“Severek yapınca başarı kaçınılmaz oluyor”

13 Ocak 2021, Çarşamba 10:48

     


Oto Bakım Ustası Deniz Ulaş Yılmaz, “İnsan bir işi severek yaptığı zaman başarı kaçınılmaz oluyor. Bu şekilde hayatımıza oto bakım dâhil olmuş oldu” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Oto Bakım Ustası Deniz Ulaş Yılmaz, tvDEN ekranlarında yayınlanan Gazeteci Mehmet Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Z Raporu’nun konuğu oldu. Yılmaz, Oto bakım işine iç detay yaparak başladığını belirtti.

“DENİZ ULAŞ YILMAZ KİMDİR?”

Yılmaz, “İzmirliyim 33 yaşındayım. Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum. Çalışmak için Selçuk’a gelmiştim. Burada iş vesilesiyle eşimle tanıştık daha sonra da evlendik. Birlikte uzun yıllar turizm sektöründe çalıştık bu şekilde turizm sektöründe devam eden bir hayatımız vardı. Çocukların doğmasıyla birlikte turizm sektörüne ara vermek zorunda kaldım. Eşimde hobisi gereği bu işe dönmek istedi. Araba onun çocukluk tutkusuydu diyebilirim. O daha çok sevdiği bir işi icra etmek istedi. İnsan bir işi severek yaptığı zaman başarı kaçınılmaz oluyor. Bu şekilde hayatımıza oto bakım dâhil olmuş oldu” dedi.

“BU İŞE İÇ DETAY YAPARAK BAŞLADIM”

Oto bakım işine iç detay yaparak başladığını dile getiren Yılmaz, ”İç detay söz konusuysa eğer evde iş yapan biriyseniz, ev işlerini yaparken hoşlanıyorsanız, bir yerin temiz halini ortaya çıkarmak hoşunuza gidiyorsa yapabiliyorsunuz. Dış yüzey için aynı şeyi söylemek mümkün değil tabi. Yani otomobilin dışına yapılan işlemlerin ev işleriyle alakası yok. Bir polisaj işlemi evle hiç paralel gitmeyen bir işlem veya bir arabanın jantının sökülüp tekrar takılması ya da arabaya yapılacak bir seramik kaplamanın ev işleriyle alakası yok. Ben bu işe iç detay yaparak başladım. Bu bana daha kolay geldi çünkü benim hayatımda giden bir şeyle paralel gidiyordu. İç detay ev işleriyle uyuşabilen bir şey, dış detay işin ikinci kısmını oluşturuyor. Ben oraya daha sonradan dâhil oldum. Biz insanların alabilecekleri önlemlerden bahsediyoruz. Zaten arabanın içi kirlenecek ona yapabilecek hiçbir şey yok ama bir arabanın dışındaki boya yüzeyi kusursuz hale getirildiği zaman bunu korumak adına bazı şeyler yapılabilir, bunlardan bahsediyoruz. Örneğin, kostikli şampuanlarla arabalarınızı yıkamayın diyoruz ya da sadece sizin aracınıza ait bir pelüşle ya da süngerle yıkayın kesinlikle fırça vurmayın gibi bu anlamda bazı telkinlerde bulunuyoruz. Dış yüzeyle alakalı şöyle bir şey var, aracınızı çok fazla ağaç altında park etmeyin diyoruz, çünkü ağaçların reçineleri maalesef boyaya epey bir zarar veriyor. Kuş pislikleri söz konusu arabanın boyasını yakan ve bunun için yapılacak çok fazla bir şey yok. Sadece kapalı otoparka sahipseniz öyle bir imkânınız varsa oraya koyabilirsiniz gibi bazı telkinlerimiz oluyor” diye konuştu.

“EŞİMİN HAYALİYLE YOLA ÇIKTIK, USTAM HER ZAMAN EŞİM”

Yılmaz, “Benim her zaman ustam eşimdir. İşi kendisinden öğrendim hala öğrenmeye devam ediyorum. Bu iş eşim için bir tutku, bu onun hayaliydi, biz onun hayaliyle yola çıktık. Ben de evde oturup akşama kadar kendimi oyalayacak bir şeyler bulamıyorum maalesef. Evde oturup eşimin gelmesini bekleyemeyen bir insanım, zaten hayatım hep çalışmayla geçti. Bu yüzden ben onun hayaline ortak oldum dersem daha doğru olur. Usta seviyesine geldim mi bunu eşime sormak lazım. Ben hala daha öğrenmeye devam ediyorum. Bizim hayatımızda uzunca bir zamandır dizi yok. Gün yirmi dört saat ama bize yetmiyor. İş hayatımız yoğun bir tempoda devam ediyor. İşimizden sonra çocuklarımıza ilgili göstermemiz gerekiyor, çocuklarımız ile zaman geçiriyoruz. Bu işe girmemdeki büyük etkilerden bir tanesi de zaten bu. İşimiz vakitli bitsin ki çocuklar hem annesiyle hem de babasıyla büyüsün. Maalesef bizim toplumumuzda acı bir gerçek var, akşam olduğu zaman herkes dizilerin başına kilitleniyor, çocuklar da kendi haline bırakılıyor. Biz çok bu kafada olan bir aile değiliz. Mümkün olduğunca zamanımızı ailemizle geçiriyoruz, onları uyuttuktan sonra kendi alanımızla alakalı araştırmalar yapıyoruz. Bizde daha çok dizi boyutuna girmeden hayatımızı bu şekilde devam ettiriyoruz” dedi.

“PANDEMİNİN BİZE OLUMLU BİR GETİRİSİ OLDU”

Pandemi sürecinde işlerinin iyiye gittiğini belirten Yılmaz, “Geçtiğimiz Mart ayında pandemi ilk patlak verdiğinde ilk yasaklar çıktığında bizim zaten 15 günlük randevumuz vardı. O yüzden kısıtlamalar olduğu zamanlarda bizim işlerimiz devam etmişti. Daha sonra insanlarda bir temizlik durumu ortaya çıktı işte bindiğim aracı temiz hale getirelim, daha hijyenik olsun gönül rahatlığıyla binelim durumları yaşandı. Sıfır araç almak ta biraz daha zor bir hale gelince insanlar ikinci el araç almaya rağbet ettiler. Böyle olunca kendilerinden önce birilerinin kullandığı araca tabi ki binmek istemedi insanlar. Bu anlamda pandeminin bize bir getirisi oldu. Bir önceki kullanıcının oluşturduğu her şeyi, bir önceki kullanıcının bütün izlerini silmek diyebiliriz buna. Bu şekilde bir temizlik yaptık” dedi.

“SERAMİK KAPLAMA İLE ARAÇLAR DAHA KORUNAKLI BİR HALE GELİYOR”

Yılmaz, “Araçların içiyle alakalı her türlü tabanını tavanını koltuklarını temizliyoruz. Kumaş koltukları vakumla çekiyoruz içine kirlerin hapsolmaması için. Örneğin deri koltuklu bir aracın eğer koltukları zarar görmüşse, deri tadilatı ve tamiratı yapabiliyoruz. Deri koltuğu en baştan yaptırmak oldukça pahalı bir işlem, fakat bizim işte o koltuğu temizleyip boyamamız müşteriye ekonomik anlamda epey bir katkısı oluyor. Selçuk’ta çok olmayan bir şeydir. Burada böyle bir şeyin yapıldığını gören, aracı deri koltuk olan insanlar bunu bir avantaj olarak görüp tabi ki bize getiriyorlar. Burada bir yenilik oldu diyebiliriz, onun haricinde insanlar seramik kaplamanın ne demek olduğunu çok fazla bilmiyorlardı. Burada bizim amacımız, aracın yüzeyini pürüzsüz hale getirip o yüzeyi koruma altın almak. Bu ne demek, örneğin aracınızda kılcal çizikler olabilir, dal çizikleri olabilir veya kuş pislikleri olabilir bu kuş pislikleri asitik olduğu için boyanın yüzeyini yakıp oradan çıkmamak üzere bir etki bırakabiliyor. Biz elimizden geldiğince polisaj yaparak boyayı en iyi kondisyonuna getirip seramik kaplıyoruz. Seramik dediğimiz olay sıvı bir şey, siz bunu araca uyguladıktan sonra bu aracın üzerinde kürleşiyor, kürleştikten sonra camsı bir tabaka gibi arabanın boyasının üzerinde koruyucu bir katman oluşuyor. Kuş pislikleri, dal çizikleri gibi zarar verici şeyler aracın boyasından önce bu seramiğe temas ediyor. Böylelikle siz aracınızı gayet uzun yıllar boyunca parlak, temiz ve bu tip dış etkenlere karşı koruma altına almış oluyorsunuz” dedi.

“İSVEÇ, ALMANYA, FRANSA, BELÇİKA’DAN MÜŞTERİLERİMİZ OLDU”

Sosyal medya sayesinde sadece yurt içinden değil, yurt dışından da birçok müşterisi olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Biz sosyal medyada yaptığımız işleri gösteriyoruz. Sosyal medyanın da büyük bir gücü var. Bize İzmir’den, Torbalı’dan, Kuşadası’ndan, Aydın’dan birçok insan geliyor. Bunun yanı sıra Kütahya’dan gelen müşterilerimiz oldu. Manisa’dan gelen müşterilerimiz oldu. İstanbul’da aynı şekilde oralardan da gelenler oldu. Hatta İsveç’ten gelen müşterimiz bile oldu. Bize sosyal medya aracılığıyla ulaştılar, sırf aracımı size getirmek için tatilimi o yörede yapacağım diyen insanlar oldu. Almanya’dan, Fransa’dan, Belçika’dan gelen müşterilerimiz oldu. Yani bu biraz uluslararası bir yere gidiyor desek abartmış olmayız” dedi.

“DEĞİŞMEKTEN, DÖNÜŞMEKTEN KORKMUYORUM”

Değişmekten korkmadığını ifade eden Yılmaz, “Bunca yıl okudum, bunun için miydi? gibi kendimi sorguladığım zamanlar oldu. Ama ben şuna inanıyorum, hayat değişim ve dönüşümle güzeldir diye düşünüyorum. Aslında hepimiz buraya evrimleşmek için geldik. Yani sanki hayat etap etap devam eden bir şey, dönüm noktaları var hayatımızda. Değişmekten ve dönüşmekten korkmuyorum. O yüzden bunu yaparken kendime bu eziyeti yapmıyorum. Hani bazen sen daha iyi şeyler yapabilirsin, daha iyi yerlerde olabilirsin gibi oluyor. Ama şöyle bir şey var, ben bu işi yaparken o kadar çok şey öğrendim ki, evde oturup İtalyancayla ilgili turizmle alakalı bana bir kapı açılmasını beklemektense bu işe girmek benim için paha biçilemezdi. Öğrendiğim şeyleri ve bu öğrendiğim şeylerin ruhuma kattıkları bu yolculuktan bana rehber olduğu şeyleri anlatamam. Maalesef siz bir şey okuduğunuzda bir yere geldiğiniz zaman biraz egonuzda kabarıyor. Ben okudum, bu işleri yapamam gibi bir egoya kapılıyorsunuz. Ama bu işleri yaparken aslında şu koca galakside küçücük bir kum tanesi olmadığınızı anlamının yollarından bir tanesi. Yani sizi törpüleyen bir yanı var. Kimin ne dediğinden ziyade ben hep iç dünyama ruhuma bakıyorum. Ruhum bana diyor ki, sen doğru yoldasın devam et gün bugün, bunu yapma günü içimdeki ses bana hep bunu söylüyor. Şu anda burada bu yayını yapıyor olmam içimdeki sesin bana ne kadar doğru olduğunu söylüyor. Etrafımdaki kişilerin negatif konuşmalarındansa ruhumda hissedeceğim huzur ve mutluluk bence daha önemli” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler