan aldıkları, 15 naylon poşete ancak sığmıştı. Hafta sonunda eşi ve çocuklarıyla kasap ve marketten alacaklarını da en az 10 poşete koyacaktı. Evlerine her gün bir ekmek poşeti giriyordu. Bütün bu poşetlerin haftalık toplamı 32 ediyordu.

Bu hesaba göre Hatice Hanım'ın evine yılda giren poşet sayısı 1664'tü. Bir kilo poşetin sayısının 120 civarında olduğu düşünüldüğünde Hatice Hanım'ın evine yılda giren poşet sayısı; yaklaşık 14 kiloyu buluyor.

BAŞKANIN DİKKATİNE SUNUYORUM

Çine Belediye Başkanımız Sayın Enver Salih Dinçer’in de dikkatini çekmek için rakamlar vermeye devam edelim.

Çine’nin nüfusu yaklaşık 50 bin. Sayıyı 4’e bölersek en az 12.500 aile eder. Her aile 14 kilo poşet tüketiyorsa, Çineli ailelerin yıllık poşet tüketimi yaklaşık 175 tondur. Bu kiloya, kasabada üretim yapıp dışarıya mal pazarlayan işletmelerin kullandığı poşetleri de koyarsak karşımıza çıkan rakam gözlerimizi yuvarlağından çıkarır. Biz bu rakamı 300 ton olarak hesapladık ama işletme sahibi bir arkadaşım; “Çok iyimsersiniz” diyerek bizi daha da şaşırttı. Hemen ardından da; “Bu rakam en az 450 ton, geçtiğimiz yıl hesaplamıştık” diyerek noktayı koydu.

Hesaplanan yalnızca naylon poşet; bu rakamın içinde marketten alınan yiyeceklerin ambalajları, sanayi sektöründe kullanılan plastik, PVC, kimyasal ev gereçleri yok.

450 TON NAYLONUN BİR KİLOSU BİLE GERİYE DÖNMÜYOR.

Oysa devlet işletmelere; “Tükettiğiniz her ambalaj malzemesinin % 30’unu geri döndüreceksiniz” diye bir yasa çıkarmış. Bu yasaya ne pazardaki esnaf ne de marketler uyuyor. Yani Çine’den her yıl 450 ton naylon ve binlerce kilo kimyasal sanayi maddesi, doğaya salınıyor.

Biz Çine’yi hesapladık; Siz, Aydın’ı, Ege’yi, Türkiye’yi hesaplayın ve içiniz kararsın.

Naylon ve plastik, kanserojen etkiye sahip. Doğada çözülme aşamasında toprağı ve suyu zehirliyor. Doğada çözülmeyen naylon ve plastik, denizlere gidiyor. Denizlerin dipleri dolup taşıyor. Böyle devam edersek 50 yıl sonra naylon ve plastikten zehirlenmiş balıkları tüketeceğiz.

Oysa;

Paris’te 2009’dan beri naylon torba kullanımı yasak. Hindistan’da iki büyük eyalette yasak. Tayvan’da hem naylon poşet hem de plastik tabak, çatal, kaşık kullanımı yasak. İrlanda’da da yasak; kullanmak isteyen vergi ödüyor. Kenya’da 2008’den bu yana naylon poşet yasak. Güney Afrika’da geri dönüşümü olmayan naylon poşet yasak. Ruanda’da 2008’den bu yana naylon poşet yasak. Uganda’da ince naylon poşet yasak, kalın poşetler ise vergi ödeyerek kullanılıyor. Çin, naylon poşeti ücretli yapmış; bu yoldan yılda 37 milyon varil petrol tasarrufu sağlıyor.

Her şeye rağmen dünyada yılda 500 milyar poşet üretiliyormuş. Bu akıl almaz bir rakam. Bunun en fazla % 20’si geri dönüyor. Kalanı ya doğada çözülüp atmosferi, toprağı ve kullandığımız suyu zehirliyor ya da denizlerin dibini kirletiyor.

ÇÖZÜM KAĞIT TORBA VE ÇANTA

Ne yapılabilir?

Dayanıklı alışveriş çantaları ile pazara gidilip bir başlangıç yapılabilir.

Belediye, dayanıklı poşet kullanan işletmeleri ödüllendirip, naylon poşet kullananları vergilendirebilir. Teşvik için yapılacak o kadar çok seçenek var ki; uygulanabilir. Kâğıt ya da dayanıklı alışveriş çantaları elbette naylon poşetten daha pahalı ama belediye buna çözüm bulabilir. Çine Belediyesi Türkiye’de önder olsun ve yasak getirsin; işletmelere alternatifler sunsun ve naylon, plastik kullanımının önüne geçmeye çalışsın.

Belediye, üzerine düşen görevi yerine getirmeli ama her şeyi yöneticilerden beklememek gerekiyor; önce kendimizi düzeltmeliyiz.

Örneğin vatandaş olarak bu pazar çarşıda yaptığınız alışveriş için poşet kullanmayın; aldıklarınızı pazar arabasına özenle yerleştirin, eve geldiğinizde ayrıştırın.

Yarın mahalle bakkalından aldığınız ekmeği bir kâğıda sardırın ve koltuğunuzun altına kıstırıp eve gelin.

Ne diyor Kızılderili Atasözü: BİZ DÜNYAYI ATALARIMIZDAN MİRAS ALMADIK; ONU ÇOCUKLARIMIZDAN ÖDÜNÇ ALDIK.

Çocuklarımıza temiz bir dünya bırakmak istiyorsak; naylon ve plastikten uzak durmalıyız.