• 25 Temmuz 2026, Cumartesi 14:26

'Toplumun vidaları tek tek sökülüyor'

Hukukçu ve sosyolog Zekai Savaşlar, TV'den Kuş Bakışı programında yaptığı değerlendirmelerde, Rus yazar Anton Çehov'un bir hikâyesinden yola çıkarak Türkiye'de ahlak, adalet, eğitim, ekonomi ve kültürel yozlaşma üzerine dikkat çeken tespitlerde bulundu. Toplumsal çözülmenin küçük görünen ihmallerle başladığını savunan Savaşlar, "Toplumun vidaları tek tek sökülüyor" benzetmesiyle önemli mesajlar verdi.

ÇEHOV'UN HİKÂYESİYLE MESAJ VERDİ

Programın açılışında tiyatronun toplumlar için önemli bir sanat dalı olduğunu anlatan Zekai Savaşlar , Rus yazar Anton Çehov'un eserlerinden etkilendiğini belirterek yıllar önce Rusya'da yazarın müze haline getirilen evini ziyaret ettiğini anlattı.

Daha sonra Çehov'un tren raylarındaki vidaları söken köylüleri konu alan hikâyesini paylaşan Savaşlar, hikâyenin toplumsal çöküşü anlatan güçlü bir metafor taşıdığını ifade etti.

"Müfettiş köylülere 'Rayların vidalarını neden söküyorsunuz?' diye soruyor. Köylüler ise fizik dersinde tek vidanın sökülmesi halinde rayın devrilmeyeceğini öğrendiklerini söylüyor. Ancak hikâyenin asıl mesajı burada başlıyor. Köylüler, kendilerine çocukken ahlakın, adaletin ve başkasına zarar vermemenin öğretilmediğini anlatıyor. Çehov aslında toplumu ayakta tutan şeyin teknik bilgi değil, ahlaki değerler olduğunu vurguluyor." dedi.

"CEHALET TOPLUMLARI YIKIMA GÖTÜRÜR"

Çehov'un hikâyesindeki mesajın günümüzde de geçerliliğini koruduğunu dile getiren Savaşlar, toplumların cehaleti normalleştirdiği anda çözülmenin başladığını savundu.

Cehaletin yalnızca bilgisizlik olmadığını belirten Savaşlar, bunun adalet, erdem ve vicdanın önüne geçmesi halinde toplumun ayakta kalamayacağını ifade etti.

"Cehaletin normal kabul edildiği toplumlar yıkılır. Çünkü o noktadan sonra ahlak ikinci plana düşer. İnsanlar yanlışları sıradan görmeye başlar. Oysa bir toplumun en büyük sermayesi çocuklarına adaleti, ahlakı ve başkalarına zarar vermemeyi öğretmesidir." ifadelerini kullandı.

MEDYAYA BİLGİ KİRLİLİĞİ ELEŞTİRİSİ

Savaşlar, toplumdaki çözülmenin nedenlerinden birinin de bilgi kirliliği olduğunu ileri sürdü.

Her konuda uzman olmayan kişilerin televizyon ekranlarına çıkarıldığını savunan Savaşlar, bunun kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini söyledi.

"Her profesör her konuda uzman değildir. Tıp profesörünü ekonomi konuşsun diye ekrana çıkarırsanız insanların aklıyla oynarsınız. İnsanlar unvana bakıp söylenen her şeyi doğru kabul ediyor. İşte toplumun vidalarından biri de burada sökülüyor." diye konuştu.

ENFLASYONUN TEMELİNDE AHLAK SORUNU OLDUĞUNU SAVUNDU

Türkiye'nin uzun yıllardır yüksek enflasyonla mücadele ettiğini söyleyen Savaşlar, yalnızca ekonomik tedbirlerin yeterli olmadığını, ahlaki yozlaşmanın da fiyat artışlarını beslediğini öne sürdü.

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farklarının kabul edilemez seviyelere ulaştığını dile getiren Savaşlar, aracıların aşırı kâr hırsının toplumun tamamına zarar verdiğini savundu.

"Üretici ürünü 30 liraya satıyor, pazarda aynı ürün 100 liraya satılıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici ise mecbur kaldığı için yüksek fiyata almak zorunda kalıyor. Burada para kazanmak uğruna toplumun vidaları sökülüyor. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir meseledir." dedi.

TURİZMDEKİ FİYATLARA TEPKİ GÖSTERDİ

Turizm sektöründeki fiyat artışlarının Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflattığını ileri süren Savaşlar, yabancı turistlerin artık daha uygun fiyatlı destinasyonlara yöneldiğini söyledi.

Türkiye'nin pahalı bir ülke algısının oluştuğunu savunanSavaşlar, bunun döviz gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

"Eskiden aynı otelde tatil yapan insanlar bugün fiyatların üç katına çıktığını söylüyor. Türkiye pahalı ülke algısıyla turist kaybediyor. Turizm ihracat kadar önemli bir gelir kaynağıdır. Bu fiyat politikası devam ederse bunun ekonomik sonuçları ağır olur." değerlendirmesinde bulundu.

BÜROKRASİYİ ELEŞTİRDİ

Programda bürokrasinin işleyişine de değinen Savaşlar, kamu görevlilerinin vatandaşı devlete küstürecek uygulamalardan kaçınması gerektiğini söyledi.

Yanlış uygulamalara göz yumulmasının toplumdaki güven duygusunu zedelediğini belirten Savaşlar, bürokrasinin çözüm üretmek yerine sorunların büyümesine neden olmaması gerektiğini ifade etti.

"Devletin en alt kademesinden en üst makamına kadar herkes vatandaşını devletine düşman etmemek zorundadır. Bürokrasi görevini yapmazsa, yanlışlara göz yumarsa o da memleketin vidalarını sökenlerden biri olur." dedi.

YABANCI TABELALARA TEPKİ

Savaşlar, kültürel yozlaşmanın yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığını, yabancı kelimelerin günlük yaşamda giderek yaygınlaşmasının da milli kültüre zarar verdiğini savundu.

Belediyelerin yabancı tabela kullanımını sınırlandırabilecek yetkilere sahip olduğunu söyleyen Savaşlar, bu konuda daha kararlı adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

"Her sokakta yabancı isimli tabelalar görüyoruz. Türkçenin karşılığı varken yabancı kelimelerin tercih edilmesi kültürel deformasyondur. Belediyeler isterse bunu vergi ve ruhsat uygulamalarıyla sınırlandırabilir. Kültürümüzden bir vida daha sökülmesine izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.

"KÜÇÜK HATALAR BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURUR"

Konuşmasının sonunda yeniden Çehov'un hikâyesine dönen Zekai Savaşlar, toplumları çöküşe götüren sürecin bir anda başlamadığını, küçük görülen yanlışların zaman içinde büyük krizlere dönüştüğünü söyledi.

"Bir orman bir kibritle yanabilir. Bir vida söküldüğünde kimse önemsemeyebilir ama ikinci, üçüncü vida söküldüğünde artık tren devrilir. Devletimizin, milletimizin ve kültürümüzün vidalarını söktürmemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Cehaletin, adaletsizliğin ve ahlaksızlığın normalleşmesine izin verilirse bunun bedelini bütün toplum öder." diyerek sözlerini tamamladı. (SELİME AYDEMİR)

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.