ABD ile İran arasında 26 Şubat’ta başlatılan nükleer müzakerelerde uranyum zenginleştirme konusundaki görüş ayrılıkları sürerken, bölgede tansiyon yeniden yükseldi. İsrail’in İran’a yönelik “önleyici saldırı” başlattığı yönündeki haberler, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Gelişmelerin petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10’luk artışa neden olabileceği değerlendiriliyor.
Brent petrol, şubat ayının son işlem gününü yüzde 3 yükselişle 73,12 dolardan kapatarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Trump: “İran’a Yönelik Büyük Bir Operasyon Başlattık”
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde Tahran yönetiminin “iyi niyetli ve açık” davranmadığını savunarak sürecin gidişatından memnun olmadığını açıkladı. Trump, İran’ın nükleer silah edinmesini istemediklerini vurgularken diplomatik çözüm arayışının sürdüğünü ancak tarafların beklentiler konusunda uzlaşmakta zorlandığını belirtti.
Bugün İsrail’in İran’a karşı operasyon başlattığı bildirildi. Saat 08.14 itibarıyla İsrail genelinde sirenler çalarken cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildi. Bazı İsrail medya kuruluşları operasyonun ABD ile ortak yürütüldüğünü iddia etti. Trump da yaptığı açıklamada, “İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık” ifadelerini kullandı.
Temel Anlaşmazlık: Uranyum Zenginleştirme
Müzakerelerdeki en önemli başlık, İran’ın nükleer programını sınırlı şekilde sürdürmesi karşılığında yaptırımların kaldırılmasını istemesi ile ABD’nin uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulması talebi arasında yaşanan görüş ayrılığı olarak öne çıkıyor.
Diplomatik temaslar sürerken ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırması da dikkat çekiyor. Trump, 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada sürecin 10-15 gün içinde netleşebileceğini belirterek, “İran ile anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde çok kötü şeyler olur” demişti.
Petrol Fiyatlarında Yüzde 10 Artış Senaryosu
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, jeopolitik gelişmeler kaynaklı petrol fiyat artışlarının kalıcı olmasını beklemediğini söyledi. Rizvi, ABD yönetiminin istihdam ve tüketici harcamaları üzerindeki baskı nedeniyle uzun süre yüksek petrol fiyatlarına izin vermeyeceğini ifade etti.
Rizvi’ye göre fiyat artışının boyutu, saldırının kapsamı ve enerji altyapısının hedef alınıp alınmamasına bağlı olacak. Sınırlı bir saldırı durumunda petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10’luk artış görülebileceğini belirten Rizvi, daha sınırlı bir senaryoda ise fiyatlarda düşüş yaşanabileceğini kaydetti. Küresel hisse senetlerindeki satış baskısının da saldırının niteliğine bağlı olacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı Senaryosu: 150 Dolar Uyarısı
Rizvi, Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi daha ciddi bir senaryoda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini söyledi. Böyle bir durumda küresel büyümenin yaklaşık yüzde 1,5 baskı altında kalabileceğini, altının 6 bin 500 doların üzerine çıkabileceğini ve ABD enflasyonunun yeniden yüzde 4,5 seviyelerine yaklaşabileceğini dile getirdi.
Uzun süreli bir çatışmanın özellikle gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Rizvi, enerji bağımlılığının bazı ülkelerde yüzde 80-95 seviyelerine ulaştığını belirtti. Bu durumun gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini derinleştirebileceği ifade edildi.
Çatışmanın Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörleri de kapsayacak şekilde genişlemesi halinde piyasaların bölgesel savaş riskini daha güçlü biçimde fiyatlamaya başlayabileceği belirtiliyor. (HABER MERKEZİ)























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.