“Aydın, JES’lerle Hiroşima’ya dönüştürülüyor!”

27 Haziran 2020, Cumartesi 15:36

     


İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, “Aydın göz göre göre boğulmaya, zehirlenmeye ve adeta Hiroşima’ya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bu insanlık felaketine dur demek sadece Aydınlıların değil, tüm vatandaşlarımızın sorumluluğu olmalıdır” dedi.

Aydın’ın Germencik ilçesinde yapılması planlanan EFE-8 Jeotermal Enerji Santrali (JES) karşısında Aydın halkının ortaya koyduğu direniş ve yıllardır süren hukuk mücadelesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere bazı kesimlerce yok sayıldığını belirten Sezgin, bu hukuksuzluğa dur denilmesini istedi.

“BAKANLIK, JES YATIRIMCISI ŞİRKETLERLE KOL KOLA”

Germencik’te göz göre göre bir çevre ve doğa katliamı yaşandığını belirten İYİ Parti Aydın Milletvekili Sezgin, “Dünyada JES tesislerinin en yoğun bulunduğu Germencik’te, yeni JES’lerin yapılması için şirketler, Bakanlık ve Danıştay adeta savaş veriyor! Yerel mahkeme tarafından 2 defa alınan 'ÇED Olumlu raporunun iptali' kararı ve JES’lerin zararlarını açık bir şekilde ortaya koyan bilirkişi raporlarına rağmen, Bakanlık şüpheli bir ısrarla, santralin kurulması için her türlü yolu deniyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, henüz temyiz süreci devam ederken yeni bir ÇED süreci başlatmış ve Danıştay’ın yerel mahkeme kararını iptal etmesinin hemen ardından yeniden ÇED olumlu kararı almıştır. Bakanlık, JES yatırımcısı şirketlerle kol kola, iktidarın baskısıyla alındığı intibası yaratan Danıştay kararının da desteğiyle, Germencik’i ve Aydın’ı JES’lerle boğmaktadır” açıklamasında bulundu.

“AYDIN HALKININ NE KADAR HAKLI OLDUĞUNU GÖZLER ÖNÜNE SERMEKTEDİR”

Bilirkişi raporları ısrarla yok sayıldığını, mahkeme kararlarının ardı ardına iptal edildiğini dile getiren Sezgin,”15 Haziran 2017 tarihinde alınan ‘ÇED Olumlu’ kararının ardından, yerel mahkeme tarafından ve bilirkişi raporlarına dayanılarak kararın 2 defa iptal edilmesine rağmen, Danıştay tarafından bu kararlar bozulmuş ve ardından Bakanlık tarafından geçtiğimiz günlerde yeniden ‘ÇED Olumlu’ kararı alınmıştır. Ekte özetlenen süreç, JES’lerin zararlarını ve Aydın’ın göz göre göre nasıl imha edilmeye, topyekun zehirlenmeye ve adeta ‘Hiroşima’ya dönüşme’ tehdidi altında bulunduğunu gözler önüne sermektedir. Bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararlarında geçen şu ifadeler, JES konusunda Aydın halkının kaygılarında ne kadar haklı olduğunu gözler önüne sermektedir: ‘EFE-8 JES projesinin canlı ve bitki çeşitliliği ile Aydın’ın tarımsal potansiyeli üzerinde olumsuz etkileri bulunabilir (Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin, 2017/759 esas, 2018/886 karar sayılı, 24.09.2018 tarihli kararı). Çok sayıda JES’in birbirine yakın konumda bulunması nedeniyle kümülatif etki (etkinin katlanarak artması) ortaya çıkabilir (Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin, 2017/759 esas, 2018/886 karar sayılı, 24.09.2018 tarihli kararı). İncir ağaçlarında meydana gelen zarar, jeotermal suyun toprağa karışması nedeniyle oluştuğu kanaatine varılmıştır (Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin, 2017/759 esas, 2018/886 karar sayılı, 24.09.2018 tarihli kararı). Tesis, çevresindeki bitki örtüsüne, canlılara vereceği zararlar açısından çok risklidir (Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin, 2017/759 esas, 2018/886 karar sayılı, 24.09.2018 tarihli kararı). Tesis, zeytinlerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerdendir (11 Kasım 2019 tarihli bilirkişi raporu). Tesiste açığa çıkacak gazların, yoğuşarak veya yağışlar yoluyla zeytinleri ve diğer tarımsal ürünleri olumsuz etkileme potansiyeli bulunmaktadır (11 Kasım 2019 tarihli bilirkişi raporu). EFE-8 JES projesinin önemli çevresel etkileri olacaktır (Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin 2019/232 esas, 2019/920 karar sayılı, 02.12.2019 tarihli kararı)” dedi ve Kararda, “Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak Bakanlığımızca ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verilmiştir” ifadeleri kullanıldığına dikkat çekti.

“DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMAYAN BİR TUTUMDUR”

“Oysa ne halkın görüşleri, ne de bilirkişi raporları dikkate alınmayarak, projenin hayata geçirilmesi için her türlü hukuki ve hukuk dışı yöntem kullanılmaktadır” diyen Sezgin, son olarak şunları kaydetti:

“ÇED toplantıları, bölge halkı tarafından devamlı olarak protesto edilmektedir. Vatandaşlar toplantılara ‘Kanser olmak istemiyorum’, ‘Çocuklarımız için jeotermale hayır’ ve ‘Havama, suyuma, toprağıma dokunma’ gibi döviz ve pankartlarla katılarak, JES’lere yönelik tepkilerini ifade etmektedir. Hazırlanan ‘ÇED olumlu’ kararında da bu ifadeler tutanağa geçirilmiştir. Halkın tepkisi, direnişi ve her türlü protestosu ÇED raporunda belirtilmesine rağmen Bakanlık tarafından tekrar ÇED olumlu kararı verilmesi, öte yandan kararda ‘komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınarak’ ifadelerinin kullanılmış olması ise hem millet iradesinin yok sayılmasıdır hem de devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir tutumdur." (ERDAL AYDIN)







 
Son Eklenen Haberler