Aydınlıları sofralarına sahip çıkmaya davet etti

1 Aralık 2020, Salı 12:22

     


Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ökdem, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın'ın hazırlayıp sunduğu 'Baş Başa' programının konuğu oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan 'Gıdanı Koru. Sofrana Sahip Çık' projesinden söz eden Ökdem, "Aydın halkı 'Sofrana Sahip Çık' web sitesine girerek gıda israfı yapmayacağına dair söz veriyor. Buradan da bir sertifika alıyor. Bu sertifakayla kendi adına beş adet fidan dikiliyor. Böylece gıdasına sahip çıkmış oluyor. Ben tüm Aydınlıları gıdalarını korumaları için söz vermeye davet ediyorum" diye konuştu.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Ökdem, "Elimizdeki verilere baktığımız zaman Aydın'ın tarım ili olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İlimizin gayri safi zira-i geliri 2019 yılı rakamlarıyla 5 milyar 960 milyon lira. Bu rakamlarla Türkiye'deki sıralamamıza baktığımız zaman dokuzuncu sıradayız. İlimizde 709 adet tarımsal sanayi tesisimiz bulunmaktadır. Aydın'ımızın yüzde 44'ü tarım alanlarıyla kaplı. Bu da toplamda 352 bin hektara tekabül ediyor. Bu alanımızın da 130 bin hektarlık kısmı büyük ova kapsama alanına giriyor. Tarım alanlarımızın yüzde 50'sinde sulu tarım yapılmaktadır. İlimiz 16 bitkisel üründe ilk üç sırada yer almaktadır. Bunlar incir, zeytin, kestane, pamuk ve çilektir. Hayvancılık verilerinde de balık, bal ve sütte yine Türkiye'de ilk on içerisindeyiz. Büyükbaş hayvan sayımız olan 450 bin adet ile Türkiye genelinde 8.sırada yer almaktayız. Bizim ürettiğimiz iki tane bitkisel ürün Avrupa coğrafi işaret tesciline sahip, ülkemizde de 4 tane Avrupa coğrafi işaret tesciline sahip ürün bulunmaktadır. Bunlar Aydın İnciri, Aydın Kestanesi, Malatya Kayısısı ve Antep Baklavası. Dolayısıyla bu verilere baktığımızda Aydın bir zirai tarım kenti diyebiliriz" diye konuştu.

Türkiye çapında yürütülen 'Gıdanı Koru. Sofrana Sahip Çık' projesinden söz eden Ökdem, "Bir taraftan üretim artışı için çaba gösterirken bir taraftan da gıda israfının olması çalışmalarımızı gölgelendiriyor. Dünyada üretilen her üç gıdadan birisi israf ediliyor. Dünyada yılda 1.3 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Türkiye'de ise 19 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Dünyada 800 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor. Bir bu kadar kişi de obezite sorunlarıyla uğraşıyor. Bir kesim insan açlıktan uyuyamazken bir kesim insan da tokluktan uyuyamıyor. Ülkemizin gıda cirası 500 milyar lira olduğunu hesap edersek her yıl yüzde birlik tasarrufla 5 milyar lira tasarruf edebiliriz" dedi. Aydın halkına seslenen Ökdem, "Aydın halkı 'Sofrana Sahip Çık' web sitesine girerek gıda israfı yapmayacağına dair söz veriyor. Buradan da bir sertifika alıyor. Bu sertifakayla kendi adına beş adet fidan dikiliyor. Böylece gıdasına sahip çıkmış oluyor. Ben tüm Aydınlıları gıdalarını korumaları için söz vermeye davet ediyorum" diye konuştu.

"WEB SİTESİ ÜZERİNDEN 50 BİN FİKİR TOPLANDI"

Ökdem," Nüfusun yaklaşık yüzde 40'ı kırsal kesimde yaşıyor. Aydın geneline baktığımızda dolaylı ve doğrudan olmak üzere yüzde 80 oranında tarımla ilgilenen bir kesim var. 15 yıl aradan sonra 2019 yılında 3.Tarım Şuramızı gerçekleştirdik. Tarım Şuramızdaki amaç tarıma dair problemlerin teşhislerini ortaya koymak ve çözüm önerileriyle birlikte bir yol haritası çizmektir. Bu yol haritasını çizmek için öncelikle bir web sitesi kuruldu. 'Fikrin Varsa Sende Söyle' sloganıyla dört ay boyunca web sitesi üzerinden her türlü kesimin fikirleri toplandı. Daha sonra il müdürlükleri olarak bizde yerelde STK'lar olsun diğer paydaşlarımız olsun çalışmalar yaptık, fikirler topladık, rapor haline getirdik ve bakanlığa bildirdik. Toplanan bu fikirler yaklaşık dört ay boyunca 50 bin fikir olarak ortaya çıktı. Bunlar Ankara'da toplam 21 çalışma masasında 4 ay boyunca değerlendirildi. 21 çalışma masasında yer alan toplam kişi sayısı 2 bin civarındaydı. Bunların arasında akademisyenler, tarım sektörünün önde gelen temsilcileri ve benzer her gruptan kişiler vardı. Netice itibarıyla 2019 'un Kasım ayında kapanış toplantısı yapılarak toplam 8 kalemde 38 eylem planı ortaya çıktı. Bunlardan şu anda faaliyete geçen ve çalışmaları yapılan projelerimiz var ancak biz yerelde birini gerçekleştirdik diyebiliriz. Bu projemiz Kadıköy mahallemizde 700 dekarlık arazi üzerinde organize sera bölgesi kurulması üzerinedir. Çalışmamız kağıt üzerinde tamamlandı. Bundan sonra alt yapı ve üst yapı çalışmalarımız tamamlanarak hayata geçirilmiş olacak. Bölge jeotermal ısıtmalı sera olarak bir üretim gerçekleştirilecek, lojistik anlamda şehrimize yakın olmasıyla çok büyük avantajları bulunmaktadır. Kolaylıkla pazarlamanın yapılabileceği lojistik imkanlarında kolayca ortaya çıkabileceği bir saha olarak önümüzde durmakta ve inşallah önümüzdeki günlerde bu sahaları daha da büyüteceğiz" dedi.

"DİTAP İLE ÜRETİCİ ÜRÜNLERİNİ KOLAYLIKLA PAZARLAYABİLİYOR"

Ökdem, "Dışarıdan üretim konusunda talepler geliyor. Özellikle muz yetiştiriciliği hususunda gelenler var. İklim değişikliğini göz önüne alırsak artık açık alanda tarım daha fazla riskli hale gelmeye başladı. Dolayısıyla kontrollü iklim şartlarında yapılan tarıma bizim özendirmemiz ve ön plana çıkarmamız gerekiyor. Dolayısıyla sera üretim bölgeleri bizim için hayati önem taşımaktadır. Dijital Tarım Pazarlama (DİTAP) önemli bir tarım sahası olarak açıldı. Tarım Bakanlığı bugüne kadar görevi gereği hep üretim ve kaliteli üretiminin üzerinde durdu ve pazarlama boyutunda çok fazla yer almadık. Ancak üreticilerden bunlar kime satılacak gibi sorulara sağlıklı cevaplar veremiyorduk dolayısıyla bu açığımızı kapatmak anlamında DİTAP, Ticaret,Tarım Bakanlığı Odalar ve Borsalar iş birliğiyle bir dijital tarım platformu kuruldu. Bu pazar nedir ? Aracıyı ortadan kaldırmak suretiyle alıcının ve satıcının bir araya getirildiği web sitesi tabanlı bir sistemdir. Bu anlamda üreticilerimiz aracıyla uğraşmadan sistemden girişlerini yaparak her türlü ürününü pazarlayabilir. Bu sanal pazar üretici ve tüketiciyi doğrudan buluşturmuyor. Sistemin kendi içinde bir çek mekanizması var, öncelikle satış yapabilecek olanlar Tarım Bakanlığı kayıt sistemine kayıtlı olan üreticilerimiz. Örneğin ÇKS, Arıcılık Kayıt Sistemi ve benzeri sistemlerden herhangi birine kayıt olan üreticilerimiz bu sisteme kayıt olabilirler. Dolayısıyla Aydın'daki herhangi bir üretici Türkiye'nin herhangi bir yerindeki alıcıya bu sistem üzerinden ulaşıp tarım ürününü pazarlayabilecek" dedi.

"TARIM SEKTÖRÜ PANDEMİDEN ETKİLENMEDİ"

Tarım sektörünün pandemiden etkilenmediğini dile getiren Ökdem, "Ülkemizde pandemi süresince gıda sektöründeki üreticinin değeri bir kez daha anlaşıldı ve tarım parlayan bir yıldız olarak ortaya çıktı. Pandemiden diğer etkilenen sektörler kadar tarım sektörü etkilenmedi hatta biraz büyüyerek çıktı. Sayın Valimizin destekleriyle İl Hıfzıssıhha meclis kararıyla üreticilerimizin rahatlıkla üretimlerine devam edebilmeleri adına bazı kararlar aldık. Bu kararlar, öncelikle çiftçilerimizin tarlalarına bahçelerine kolaylıkla ulaşabilmeleri ve üretimlerine kesintisiz devam edebilmeleri için sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemlerde çiftçilerimize muafiyetler getirdik. Dolayısıyla çiftçilerimiz sokağa çıkma muafiyetlerini kullanarak tarımsal üretimlerine devam edebildiler. Yine 65 yaş üstü ve 20 yaş altı çiftçilerimize sokağa çıkma muafiyeti getirerek bu gruplarında tarlasına bağına ve bahçesine rahatlıkla ulaşmalarını yine bu kararlarla sağlamış olduk" dedi.

Ökdem, "Tarım Bakanlığımız çok büyük bir bakanlık. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirildi. Bizim bakanlığımız büyüktü daha büyük bir camia haline geldi. Yerelde 9 kadar teşkilatımız var bu teşkilatlarımızın tamamı merkeze doğrudan bağlı. Orman kısmı bizde yok sadece tarım kısmı bizde var ve tarım kısmıyla 9 şubemiz ile 17 ilçemizde hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Şubeler bazında bitkisel ürün faaliyetlerimiz var, bununla ilgili destekleme çalışmalarımız var. Gıda ürünleriyle ilgili her türlü sıkıntının ve sorunun bize iletildiği alo 174 hattımız var. Yıllık yaklaşık bin kadar ihbar ve şikayet alıyoruz. Maksimum 15 gün içerisinde bu şikayetleri sonuçlandırıyoruz. Sorunun muhatabına da sonuçları dijital ortamda mail yoluyla veriyoruz. Bununla bağlantılı Gıda Numune Programlarımız var. Üreticilerden hiç şikayet gelmese dahi bizim üretim yerlerimizden ve satış noktalarımızdan yıllık belli bir plan dahilinde aldığımız numuneler var. Bu numuneleri İzmir, Denizli ve Muğla'da bulunan gıda kontrol laboratuvarlarına göndererek rutin denetleme ve kontrollerimizi yapıyoruz " dedi. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler