“Aydın’ın dezavantajlı bölgelerini tespit ettik”

23 Şubat 2021, Salı 12:22

     


Türkiye Radyo Amatörleri Derneği ( TRAC) Aydın Şube Başkanı Kaan Çalışkan, “Şehrimizde hali hazırda edindiğimiz ve yaptığımız ön çalışmalar gereği şehrimizin nerelerinin dezavantajlı bölgeler olduğunu tespit etmiş durumdayız. Olası bir afet durumunda hangi mahallede iletişimin öncelikli kesileceği ve hangi mahalleye ne şekilde müdahale edilmesi gerektiğini biliyoruz. Yine dernek bünyesi içerisinde sahip olduğumuz dijital analog aktarıcılar var, bu analog aktarıcılar sayesinde biz şu an şehrimizin tüm ilçeleriyle çok basit bir el telsiziyle kesintisiz olarak haberleşebiliyoruz. Bu yine internetten ve elektrikten bağımsız olarak gerçekleşiyor” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Türkiye Radyo Amatörleri Derneği ( TRAC) Aydın Şube Başkanı Kaan Çalışkan, tvDEN ekranlarında her pazartesi yayınlanan 5G1K programının konuğu oldu. Çalışkan, Efeler Belediyesi’yle yaptıkları protokol ile bir çalışma alanı hazırlamaya karar verdiklerini belirtti.

“TÜRKİYE RADYO AMATÖRLERİ CEMİYETİ 1982’DE AKTİF OLARAK FAALİYETE BAŞLADI”

Türkiye Radyo Amatörleri Derneği hakkında bilgi veren Çalışkan, “Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti 1962 yılında kurulmuş, kamu yararına çalışma statüsü bulunan ve başında da bakanlar kurulu kararıyla Türkiye sıfatını taşımaya haiz bir dernek. Bu derneğin asıl amacı, acil afet durumlarında, ülkemizin başına gelebilecek herhangi bir savaş gibi durumlarda acil afete bağlı haberleşmenin kesintiye uğraması hallerinde telsiz sistemleri ya da güncel başka teknolojik sistemler üzerinden haberleşmenin sürdürülebilmesini sağlamak adına kurulmuş bir dernek. 3222 sayılı yasa 1982 yılında çıktı, 1962 yılından 1982 yılına kadar ülkemizde ne yazık ki telsizle görüşme faaliyetleri kısıtlıydı, izin verilmiyordu birçok kişiye.1982 yılında 3222 sayılı yasa değiştiği andan itibaren Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti aktif faaliyetine başlamış oldu. Bundan sonraki süreçte de 1991 yılında gerçekleşen Birinci Körfez Savaşı’nda TRAC çok aktif bir rol oynadı. Hemen ardından Tiflis Depremi, 1992’deki Erzincan Depremi, 1995’teki Dinar Depremleri ve 1999’da da hepimizin iyi bir şekilde hatırladığı Gölcük Depremi’nde Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti ve alt tüm şubeleriyle beraber ülkemizde haberleşmenin sürdürülebilmesi için gereken tüm çalışmaları yaptık. Tüm Türkiye’de şu an için 60 tane şube, 33 tanede temsilcilik şeklinde örgütlenmiş durumdayız. Aydın’daki şubemizde bunlardan bir tanesi. Ülkemizde yaklaşık 40 in tane radyo amatörü var. Radyo amatörü, hiçbir maddi yarar gözetmeksizin kendini elektronik ve elektronik haberleşme alanında geliştirmeye çalışan kimse. Devletin açtığı sınavlarda başarılı olarak bir belge sahibi oluyor, kişi, bu belgeyi aldıktan sonrada derneğimize gelip kayıt olabiliyor. Bu şekilde de telsizcilik, radyo amatörlüğü, uydu haberleşmesi ve elektronik alanda derneğimizde çalışmalar yapabiliyor” dedi.

“TELSİZ HABERLEŞMESİ SOSYAL MEDYANIN ATASI”

Telsiz haberleşmesinin eskiye dayandığını ve sosyal medyanın atası olduğunu söyleyen Çalışkan, “Telsiz haberleşmesi yaşı benden biraz daha büyük kişilerce daha aktif kullanılan bir teknoloji. Telsiz haberleşmesi aslında sosyal medyanın atasıdır. Çok eski zamanlarda özellikle 1982 yılı öncesi bilgisayar ve telefonların olmadığı dönemlerde evlerde ‘arkadaş arıyorum’ tarzındaki telsiz görüşmeleri yapılıyordu. Tabi bu amatör telsizcilik değildi, bu halk bandı dediğimiz herhangi bir izne tabi olmayan bir telsiz haberleşmesiydi. Biraz daha serbestti, hala daha günümüzde nadiren de olsa var bu haberleşmeyi sürdürenler. Günümüzde telsiz haberleşmesi biraz daha teknolojiyle beraber kullanılabilir hale gelmeye başladı. Biz telsiz haberleşmesini teknolojiyle harmanlamaya başladık. Artık günümüzde telsiz cihazlarımız çok ve kullandığımız ekipmanlar çok modern, tüm dünyayla iletişimde olduğumuz için başka ülkelerdeki gelişmeleri birebir ülkemizde de uygulayabiliyor pozisyona geldiğimiz için günümüzde gençlerde bunu tercih etmeye başladı. Çok yakın bir zaman önce sistem değişti, önceden senede iki kere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün açtığı bir sınav vardı ve bu sınava girip başarılı olarak belgemizi alabiliyorduk. Artık günümüzde herhangi bir dönem kısıtlamasına takılmadan isteğimiz an online olarak sınava başvuruyoruz, milli eğitim bakanlığına bağlı e- sınav merkezlerinde istediğimiz şehirde online olarak sınava girerek birkaç hafta içerisinde belgemizi alabiliyoruz” diye konuştu.

“İZMİR DEPREMİNDE DE AMATÖR TELSİZCİLER OLARAK GÖREV ALDIK”

30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen depremde görev aldıklarını belirten Çalışkan, “Aydın’da yaklaşık 180 tane amatör telsizciyiz, tüm ilçelerimizle beraber. Depremin olduğu an yani bizim sıfırıncı dakika diye tabir ettiğimiz anda, arkadaşımızla telsiz frekansları üzerinden haberleşerek öncelikle kendi bulunduğumuz bölgelerde bir durum tespiti yaptık. Bir sıkıntımız, bir kaybımız ya da bulunduğumuz mahallede bir sıkıntı var mı, bunu ilgili birimlere iletebilmek için öncelikle bir durum tespiti yaptık. Aydın ilimizde bizim bulunduğumuz bölgelerde bir sıkıntı olmadığını anladığımızda Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde AFAD ile telsiz haberleşmesi üzerinden iletişime geçtik. AFAD’dan da şehrimizde bir olumsuzluk olmadığı bilgisini aldığımızda İzmir şubemizle iletişime geçerek şehrimizde durumun normal olduğunu İzmir’in desteğe ihtiyacı olup olmadığın öğrendik ve İzmir’e iki ekip şeklinde yola çıktık. İzmir’e vardığımızda da gördüğümüz görüntüler üzücüydü. Biz o noktada önceki tatbikat ve saha tecrübelerimizden soğukkanlılığımızı koruyarak hemen sahada görevlendirmelerimizi yaptık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kurtarma ekiplerine oradaki koordinasyonu sağlayan ekiplerle iletişimini sağlamaya başladık. O kaos ve panik ortamında, insanlar kiminle iletişime geçmesi gerektiğini bilemiyor, GSM sistemleri çökebiliyor, bu noktada da amatör telsizciler ellerindeki geniş uyarlanabilen telsizlerle yani bütün kurumlara entegre olabilen telsizlerimizle biz oradaki haberleşmeyi sürdürdük, görevimizi tamamladık ve şehrimize geri döndük” dedi.

“EFELER BELEDİYESİ İLE ORTAK BİR ÇALIŞMA ALANI HAZIRLAMAYA KARAR VERDİK”

Efeler Belediyesi’yle yaptıkları protokol hakkında da değerlendirme yapan Çalışkan, “Efeler Belediye Başkanımızın da protokolde belirttiği gibi aslında davetimizin unutulduğu bir toplantıya gitmiş olduk. Orada İzmir’de yaşanan depremin şehrimizi de ileride olası bir depremde nasıl etkileyebileceğini tartışırken, oradaki deneyimlerimizi anlattık. Başkanımızda bu durumdan etkilendi, şehrimizde böylesine bilgili ve böylesine donanımlı insanların olduğu halde neden bunların bir kurumsal çatı altında duyurulmadığını merak etti ve bizimle görüşmek istedi. Biz tüm bu görüşmelerin ardından başkanımızla bunu bir protokole bağlamak istedik, protokol kapsamında da çok yakın bir zamanda Türkiye Radyo Cemiyetleri Aydın Şubesi olarak artık bir ofisimiz, bir atölyemiz, özellikle öğrencilerin uydu görüşmeleri ve telsiz haberleşmesi konusunda test ve denemeler yapabileceği bir çalışma alanı hazırlamaya karar verdik, Efeler Beledisiyle beraber ortak olarak. Yakın zamanda da bunu duyuruyor oluruz diye tahmin ediyoruz” dedi.

“ŞEHRİMİZDEKİ DEZAVANTAJLI BÖLGELERİ TESPİT ETMİŞ DURUMDAYIZ”

Çalışkan, “Şehrimizde hali hazırda edindiğimiz ve yaptığımız ön çalışmalar gereği şehrimizin nerelerinin dezavantajlı bölgeler olduğunu tespit etmiş durumdayız. Olası bir afet durumunda hangi mahallede iletişimin öncelikli kesileceği ve hangi mahalleye ne şekilde müdahale edilmesi gerektiğini biliyoruz. Yine dernek bünyesi içerisinde sahip olduğumuz dijital analog aktarıcılar var, bu analog aktarıcılar sayesinde biz şu an şehrimizin tüm ilçeleriyle çok basit bir el telsiziyle kesintisiz olarak haberleşebiliyoruz. Bu yine internetten ve elektrikten bağımsız olarak gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler