"Aydın şehrinin her santimetre karesi hizmete layıktır”

8 Nisan 2021, Perşembe 10:37

     


Aydın Eski Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, Aydın Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin tutumu ve çalışmalarını eleştirerek, “Aydın şehrinin her santimetre karesi hizmete layıktır, kusurlu hiçbir yer kalmasın. Yani iki damla yağmur yağdığı zaman su sadece milleti basıp etkilemesin, bir yerde iki santim su bile birikiyorsa onu bile kusur saydık” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Aydın Eski Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa’nın konuğu oldu. Aksu, Siyasetçilerin suni gündem yarattığı için ülkede konuşulması gereken konuların konuşulmadığını belirtti.

“SUNİ GÜNDEM YARATMA KONUSUNDA SİYASETÇİLERİN BECERİSİNE HAYRANIM”

Türkiye’de siyasetçilerin suni gündem yaratma çabasında olduğunu belirten Aksu, “Ben sadece Aydın’da değil Türkiye’deki suni gündem yaratma konusunda siyasetçilerin becerisine hayranım. Ülkenin konuşması gereken, üzerinde düşünmesi gereken, araştırması gereken, çözüm bulması gereken bunca konu varken mutlaka suni bir gündem buluyoruz. Genellikle de birbirimizi kötülemek amacıyla suni gündemler yaratıyoruz” dedi.

“KENTSEL TARAMA PROJESİ AYDIN’I EKONOMİK OLARAK AYAKTA TUTAN PROJE OLDU”

Aksu, “Şimdi 1998 yılında Aydın’daki bütün mahalleleri taramak suretiyle kentsel tarama dediğimiz bir proje uyguladık. O tarihte de tepkiler olmadı değil. Binaların sıvasız cephelerini boyattık, çirkin tabelaları söktürttük. Kötü ve çürümüş sundurmaları söktürttük, düzenledik. Sonra bunu 2000 yılında daha da genişlettik. 2001 krizinde ise bu proje adeta Aydın’ı ekonomik olarak ayakta tutan proje oldu. Aydın’ın her köşesinde ya bir arsanın çevrilmesi için bir bahçe duvarı ya bir binanın cephesinde çalışma, ya bir sundurma ya da bir tabela, bunlar piyasayı hareketlendirdi, Aydın ekmek yedi. Aydın kendi ekmeğini yedi. Böyle bir proje döneminde bal dök yala ismini verdik projeye. Dedik ki bu şehir her türlü hizmete layıktır. Kültür merkezi yaptık, adliye sarayı yaptık, emniyet binası yaptık, kaymakamlık binası yaptık. 16 tane okul yaptık, müze yaptık, bunlar yetmez. Aydın şehrinin her santimetre karesi hizmete layıktır, kusurlu hiçbir yer kalmasın. Yani iki damla yağmur yağdığı zaman su sadece milleti basıp etkilemesin, bir yerde iki santim su bile birikiyorsa onu bile kusur saydık. Buna Kentsel Tarama ve Bal dök yala adını verdik. Yanına da’ Orman Kent’ projesini koyduk. Bir taraftan şehrin en küçük kusurlarını milim milim taradık, bu arada şehrin düzeltemediğimiz birkaç noktası kaldı. Bunlardan bir tanesi Güzelhisar Mahallesi’ndeki Yunan işgalinden bu yana enkaz halinde bulunan torlak bölgesiydi. Bir tanesi de Kemer mahallesinde sit alanı olduğu için orayı modernize ettik, Turgut Özal bulvarını açtık, Ayko’yu bitirdik, Efekent’i bitirdik. Yani mükemmel bir Kemer Mahallesi yarattık ama eski Kemer mahallesine fazla müdahale edemedik. İşte bu iki büyük projeyi çözmek amacıyla 2000 yılına doğru şimdiki gibi Kentsel Dönüşüm Kanunu yok, devlet kimseye ‘eskisini yık yenisi yap, şehri temizle’ diye ne destek veriyor, ne bir model kurmuş ne yetki var, hiçbir şey yok” diye konuştu.

“YERELDE BİRİLERİ ÇIKIP TROLLÜK TALİMATI VERİYOR”

Aksu, “Türkiye’de hep suni gündemler yaratılıyor. Geçmiş tartışması yeni tartışması oluyor. Aslında biz geçmişi biliyoruz, Aydın halkıda biliyor hiç unutmadı. Bizim bıraktığımız eserlerin üzerinden Aydın’ın şehir haline geldiğini ve bizden sonra istismar edildiğini biliyorlar. Bizim şu anda ne yapılabilir, gelecekte ne yapmamız lazım bunları konuşmak istiyoruz ama hep suni gündemler yaratılıyor. Yerelde birileri çıkıp trollük talimatı veriyor. Sayın Özlem Çerçioğlu saldırın talimatı veriyor. İşte geliyorlar saldırıyorlar biz onlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Onlar bizim hakkımızda şikâyette bulunuyorlar biz onlar hakkında şikâyette bulunuyoruz, yani bunun bir sonu yok. Benim bundan 25 sene önce ortaya attığım bir fikir var, Aydın Güç Birliği diye bir araya gelen dostlar meclisi gibi kurumlara karşı değilim onları küçümsemiyorum. Benim 25 yıl önce 1998 yılında ortaya attığım fikir, Aydın bir araya gelmekte güçlük çekiyor bu klasik bir hikâye haline gelmiş Efeler tek oynar. Efeler tek oynasın razıyız da efenin biri öbürünün kuyusunu kazmasın bari. Denizlili iki kişi bir araya gelince fabrika kurar, Aydınlı iki kişi bir araya gelince rakı içer ,bunlar Aydın’a çok yakıştıramadığım söylemler. İşte böyle bir ortamda ortaya attığımız bir fikir var. ‘Aydın Güç Birliği’, Aydın’ı yöneten herkesin başta milletvekilleri ve belediye başkanları olmak üzere hemen arkasından sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları var. Bir ülkenin kaderini tayin eden başta siyasetçilerdir. Siyasetçilerde iki gruptur. Biri Ankara’daki milletvekilleri diğeri de yereldeki belediye başkanlarıdır. Bunlar yetkilidir hizmet bunlar tarafından yapılır. Devletin bürokrasisi ve daire müdürlükleri de devletin icraatını yöneten kişilerdir. Bunların hepsinin bir araya gelmesi gerekir. Toplumda etkili olan en temel kurum meslek odalarıdır. Dedik ki bunların hepsini bir araya getirelim. Ben 1994 yılında seçilir seçilmez bütün bu kurumları davet ettim. Bütün daire başkanlarını davet ettim. Ben hava atarak onlara emrederek bir şeyi yaptıramam. Kendi memuruma da yaptıramam. Hep söylüyorum kendi çalışanlarınızı bile eğer hoş tutmazsanız, inandırmazsanız hele ki onları taciz edip mobbing uygularsanız hiç iş yaptıramazsınız. Bugün Aydın’daki tablo bu, biz buna itiraz ediyoruz. İnsanların gönlünü hoş tutun sadece çalışanlarınızın değil bütün kurumları. Milletvekillerini siz davet edin ben bütün milletvekillerini beş defa davet ettim. Aydın’ı büyükşehir yapalım diye kampanyalar açmışım. Bunlar sayesinde hizmet geldi başka türlü hizmet gelemez” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler