Mevlüt GÜNAY

Dilimin ucunda kelimeler...

20 Mart 2015, Cuma

     

Kelimeler… Kelimeler… başlıklı yazımda da (Denge gazetesi arşivinde var.) belirtmiştim.Duygularımızı, düşüncelerimizi, fikirlerimizi ancak kelimelerle karşımızdakilere ifade edebiliriz. Düşündüklerimizi eski deyimle meramızı karşımızdakilere ancak kelimelerle ifade edebiliriz. Bunun için de kelime haznemizin geniş olması gerekir.

“Kemaletle kemalet olmaz” demiş büyüklerimiz. Dilin bir başka deyişle kelimelerin de birer alet yani araç olduğunu düşünecek olursak kötü malzeme kullanarak iyi netice elde etmenin zor olduğunu, yanlış kullanımların anlatıma verdiği zararı sonraları telafi edemeyiz.

Pusu…İnfaz…Kurşuna dizmek…Gasp…Bu kelimelere gazete sayfalarında çok sık rastlıyoruz. Ne yazık ki haber değeri olan kelimeler bunlar… Ve yine ne yazık ki zaman zaman gerçek anlamlarını yansıtmayacak şekilde ve yanlış kullanıyorlar.

TDK Güncel Sözlükte “pusu” kelimesinin anlamı şöyle verilmiş: “Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer.” Bazen bu “bekleme ve saldırma” eylemine de pusu deniyor. Pusuya yatmak, pusu kurmak gibi türevleri var. Ama bütün anlamlarda saldırı amaçlı bir yere saklanarak beklenilen yer.”

Bazen bu “bekleme ve saldırma” eylemine de pusu deniyor. Pusuya yatmak, pusu kurmak gibi türevleri var. Ama bütün anlamlarda saldırı amaçlı bir yere saklanarak beklemek söz konusu. Hal böyleyken geçenlerde bir büyük ulusal gazetemizde dış terör pususu haberinde neden pusu kelimesinin kullanıldığını anlamak mümkün değil. Orada bir saklanma değil karşılaşma ve çatışma söz konusu.

Benzer bir sorunu “infaz” kelimesi ile de yaşıyoruz. Okurların da dikkatini çekiyordur. "Mafyadan sokak ortasında kanlı infaz", “Eski eşe infaz” türünden yanlış başlıkları tirajı yüksek merkez medyamız da sıkça görmekteyiz. Öncelikle “infaz” uygulamak, yerine getirmek demek. Öldürmek anlamında kullanılamaz. Kaldı ki infazın bir başka şartı da uygulanacak kararın resmi ve hukuki kurumlar tarafından alınmış olmasıdır. Artık kaldırılmış olan idam cezasının infazından olduğu gibi. Bir kişinin “infaz yöntemi” adı verilen yöntemle öldürülmüş olması da durumu değiştirmez.(Emekli öğretmen arabasında kafasına sıkılan tek kurşunla infaz edildi.vs. gibi) şu halde bu neviden olaylar da “infaz” yerine cinayet, suikast ve öldürmek gibi kelimeleri kullanmak daha doğru olacaktır diye düşünmekteyim.

Sanırım geçen yıldı. Kars’ta üzücü bir olay yaşadık. Türkiye İstatistik Kurumu’nun bir çalışanı, yedi çalışma arkadaşını öldürdü. Bu olay, büyük gazetelerde haber olarak verilirken “kurşuna dizmek” ve “katliam” kelimelerine rastladık. Kurşuna dizmek verilen ölüm cezasının bir askeri birlik tarafından yerine getirilmesi anlamına geliyor. Ve artık tarih olmuş bir uygulama. Katliam ise kısaca kıyım anlamına geliyor. Her iki kelime de olayı anlatmak için doğru seçimler değil.

Bunların yerine “silahlı saldırı” ve belki de “kurşun yağdırmak” kullanılabilirdi.

Gasp konusu da yanlış kullanılan kelimelerin başında geliyor. Gene büyük gazetelerimizin birinde okudum. “Geri dönmeyen eşini gasp etti.” diye bir haber. Bir tarama yaparsanız gazetelerde gasp kelimesinin onlarca benzer ve yanlış kullanımlarına rastlayabilirsiniz. Oysa kişi değil meta gasp edilir. Kelimenin anlamı: "Bir malın, sahibinin izni olmadan ve zorla alınmasıdır.” Bu alma eyleminin neticesinde gasp edilen şey kişi değil, eşya olur. Cüzdan, mücevher ve para gibi. Sözü edilen haberde, gasp edildiği iddia edilen eşyalar alyans, bilezik ve yüzüktür, geri dönmeyen eş değil.

Bu tür yanlış kullanımlara birkaç örnek daha vermek istiyorum.

“Ölü ele geçirildi.” Mal ya da eşya ele geçirebilir. Silah, uyuşturucu vs. ama insan ele geçirilmez. Terörle mücadele jargonu çerçevesinde gazeteciliğe sızan bu kullanım yanlıştır. Terör örgütlerinin ölülerini çatışma alanında bırakmayıp taşımaları da bu durumu değiştirmez.

“Zorla tecavüz edildi.” Tecavüz, zaten kişinin istemi dışında zor kullanarak taciz etmektir. Adı üzerinde “zor” içeren bir terimdir. Bunun ayrıca belirtilmesi kelimenin anlamına yeterince vakıf olmamaktan kaynaklanmaktadır.

Yerel basında çalışan genç gazeteci kardeşlerim “haber yazımında dikkat edilmesi gereken kuralları” ilgili birer kitapçık edinseler iyi olur kanaatindeyim. Eğer bunu yaparlarsa yaptıkları haberlerde komik duruma düşmezler. Hem daha verimli haber yapma imkanı bulurlar.

Haberin amacı bilgi aktarmaktır ve bu aktarım sırasında doğru sözcükler kullanılmalıdır.

Yanlış kullanımlar haberin yanlış anlaşılmasına yol açar. Bağlamından kopmuş kelimeler bir nefret ya da meşruiyet kaynağına dönüşebilir.

Daha da önemlisi okurun gazeteden soğumasına yol açabilir.

Shakespeare Hamlet adlı eserinde Polonivsa sordurur: “Elinizde ne var efendimiz?” Hamlet cevap verir: "Kelimeler, kelimeler,kelimeler…”

Unutmayalımki, gazetecilerin ve yazarların da ellerinde kelimeler ve fotoğraflar var. Böylesine çok bilinen ve anlamları bariz kelimeleri bile yanlış kullanırsak gazeteciliğimize, yazılarımıza gülerler ve elimiz de hiçbir şey kalmaz.

Hepinize iyi haftasonları değerli DENGE okurları...



Yazarın Tüm Yazıları
CHP'NİN AĞAÇLA İMTİHANI
MAHALLİ SEÇİMLERE GİDERKEN!
GÖZÜNÜZ AYDIN
İŞARET FİŞEĞİ PORTAKALLI FOX TV'DEN, SALDIRI İNCE'DEN
ÖR-KOOP SEÇİMLERİ VE SİYASET
DÜZELTME VE YANIT METNİ
Halkımızın doğruları bilme hakkı vardır
BİRAZ SAYGI LÜTFEN!
ATATÜRK'ÜN CHP'SİNDEN KILIÇDAROĞLU'NUN YENİ CHP'SİNE
HALK İSTER BÜYÜKŞEHİR YAPARMIŞ
DÜĞÜN EL İLE HARMAN YEL İLE
TÜRKİYE'NİN TALİHSİZLİĞİ
Çark etmek yatak yapmış
İnsaf insani bir haslettir
CUMHURİYETİN YIL DÖNÜMÜ’NDE ATATÜRK VE NURİ DEMİRAĞ
ÇARŞI HER ŞEYE KARŞI
Ülkemizin ihtiyacı
AK KALABİLMEK
BİR YAZININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞIN
SU HAYATTIR
CHP nereye yürüyor?
Bu telaş neyin nesi?
REFERANDUMUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
REFERANDUMUN ARDINDAN
Yorumsuz
15 TEMMUZ VE ATATÜRK TİCARETİ
ÇANAKKALE VE 16 NİSAN
YERLİ VE MİLLİ OLABİLMEK
ERBAKANSIZ ERBAKAN'I ANMA PROGRAMI
İki başlı sistem ve CHP'nin hedefi
MERKEZ SOL ANA MUHALEFETİN AÇMAZI
BİR KARDİNALİN HEZEYANLARI
Referanduma doğru
DEVLET YALAKASI
Irak’ta Suriye’de ne işimiz var
İsmet abinin ardından
KÜÇÜK ŞEYLER
CHP nereye gidiyor?
HALK İSTER BÜYÜKŞEHİR YAPAR
FİLLER TEPİŞİR ÇİMLER EZİLİR
TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ
Köprülü Kavşak hayırlı olsun
Sadece paralel devlet kurmamışlar
Altın nesil çocuklarına sorulan sorular
Burası Türkiye
Fabrika ayarlarına dönüş
Düşünme zamanı
İntikam saldırıları
Ülkeyi de İslam’ı da çoktan satmışlar
Haşhaşi değiller miymiş?
İhanet örgütü
Arada bir hatırlamak lazım
Zerzevat belediyeciliği
Biraz özeleştiri lütfen
Bu bir itiraftır
Aydın Büyükşehir ve Nazilli Belediyesi'ne arz
Evet MHP dizayn edilmek isteniyor
Ağızlarının ayarı kaçmış.
"Cumhurbaşkanımızın ABD ziyareti"
Siyasetin Seviyesi
MHP dizayn edilmek mi isteniyor?
CHP’ye hiç yakışmadı
"Gözden kaçanlar"
Ensar olabilmek
Timsah gözyaşları
1 Kasım'ın ardından
Zebra sürüsü öyle mi?
Millet iyi salladı
Maziye yolculuk ve istikrar
CHP ve marjınal sol
Sözün bittiği yerdeyiz
Cumhurbaşkanları ve tarafsızlık
Farkı siz ayırtedin
AK Parti fabrika ayarlarına mı dönüyor?
Kısa Kısa
Lider ön görüsü olan insandır
Üst akıl - koalison - İstikrar
Çamur at izi kalsın mantığı
Bu filmi çok gördük
Özeleştiri yapmak
Büyükşehir Belediyesi ne iş yapar?
Komşusu açken tok yatan bizden değildir
Aydın Büyük Şehir Belediyesi ne yapmak istiyor – 2
Aydın Büyükşehir Belediyesi ne yapmak istiyor? (1)
Oğuzun evlatlarının yolu
Bir oyun anatomisi
İktidar ve muhalefetin vaatleri
Sosyal devletin gereği
Desteksiz Atışlar
Seçim sisteminin getirdikleri
Bir seçmenin bilançosu
Yok mu artıran?
Seçim sistemi ve maziye yolculuk
Fenerbahçe kafilesine saldırı
Kırk yıllık kani...
Geçti Bor'un Pazarı…
İlkeli insan saygı görür
Dilimin ucunda kelimeler...
Küçük meseleler
Süleyman Şah Operasyonu
İktidar olmak sorumluluk demektir
Acılardan rant sağlanmaz
Eski ve Yeni Türkiye
Muhalefet ne işe yarar!
Valimizin öncülüğü elzemdir
Özgürleşme sırası hangi ülkede
Aydınlılar neden Aydınlıları sevmez?
Enerji mi Tarım mı? - Sanayi mi Tarım mı?
Takiyyeden örnekler
Osmanlı Türkçesi
Yeni rektörümüze başarılar
Cumhurbaşkanlığı Sarayı
Aydın'dan Zeybekçi Geçti
Özlem Hanım’ın selamına bir kaç kelam