Aydın’da hızla artan araç sayısı ve yoğunlaşan trafik, çevre ve insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde hazırlanan doktora tezi, Aydın trafiği kaynaklı sera gazı emisyonlarının 2010-2019 yılları arasında yüzde 67 arttığını ortaya koydu.
Son yıllarda hızla artan Aydın trafiği, şehirde çevre ve insan sağlığı açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkarıyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde hazırlanan kapsamlı bir doktora çalışması, kentte karayolu ulaşımından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının dramatik biçimde yükseldiğini ortaya koydu. Çevre Sağlığı Uzmanı Dr.Tarık Özdemir tarafından hazırlanan ve danışmanlığını Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz’ın yürüttüğü doktora tezi, Ege Bölgesi’ndeki şehirlerde ulaşım kaynaklı emisyonların çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı biçimde inceliyor. 2024 yılında tamamlanan 177 sayfalık araştırma, IPCC metodolojisi kullanılarak yapılan hesaplamalarla şehirlerdeki trafik emisyonlarını analiz ediyor.
AYDIN’DA EMİSYONLAR YÜZDE 67 YÜKSELDİ
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Aydın’daki trafik kaynaklı sera gazı emisyonlarının son on yılda büyük bir artış göstermesi oldu. Çalışmaya göre 2010 yılında 804,59 Gg CO2e olan emisyon miktarı, 2019 yılında 1.344,52 Gg CO2e’ye yükseldi.
Bu artış yaklaşık yüzde 67’lik bir yükselişe işaret ediyor. Emisyonlardaki artışın başlıca nedeni ise karbondioksit (CO2), metan (CH4) ve azot oksit (N2O) gazlarının yoğunlaşması olarak gösteriliyor. Araştırmaya göre aynı dönemde Ege Bölgesi genelinde ulaşım kaynaklı sera gazı emisyonları yaklaşık yüzde 72 oranında arttı.
ARAÇ SAYISI NÜFUSTAN ÇOK DAHA HIZLI ARTTI
Tezde yer alan veriler, Aydın’da araç sayısının nüfus artışından çok daha hızlı yükseldiğini ortaya koyuyor. 2010 yılında şehirde 289 bin 388 olan araç sayısı, 2019 yılında 456 bin 56’ya ulaştı. Bu durum yüzde 57,58 oranında artış anlamına geliyor. Aynı dönemde Aydın nüfusu ise 989 bin 862’den 1 milyon 110 bin 972’ye yükseldi. Nüfus artışı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde kaldı. Bu tablo, şehirde otomobil bağımlılığının hızla arttığını ve trafik yoğunluğunun kalıcı hale geldiğini gösteriyor.
AYDIN’DA YAKIT TÜKETİMİ YÜKSELDİ
Araştırmada Aydın’daki yakıt tüketimindeki artış da dikkat çekti.
2010-2019 yılları arasında şehirde:
Benzin tüketimi 33.090 tondan 43.045 tona çıktı
Motorin tüketimi 179.981 tondan 320.479 tona yükseldi
LPG tüketimi ise 39.170 tondan 57.267 tona ulaştı
Bu veriler, Aydın’ın özellikle motorin tüketimi açısından Ege Bölgesi şehirleri arasında üst sıralarda yer aldığını gözler önüne serdi.
KİŞİ BAŞINA EMİSYONLAR ARTTI
Araştırmada yalnızca toplam emisyonlar değil, kişi başına düşen emisyon miktarı da incelendi. 2010 ile 2019 yılları arasında Aydın’da:
Kişi başına düşen emisyon miktarı yüzde 49 arttı
Araç başına emisyon yüzde 6 yükseldi
Kilometrekare başına emisyon yüzde 67 arttı
Bu artışların temel nedeni olarak trafik sıkışıklığı, dur-kalk trafiği ve bireysel araç kullanımının artması gösteriliyor.
TRAFİK KAYNAKLI KİRLETİCİLER SAĞLIK RİSKİ OLUŞTURUYOR
Araştırmaya göre yoğun Aydın trafiği, yalnızca karbon emisyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Trafik yoğunluğu aynı zamanda birçok zararlı kirletici gazın da artmasına neden oluyor.
Araçlardan atmosfere salınan başlıca kirleticiler şunlar:
NOx (azot oksitler)
PM (partikül maddeler)
CO (karbon monoksit)
Bu gazların özellikle yoğun trafik bölgelerinde solunum yolu hastalıkları, astım, kalp-damar rahatsızlıkları ve kronik hastalıklar açısından ciddi riskler oluşturduğu belirtiliyor.
TÜRKİYE’NİN İKLİM HEDEFLERİ ULAŞIM SEKTÖRÜNÜ DE KAPSIYOR
Araştırmada Türkiye’nin iklim politikaları da ele alındı. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 41 azaltmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ulaşım sektöründe önemli dönüşümlerin yapılması gerektiği belirtiliyor. Türkiye, 2020 yılında 476 milyon ton CO2 eşdeğeri emisyon ile küresel emisyonların yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor.
AYDIN İÇİN ÖNERİLEN ULAŞIM PROJELERİ
Araştırmada Aydın trafiğini azaltmaya yönelik çeşitli şehir planlama önerileri de yer aldı. Teze göre şehirde uygulanabilecek bazı projeler şunlar: Aydın Valiliği ile Yeni Otogar arasında yaklaşık 6 kilometrelik tramvay hattı kurulması. Efeler ilçesinde Kıbrıs Caddesi’nin tek yönlü trafik sistemine geçirilmesi. DSİ önünden Koçarlı Millet Bahçesi’ne kadar yaklaşık 17 kilometrelik bisiklet yolu yapılması. Adnan Menderes Bulvarı çevresinde çok katlı otopark projeleri geliştirilmesi. Buharkent–Efeler hattında akıllı trafik yönetim sistemlerinin kurulması. Bunun yanında İzmir-Aydın otoyolu çevresinde gürültü bariyerleri kurulması, şehir merkezinde bazı yolların belirli günlerde yaya kullanımına açılması ve yeşil alanların artırılması da önerilen projeler arasında yer alıyor.
YEŞİL ULAŞIM ŞEHİRLER İÇİN KRİTİK HALE GELİYOR
Araştırma sonuçları, şehirlerde fosil yakıtlı araç kullanımının azaltılması gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, çözüm olarak yeşil ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda: Toplu taşıma kullanımının artırılması, elektrikli araçların teşvik edilmesi, bisiklet ve yaya ulaşımının geliştirilmesi, akıllı trafik sistemlerinin kurulması gibi politikaların şehirlerde hava kalitesini iyileştirebileceği ifade ediliyor.
ELDE EDİLEN SONUÇLARIN SOMUT KATIKLAR SAĞLAMASI BEKLENMEKTEDİR
Öte yandan doktora tez çalışmasında elde edilen bulguların, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda Aydın ilinde ulaşım sistemlerinin çevre ve halk sağlığını merkeze alan sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülmesine önemli katkılar sunacağı değerlendirilmektedir. Çalışma; kent içi ulaşımın çevresel etkileri ile halk sağlığı üzerindeki sonuçlarını bilimsel verilerle ortaya koyarak, sağlıklı ve yaşanabilir şehirlerin planlanmasına yönelik güçlü bir kanıt temeli oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçların, başta yerel yönetimler olmak üzere kamu kurumları, şehir plancıları ve akademisyenler için yol gösterici olması; ulaşım politikalarının geliştirilmesi, sağlıklı kent planlamasının güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik stratejilerinin oluşturulmasına somut katkılar sağlaması beklenmektedir. (İREM DELİCE)

























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.