Anayasa Mahkemesi (AYM), maddi imkânsızlık nedeniyle dava harçlarını ödeyemeyen bir vatandaşın yaptığı bireysel başvuruda önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, adli yardım talebinin yeterli inceleme yapılmadan reddedilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Karara konu olayda Azize Cansağ Bağlı, Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tapu iptali ve tescil davası açtı. Ekonomik durumunun yetersiz olduğunu belirten Bağlı, dava harçları ve yargılama giderlerinden muaf tutulmak amacıyla adli yardım talebinde bulundu. Başvurusuna fakirlik belgesi sunan Bağlı, ayrıca avukatı tarafından ücretsiz temsil edildiğini de mahkemeye bildirdi.
Ancak mahkeme, ekonomik durumunun yeterince ortaya konulamadığı gerekçesiyle adli yardım talebini reddetti. Bu karara yapılan itiraz da kabul edilmedi. Daha sonra ek belgelerle yeniden yapılan başvuru da sonuçsuz kaldı.
Harç ve yargılama giderlerini karşılayamayan Bağlı'nın davası ise esasa girilmeden usulden reddedildi.
Dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi, adli yardım kurumunun temel amacının, maddi gücü yetersiz kişilerin yargıya erişimini güvence altına almak olduğunu vurguladı.
Kararda, başvurucunun sunduğu belgelerin yeterince değerlendirilmediği belirtilirken, yalnızca banka hesabının bulunması ya da geçmişte çalışmış olması gibi hususların adli yardım talebinin reddi için tek başına yeterli gerekçe oluşturamayacağı ifade edildi.
Yüksek Mahkeme, kişilerin ekonomik durumlarının varsayımlarla değil, somut veriler ve kapsamlı araştırmalarla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
AYM, başvurucunun dava harçlarını ödeyemediği için davasının hiç görülememesinin, mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu sonucuna vardı. Bu nedenle Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
İhlalin giderilmesi amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veren AYM, başvurucunun maddi ve manevi tazminat taleplerini reddetti. Öte yandan mahkeme, başvurucu lehine 40 bin lira vekâlet ücretine hükmetti.
Karar, özellikle ekonomik nedenlerle dava açmakta veya açtığı davayı sürdürmekte zorlanan vatandaşlar açısından emsal nitelik taşıyor. AYM, adli yardım taleplerinin yüzeysel değerlendirmelerle değil, kişinin gerçek mali durumunu ortaya koyan somut veriler ışığında incelenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuş oldu. (FURKAN SARICA)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.