"Bizi yakın markaja aldıklarını ifade edebiliriz”

8 Nisan 2021, Perşembe 10:29

     


İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır, “Önümüzdeki dönemde AK Parti’den üç tane, CHP’den üç tane diğer partilerden bir iki tane olmak üzere 5-6 tane milletvekili bekliyoruz. Biraz daha iyileşeceğini düşünüyorum. Sosyal içermenin siyaseten de artık bizi keşfettiğini, bu popülasyonla bizi yakın markaja aldıklarını ifade edebiliriz” diye konuştu.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır, tvDEN ekranlarında yayınlanan Gazeteci Mehmet Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Z Raporu’nun konuğu oldu. Cıstır, Yerel seçim sürecinden sonra siyaset kurumlarında Roman algısının değiştiğini söyledi.

“SON ZAMANLARDA SİYASET KURUMLARINDA ROMAN ALGISI İYİLEŞTİ”

Seçimlerden sonra yerel yönetimlerde ve siyaset kurumlarında roman algısının iyileştiğini ifade eden Başkan Cıstır, “Seçimden sonra yerel yönetimlerin ilgisi son zamanlarda siyaset kurumlarında da roman algısı iyileşti. Bizim 10 ve 15 sene önce 4 ve 8 kişi Cumhuriyet Meydanında kutladığımız ‘Dünya Romanlar Günü’ bugün yüzlerce kişiyle kutlandı. İzmir Büyükşehir Belediye başkanımız Sayın Tunç Soyer ve ekibine yine yarın Konak Belediyesi bir kültür binası açacak, roman mahallesi içerisinde. Çok renkli geçti bugün, yabancı delegasyonda katıldı. Tüm dünyanın da gözünün İzmir’de olduğu ifade edildi. Yine Avrupa ve Avrasya konusunda romanlarla ilgili çalışmalar yapan bazı akademisyenlerde katıldı. Sayın İlber Ortaylı’nın dijitalde söylemleri ve bu işin arka planı hikâyesinde romanların tarihi ve diliyle ilgili çok güzel açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisinin yerelde Roman Eylem Planıyla iliği özel bir ilgi gösterdiğini İzmir’de bir model oluşturmasıyla ilgi de bir çalışma arifesinde olduğunu da söyleyebilirim. Bugün yaklaşık 162 tane müzisyen arkadaşımız Kültür Park’ın içinde farklı noktalarda geleneksel sazlarını çaldılar. Günün anlam ve önemiyle ilgili dünden çok daha yüksek bir kamusal algı var, sokaklarda Dünya Romanlar Günü kutlanıyor” dedi.

“İZMİR’DE 300 BİN ROMAN YAŞAMAKTA”

Cıstır, “İzmir’de yaklaşık olarak 300 bin roman var. Daha çok Konak’ta yerleşik halindeyiz. Ege Mahallesi çok bilindik bir mahalle kentsel dönüşümünde olacağı bir mahalle. Tepecik’te çok mahalle var, Hilal, Güney Mahallesi, Zeytinlik, Gürçeşme, Ballıkuyu, Çimentepe gibi buna benzer çok mahallelerimiz var. Yine Karşıyaka, Bergama’da ciddi bir roman popülasyonu yaşıyor. Torbalı’da yine Yeni Mahallemiz var. Tire’de bir mahallemiz var. Yine Selçuk’ta da var. Ciddi bir şekilde 300 bine yakın roman popülasyonu yaşamaktadır. Muğla’dan Fethiye’ye, Edirne’den Ankara’ya kadar bütün coğrafyalarda Romanlar var. Adapazarı’nda, Kocaeli’nde, Balıkesir Edremit’te, Manisa’da, Kütahya’da ve Afyon’da yaşayan ciddi bir popülasyon var. En çok Ankara’dan bu tarafa aldığımız zaman Roman popülasyonu biraz daha sahil kesimlerinde var” diye konuştu.

“ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE 5-6 TANE MİLLETVEKİLİ BEKLİYORUZ”

Roman nüfusuna oranla milletvekili sayısının temsiliyet noktasında yetersiz olduğunu söyleyen Cıstır, “Aslında bakılırsa siyasetin insanla yapıldığı gerçeğinden hareket edersek burada demokratik yapımızın temsiliyetinin yeterli olmadığını ifade edebiliriz. Dün belki nüfus gibi ifade edilen milletvekili aslında temsiliyet noktasında 5-6 milyonun karşılığının hakkı olan bir temsiliyet olması lazım. Biraz daha parti içi dengelerle ifade edecek olursak ben önümüzdeki dönemde AK Parti’den üç tane, CHP’den üç tane diğer partilerden biri iki tane ama 5-6 tane milletvekili bekliyoruz. Biraz daha iyileşeceğini düşünüyorum. Sosyal içermenin siyaseten de artık bizi keşfettiğini bu popülasyonla bizi yakın markaja aldıklarını ifade edebiliriz. Yeni kurulmuş olan partilerde dâhil olmak üzere. Konjektür olarak şuanda başkanlık sistemine geçtik, milletvekillerinin biraz itibar zedelenmesi yaşadığını düşünüyoruz. Biraz hükümette de roman algısı düştü. Yeni yeni Cemal Bekle milletvekilimizden duyduğumuz şu, Aile Sosyal Politikalar Bakanımızda geçtiğimiz haftalarda Roman püpülasyonunun yoğun yaşandığı illerdeki milletvekillerimizi ziyaret etti. 2016 ve 2021 yılında ‘Roman Eylem Planının işleneceği söylenmişti. Biraz geciktirildi, onlarda kabul ediyorlar. 2024 ve 2030 yılına kadar olacağı ifade ediliyor. Bunu önemli olarak düşünüyoruz. En azından gündemde resmi gazetede de çıkmış bir şey” diye konuştu.

“MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIZ NEREDEYSE BİR YILDIR GEÇİM SIKINTISI YAŞIYORLAR”

Cıstır,” Romanlar günübirlik yaşadıkları için sıkıntı yaşıyorlar. Müzisyenlerde ise bu sıkıntılar tavan yaptı çünkü herhangi bir iş bilmiyorlar. Sadece sanatlarını icra eden arkadaşlarımız. Neredeyse bir yıldır bir geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Kültür Bakanlığı’nın bir desteği oldu. Büyükşehir Belediyemizin bugün dâhil olmak üzere ‘Kültür Buluşmaları’ adı altında bir dayanışma ufak tefek merhem niteliğinde bir şeyler oldu ama ihtiyaca cevap vermedi. Müzisyenler bugün moral ve motivasyon anlamında çok çökük durumda. Müzik ruhun gıdasıdır, derler ama motivasyonu yine kendi çalacakları şarkılardan alacaklardır ama ucu açık olan bir süreç pandemi süreci. Şu anda hayal kuramıyorlar. Ne zaman açılacak ve ekmeğimize ne zaman kavuşacağız diye düşünüyorlar. Bu konuda hükümetimize ve sosyal devletin tüm unsurlarına da bir çağrı yapmak isteriz, özellikle Anayasanın 64’ncü maddesinde bir tanı var diyor ki, ‘Sanatı ve sanatçıyı koru’. Bu konuda sosyal devletin tüm unsurlarından sanat yapan, icra eden ama sahne ama müzik sanatçısı bir koruma kalkanı geliştirmesi konusunda beklentilerimizi ifade ediyoruz” dedi.

“ERMAN TOROĞLU VAKASI İLK TE SON DA OLMAYACAKTIR”

Cıstır,” Önce bakmak için tanımak lazım, dokunmak lazım, konuşmak lazım, dinlemek ve anlatmak lazım diye düşünüyorum. Dolayısıyla o bakışın gelişmesiyle ilgili bir temas eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bunlar önyargılar beslemiş durumda. Tabi ki bazı asayiş olaylarına da denk gelindiği zaman birazda kriminalize eden bir bakış açısı da var. Temas noktasında eksikliklerimiz var. Belki bu iletişimi önümüzdeki süreçte güçlendirirsek bunları daha az konuşuyor olacağız. Erman Toroğlu vakasına gelince ondan bir sonuç almadık. O vaka ilk ya da son olmayacaktır. Artık savunma reflekslerimiz gelişti. Yazılı ve görsel basındaki medya kuruluşları aracılığıyla da bu savunma reflekslerimiz ve bizi irite eden bu anlayışı, bu bakışı ve söylemleri ifade etme fırsatı bulabiliyoruz. Erman Toroğlu kendisi tabi utanmıştır. Ben Futbol Federasyonu hakemlerine ulaştım, Hakemler Birliğine ulaştım. Spor Yazarları Derneği Başkanına ulaştım ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’e ulaştım. Tabi herkes ayıplıyor ama bir türlü süreci işletemedik. Hükümetinde baskısını sağlıklı olarak göremedik. Hükümetin unsurlarına ulaşmamıza rağmen yeterli refleksi göremedik. Oradaki beklentimiz şuydu, ne ilk ne son olacaktır ama caydırıcı olsun diye emsal teşkil etsin diye, Rasim Ozan Kütahyalı ’da olduğu gibi birkaç yayında olsa ekran cezası getirilsin, ya da yayıncı kuruluşa bir ceza gelsin ve emsal teşkil etsin diye girişimlerimiz oldu” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler