"Kadın cinayetleri azalmıyor"

25 Kasım 2020, Çarşamba 14:50

     


tvDEN’de yayınlanan, Gazeteci Mehmet Aydın'ın hazırlayıp sunduğu Z Raporu'nun canlı yayın konuğu olan İzmir Barosu Genel Sekreteri Avukat Perihan Çağrışım Kayadelen, "Maalesef kadın cinayetleri ülkemizde artarak devam ediyor. Yalnızca Ege Bölgesi değil Türkiye'nin yedi bölgesinde de aynı durum söz konusu" dedi.

 

Kayadelen, "25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü çok uzun süren bir mücadelenin ürünü. Simgesel hale gelen, Mirabel kardeşlere adanmış bir gün. Diktatörlüğe karşı gelen 3 kadının vahşice katledilmesi sonrasında Birleşmiş Milletler düzeyinde verilen çabalar sonucunda, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olarak ilan edilmiş bir gün. Mirabel kardeşlerin nezdinde aslında hem Türkiye'nin hem dünyanın en büyük sorunlarından biri olan Kadına Yönelik Şiddete dikkat çekmek amacıyla, tüm dünyanın her yerinde bir anma günü olarak 25 Kasım gerçekleştiriliyor. Aslında bu kadınların isyan ettiği bir gün, bir kutlama günü değil. Kadınların her gün öldürüldüğü şiddete uğradığı tacize,cinsel saldırıya maruz kaldığı dünyamızda bir kez daha bu toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için kadınların her yıl isyan ettiği sokaklara döküldüğü günlerden bir gün. Tarihten bugüne baktığımızda sürekli olarak kadın olmak dünyanın her yerinde erkek cinsine göre maalesef daha dezavantajlı bir konumda olmanıza sebebiyet veriyor. Bu durumda temelinde cinsiyet algılarıyla toplumsal cinsiyet algısıyla cinsiyet eşitsizliğiyle ilgili bir durum maalesef" dedi.

"KADIN CİNAYETLERİ AZALMIYOR, ARTIYOR"

Artan kadın cinayetlerinin iç açıcı bir durum olmadığını belirten Kayadelen, "Kadın cinayetleri maalesef İçişleri Bakanının söylediğinin aksine azalmıyor medyada abartmıyor. Maalesef kadın cinayetleri ülkemizde artarak devam ediyor. Yalnızca Ege Bölgesi değil Türkiye'nin yedi bölgesinde de aynı durum söz konusu. Her geçen gün kadına şiddet artarak devam ediyor. Temelde problem aynı, Niye kadına yönelik şiddet artıyor Niye kadın cinayetleri artıyor ? temelde buna bakmak lazım. 2010'lu yıllarda öldürülen kadın sayısı 190 olarak tespit edilmişti ve biz bu sayılara fazla diyorduk, 2019 yılında öldürülen kadın sayısı ise 404'e olarak belirlendi. Geçen zamana baktığımızda arada inanılmaz bir artış var. Bir dönem devlet yetkilileri tarafından mecliste kadın cinayetlerinin arttığı duyuruldu. Devlet maalesef bir istatistik tutmuyor, niye kadına yönelik şiddet artıyor çünkü kadına yönelik şiddeti engellemek için öncelikli olarak bir istek,ısrar ve politika olması gerekiyor. Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için devletin yapması gereken en temel şey, politika üretmek. Bu yönde bir politika üretmesi lazım bizim hükümetimizin maalesef bu yönde ciddi samimi politikalar göremiyoruz" diye konuştu.

"KADES ÇOK ÖNEMLİ BİR UYGULAMA"

Avukat Perihan Çağrışım Kayadelen, "İçişleri Bakanlığı tarafından geliştirilen 'KADES' çok önemli bir uygulama. Kadınların ısrarlı çabaları sonucu geliştirilen KADES, tek bir butonla en yakınındaki mobilize polis ekibinin sizin bulunduğunuz yere gelmesini sağlayan bir uygulama. Bu çok önemli bir adım, iyi yapılan şeylere kötü diyemeyiz. Bizde birçok müvekkilimize dostumuza uygulamayı kullanmayı tavsiye ediyoruz hatta benim kendi telefonumda bile var. Bu ülkede sadece tanıdığınız erkekler tarafından şiddete uğramıyorsunuz sokakta yürürken hiç tanımadığınız insanlardan bile şiddet görüyorsunuz. KADES çok önemli bir uygulama fakat yeterli değil, tek başına bir çözüm değil. Gerçek politikalara ihtiyacımız var, İstanbul Sözleşmesine karşı başlatılan saldırılan durdurulmasına ihtiyacımız var. Bizim Bakan'dan beklentimiz, 'İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşamasını sağlıyor ve biz bu sözleşmenin arkasındayız' demesidir. En temel sorun, politika üretilmemesidir" dedi.

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 4 TEMEL İLKEYE DAYANIYOR"

İstanbul Sözleşmesinin dört temel ilkeye dayandığına dikkat çeken Kayadelen, "İstanbul Sözleşmesine taraf olan bir devlet olarak, kadınları korumak için devletin birçok hükümlülüğü var. Sözleşme temelde 4 kurala dayanıyor, öncelikle şiddeti önlenmesi şiddet mağdurunun korunması, şiddet uygulayanın cezalandırılması ve bu yönde politika üretme gerekliliğinden bahsediyor. Sözleşmeyi imzalayan taraf devletlerin tamamı bunlar yapmakla yükümlü. Bu sözleşmede ve bizim kanunumuzda kadını korumaya yönelik birçok şart var. Çözüm içi adımlar atılmalı, sığınma evlerinin arttırılması gerekiyor. Bugün birçok kadının şiddet gördüğü evlere geri dönmesindeki temel sebep, barınma ihtiyacını karşılayamıyor olmasıdır" diye konuştu.

Kayadelen, "Çok uzun süredir hizmet veren bir merkezimiz var, 'İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi' bize gelen tüm kadınlara şiddet konusunda elimizden geldiğince her türlü yardımda bulunmaya çalışıyoruz. Öncelikle temelde bir hukuk kurumu olduğumuz için, hukuki yardımda bulunuyoruz. Alsancak Barosu ve Adliye'de başvuru yerlerimiz var. Bize telefonla ya da fiziksel olarak gelen kadınlara öncelikli olarak ihtiyacına uygun ne gerekiyorsa o şekilde yardım ediyoruz. Koruma kararları aldırılması için orada nöbetçi olan arkadaşlarımız başvuruları alıp dilekçe yazarak mahkemeye başvuruları yapıyor. Kadının koruma kararı dışında ekstra bir ihtiyacı varsa boşanma davası, suç duyurusu gibi durumlarda yine adli yardım ve CMK birimlerimize kendisini yönlendirip buradan bir avukat ataması yapılmasını sağlıyoruz" dedi.

"FAİLLER BİRBİRİLERİNDEN ÖĞRENEREK CİNAYET İŞLİYORLAR"

Kayadelen, "Failler birbirinden öğrenerek cinayet işliyorlar.Maalesef nereden ceza almayacağını düşünürse o yönde cinayet işlemeye başlıyorlar. Son dönemde Türkiye'de şüpheli kadın ölümlerinin bu kadar artmasının temel sebeplerinden biride faillerin birbirinden öğreniyor olması. Pınar Gültekin'in cinayeti de bu şekilde aslında, failler açısından baktığımızda maalesef öyle olmuyor artık çünkü kadınlar daha örgütlü kadınlar kadınlara daha fazla sahip çıkıyor her geçen gün. Her şüpheli kadın ölümlerini aydınlatmak için, hem barolar hem kadın örgütleri inanılmaz bir efor ve çaba sarf ediyor. Bu sebeple bu davaların sonucunda, olumlu dönüşler oluyor.Bizim çok uzun yıllardır en fazla problem yaşadığımız iki alan var biri haksız tahrik diğeri de toplum içinde kravat indirimi olarak bilinen iyi hal indirimi. Maalesef hala bunlarla savaşıyoruz, hala ölen bir kadının bedeni üzerinden mahkeme salonlarında siyaset yapan sanıklar görüyoruz.Tek bir kadının öldürülmediği günlere kadar biz bu davaları takip etmeye faillerin en yüksek cezayı alması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler