“Aydın’ın her noktasında olmak istiyoruz”

14 Ocak 2021, Perşembe 10:38

     


Aydın Yeni İz Derneği Başkanı Perihan Yıldırım, “Bizim hedefimiz yardımlar için ilçelerde temsilcilikler oluşturmak. Şu anda Kuşadası’nda, Çine’de ve Nazilli’de de var ama Efeler kadar kuvvetli değil. Yine de bir şeyler olunca o bölgelere de gidiyoruz ve Aydın’ın her noktasında olmak istiyoruz” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Aydın Yeni İz Derneği Başkanı Perihan Yıldırım, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa’nın konuğu oldu. Yıldırım, resmi kurumlarla da iş birliği yaparak gelen yardım ihbarlarını değerlendirdiklerini belirtti.

“KÜÇÜKLÜĞÜMÜZDEN İTİBAREN YARDIMLAŞMA ANLAYIŞIYLA BÜYÜDÜK”

Hareketli olmasının kendisi için bir terapi olduğunu söyleyen Yıldırım, “Hareketli oluşum bence bir terapi, güzel bir aksiyon var Aydın’da, benim de içimden gelen bir şey hareketli olmak. Muhtemelen bu aileden geliyor, öyle olduğunu düşünüyorum. Küçük yaşlardan itibaren yardımlaşmak nedir, iyilik yapmak nedir ve paylaşmak nedir? biz bunu öğrendik. ‘Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir’ mantığıyla büyüdük. Etrafımızda çok şükür bizim gibi düşünen insanlarla olduk. Onlarla birlikte de bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” dedi.

“SOBA VİDEOSU SOSYAL MEDYADA İLGİ GÖRÜNCE İYİLİK HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ”

Yeni İz Derneği’nin faaliyetlerine değinen Yıldırım, ”Küçük Eller Büyük Umutlar Derneği’nin (KEBUDER) kurucu başkanlığını yaptım. Kendi hayatımdaki bazı problemler iş hayatımdaki problemlerin önüne geçince görevimi şu anki başkan Fatih Esme’ye devrettim görevimi, çok güzel de yürütüyor. KEBUDER benim göz bebeğim, 2012 yılında kurmuştuk. Onun dışında Aydın Beşiktaşlılar Derneği Kadın Kolları Başkanlığı’nı yürüttüm. Yönetim kuruluyla birlikte çok güzel işler yaptık. Sadece Beşiktaşlılara değil, genel olarak herkese hitap etmemiz gerekiyordu ki iş birliği içindeyiz onlarla da. Ondan sonra da Yeni İz ortaya çıktı, bir anda kendimizi böyle büyük bir platformun içerisinde bulduk. Açıkçası bende bu kadar hızlı ilerleyebileceğimizi düşünmüyordum. Nereden çıktığına değinecek olursam, ben okulda idareciyim, çocuklara sadece akademik bilgi yüklemenin dışında sosyal hizmetler, sosyal yardımlaşma ve sosyal farkındalığı da aşılamak istedik. İki yıl öncesinde de okul bünyesinde sosyal yardımlaşma kulübü kurduk. Tabi geçmişten getirdiğimiz Aydın’da bir bilinmişlik te bulunduğu için öğrencilere hitap edelim, onlarla birlikte hareket edelim derken iş iyice büyümeye başladı. Daha sonra Tepeköy’den bir tane video geldi, Soba videosunu sosyal medyada paylaştıktan sonra bir anda iyilik hareketine dönüştük. Sonra dedik ki madem iz bırakıyoruz insanlarda, adı Yeni İz olsun dedik. Çok büyüyünce de devlete tam hizmet edebilmek amacıyla dernek kurduk. Derneğimiz 2 Mayıs’ta kuruldu.” dedi.

“İNSANLARIN DESTEKLERİYLE 350 ÇOCUĞA ULAŞTIK”

Yıldırım, “Pandeminin patlak vermesiyle kısıtlamalar başlayınca sokağa çıkamayan büyüklerimizin alış verişini yapalım dedik. Bizim annelerimiz babalarımız şanslı insanlar, gidiyoruz yardımcı oluyoruz ama çoluğu çocuğu burada olmayan kimsesiz yaşlılarımızda var. Biz bu niyetle hareket ettik. Evlere girdiğimizde baktık ki insanlar zor durumdalar, gerçekten yardıma ihtiyaçları var. Biz de durum böyle olunca gıda paketleri hazırlayalım, gıda paketleri dağıtalım evlere dedik. Daha sonra bu duyulmaya başlandı, işsizlikler arttı restoranların kapanmasıyla beraber. İşletmelerde zarar gördü ama tabi burada çalışan insanlar daha büyük zarar gördü. Hadi onlara destek olalım derken yürüdük. Sonra Kurban Bayramı’nın gelmesiyle birlikte çocuk giydirelim dedik. Baştan aşağıya ayakkabısından elbisesine bir kombin yaptık. Bunu da yine sosyal medyadan duyurduk ve bizim hedefimiz 50 çocuktu, bayramda 50 çocuk giydirelim, 50 çocuk mutlu olsun derken biz 350 tane çocuğa ulaştık. O kadar güzel bir gönüllü hareketi geldi ki, beş çocuk ben giydireyim 2 çocukta ben giydireyim derken 350 çocuğa ulaştık. Daha sonra insanların ihtiyaçlarına yönelik birinden alıp diğerine verme gibi bir köprü vazifesi gördük açıkçası. Bu seferde eşya dağıtmaya başladık. Kullanılmayan ama kullanılabilir durumda olan temiz eşyaları alıp başka bir ihtiyaç sahibine vermeye başladık. Buda çok büyüdü bununla ilgili bir komisyonumuz da var. Bir ara pandeminin rahatladığı dönemde özel çocuklarımızla açık hava sinema etkinliği gerçekleştirdik. Çocuklarımız çok sıkılıyorlardı özel bir okulun bahçesinde onlara film izlettirdik” diye konuştu.

“DEPREM GECESİ 400 BATTANİYE TOPLADIK”

Yaşanan İzmir Depremi sonrası da önemli görev üstlendiklerini belirten Yıldırım, “Kuşadası‘nda binalar yıkılmadı ama hasarlı binalar olduğu için insanların dışarıda kalmaları gerektiği ortaya çıktı ve battaniye ihtiyaçları doğdu. Kuşadası Belediyesi’nden bize ulaştılar. Biz bir gecede 400 tane battaniye topladık. Bence bu çok büyük bir şey çünkü beni aradıklarında akşamüzeri saat dört, dört buçuk gibiydi. Ertesi sabah 9’da teslim ettik Kuşadası’na müthiş bir hareketti ben Aydın halkına sonsuz teşekkür ediyorum. Bir sosyal medya paylaşımıyla evindeki battaniyesini komşusundaki yorganı yastığı alıp toplama merkezine getirdiler. Daha sonra İzmir Bayraklı Belediyesi’nden bir talep geldi. Orada da bir handikap oluştu evet birçok yardım kuruluşu oraya gitti ama sistemli bir şekilde gidilmedi. Orda en çok ihtiyaç duyulanlardan birisi priz ve elektrikli sobaydı çünkü insanlar dışarıdaydı ve havada soğuktu. Gelen talepleri karşılamaya çalıştık ve yedi tane kamyonla İzmir’e de yardım götürdük” dedi.

“HEP BİRLİKTE GELEN DESTEKLERLE ATİLLA AĞABEYİN EVİNİ TAMAMLADIK”

Dalama Mahallesi’nde evi yanan aile yardımda bulunduklarını söyleyen Yıldırım, “Bize gelen ihbarlar ile önce iletişime geçiyoruz. Atilla abinin kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptık. Eve gidip ziyaret edebilmemiz için önce rızalarının olması gerekiyor. Müsaade istedik daha sonra Cumartesi günü de sahaya indik. Dalama’ya gittik, Atilla abinin evini görünce ben çok üzüldüm. Efeler ve Sosyal Yardımlaşmadan aldığı destek ile evin sadece kaba inşaatını düşünün ev tuğla şeklinde ve o evde kapısız penceresi oturuyorlar şu anda. İki çocuk anne ve baba o soğuk yerde yaşamaya çalışıyorlar şu anda. Hiçbir insan bunu hak etmiyor, çünkü düşmez kalkmaz bir Allah, beş dakika sonra bizimde başımıza ne geleceği belli değil. Sonrasında biz ihtiyaçları belirledik, Atilla abi için neler lazım ne yapılabilir gibi. Daha sonra Aydın’a döndük resmiyette gönüllü olarak 200 kişiyiz. Artık sosyal medyaya çok taşırmıyoruz kendi içimizde hallediyoruz. Bir liste hazırladık görselleri paylaştık ertesi gün tüm ihtiyaçları hazırladık Pazartesi günü inşaatı başlıyor. Bir arkadaşımız çelik kapısını ben veriyorum dedi, başka bir arkadaşımız kapılarını ben takıyorum dedi, bu şekilde biz Atilla abinin evini tamamladık” dedi.

“RESMİ KURUMLARIMIZLA YARDIMLAŞMA KONUSUNDA İŞ BİRLİĞİ YAPIYORUZ”

Resmi kurumlarla iş birliği halinde çalıştıklarını belirten Yıldırım, “Sosyal yardımlaşma ile hem Vali Yardımcımız, Kaymakamımız aynı zamanda Selami müdüre çok teşekkür ediyorum ben. Biz derneğiz ama inanılmaz iş birliği yapıyorlar bizimle, biz gönül rahatlığıyla Selami müdürü arayıp burada bir aile var diyoruz, tabi gizlilik gereği bize bilgi vermiyorlar özel bilgileri olduğu için ama en azından şu cümleyi duyduğumuzda biz kömür yardımı yaptık, gıdası gidiyor cümlesini duyduğumuzda anlıyoruz. Geçenlerde üzücü bir olayda yaşadım. Bir aile bana kendi şahsi hesabımdan ulaştı. Aile ile ilgili bilgi sahibi olduk, yapılması gereken ne varsa yapıldı iletişime geçildi. Üç gün sonra telefonlarım çalmaya başladı arkadaşlarım tarafımdan, bana mesaj atan aile takipçilerimin tamamına da özelden mesaj atarak yardıma ihtiyacım var gibi mesajlar atmış. Bunlar insanı üzüyor açıkçası bunları yaşamak istemiyoruz zaten, hani bir şekilde destek veriliyor. Onun dışında birden fazla kişiye ulaşmak bizi yoruyor açıkçası” dedi.

“HEDEFİMİZ İLÇELERDE TEMSİLCİLİKLER OLUŞTURMAK”

‘Efeler ’de daha güçlüyüz’ diyen Yıldırım, “Bizim hedefimiz ilçelerde temsilcilikler oluşturmak. Şu anda Kuşadası’nda bir tane var. Çine’de Seda Hanım var ve bizlere yardımcı oluyor, Nazilli’de de yine aynı şekilde var ama Efeler kadar kuvvetli değiliz henüz oralarda. Yine de bir şeyler olunca o bölgelere de gidiyoruz. Mesela ben Pazar günü ekiple birlikte Atça’daydım sahadaydık. Atça’ya gittik gelen bir ihbar üzerine bu şekilde hareket ediyoruz, önceliğimiz yok aslında. Bizim için vaka, ihtiyaç durumu önemli tabi ki yetişemediğimiz çok şey oluyor. Sekiz aydır kiramı ödeyemiyorum gibi mesajlar geliyor, ben maddi yardım yapamam gelen bağışı değerlendiriyorum ona hiçbir şey yapamıyoruz açıkçası. Aynı bir ihtiyaç varsa onu yetiştirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)







 
Son Eklenen Haberler