“Her türlü devlet desteklemesine karşıyım”

23 Şubat 2021, Salı 12:20

     


Çine Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatif Başkanı Enver Gökbel , “Son zamanlarda da yanlış bir tarım politikası var, dünya ülkelerinin hükümetlerinin Türk çiftçisine dayatmaya çalıştığı bir politika var. Yani Türk çiftçisi üretmesin, yatsın ve yattığı yerden para alsın. Dekarına 70 lira organik parasına ben karşıyım. Şu anda zeytin ve zeytinyağına verilen prime karşıyım, hayvanlarımız kesiliyor ve kilo başına verilen paraya karşıyım, süt primlerine karşıyım, buzağı küpelerine karşıyım. Dolayısıyla devlet tarafından yapılacak olan her türlü desteğe karşıyım. Ben geçen yıl 8 bin lira kadar devletten destek aldım, ben yatmadım ama çoğu bu desteği alıyor ve yatıyor” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Çine Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifi Başkanı Enver Gökbel, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa programının konuğu oldu. Gökbel, üretimin arttırması gerektiğini belirtti.

“ÇİNE’NİN MERKEZİNE İKİNCİ BİR FABRİKA KURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Çine Tariş Zeytinyağı Kooperatifinin çalışmalarına değinen Başkan Gökbel, “Daha önce Çine merkezdeydik. Daha sonra organize sanayi bölgesinde yaklaşık olarak 10 bin 200 metre civarında bir arsa aldık, o arsada da 12 milyon lira civarında makinalar, çelik nikel krom tanklar, çevre düzenlemesi, binalar, fosseptik çukurları gibi yaklaşık 12 milyon liralık bir yatırım yaptık. Merkezde de bir yerimiz var, orayı satarak ikinci bir fabrika kurmaya çalışıyoruz. Bugün 30 yıllık hayatımda çiftçilerimizin zeytinlerine Çine’de hep Aydın ortalamasının altında sıkılmasına sebebiyet verdim. Bunları söylemek isteyemiyorum ama zaman zaman bazı dostlarımız yakınlarımız aracılığıyla ‘zeytinleri şu kadar paraya sıkalım’ gibi rüşvet teklif edildi, ama biz bunların hiçbirini kabul etmedik. En son Çine Tariş’inde çevre istinat duvarları, çukurlar, elektrik gibi birtakım şeyleri yaptırdık. Çiftçinin malının daha iyi alınması için Zeytinyağı Genel Birliği Kurulu ile sürekli konuşuruz. Yeni birlik başkanımızda zaten zeytin ağacının altında doğup büyümüş bir insan, har vurup harman savurmuyorlar. Şu anda bizim sözlerimizi daha iyi dinliyorlar. Gerek bu sene olsun gerekse geçen sene Tariş Zeytinyağı Birliği fiyatları açıklar, piyasanın 3 lira 5 lira üzerindedir. Biz çiftçinin hakkını arıyoruz. Tariş’imizin yıllarca AR-GE ekibi var, bütün köylerde imar nasıl yapılır, toprak tahlili nasıl olur, gübreleme ve ilaçlama nasıl yapılır? hep bunların eğitimlerini verdik. Yani Tariş Zeytinyağı Birliği olmazsa üretici zeytinyağı ortağı tüccarın elinde bugün oyuncak olur”dedi.

“İMKÂNLARIMIZ ÖLÇÜSÜNDE TÜM SEKTÖRLERDE FAALİYET GÖSTERMEK İSTİYORUZ”

Tüm sektörlerde faaliyet göstermek istediklerini belirten Başkan Gökbel, “İmkânlarımız ölçüsünde tüm sektörlerde faaliyet göstermek istiyoruz aslında. Biz üreticilerimizin ihtiyacı olan her şeyi alıp satabiliriz. Tabi burada maddi imkânlar ve koşullarda çok önemli. Nakit paranızın olması lazım, kredilerinizin açık olması gerekiyor, üreticilerden alacağınızın da geriye dönüşü kolay olması lazım. Yeni değil, yaklaşık 2005 yılından bu yana yem satarız. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yemin üretilmesi firmanın özelleştirilmesinden bahsettiler bende ayrıntılı olarak bilmiyorum, burada besiciyi destekleyen yem fiyatlarını regüle eden bir anlayış var. Vakıf Katılım Bankası yüzde 51, Türk Şeker yüzde 49 hissesi olan Türk Şeker yemi satıyoruz şu anda. Geçen hafta yemlere zam geldi, kaliteli besi yemleri var, onları 105 TL’ye satıyorduk, 19 protein yemleri de 95 liraya satıyorduk, buzağı büyüklere 4 lira zam geldi yeni aldığımız malda, diğer besi yemlerine de 5 -6 lira zam geldi. Bir çuval besi yemi 100 lira, 109 lira da buzağı yemi oldu. Ben yaklaşık bir buçuk aydır bu yemi yediriyorum, aylık 150 çuvalda yem yediriyorum kendi sığırlarımda var çokta memnunum. Normal firmalara göre ucuz. Buradaki amaç çiftçi ve üreticinin desteklenmesidir. Bizde onun için yapıyoruz, giderlerimiz sadece yem değil” diye konuştu.

“DEVLET TARAFINDAN YAPILACAK OLAN HER TÜRLÜ DESTEĞE KARŞIYIM”

Devlet tarafından yapılan her türlü desteğe karşı olduğunu bildiren Gökbel, “Biz 25 yıl önce Tariş Zeytinyağı Birliği AR-GE ekibi ile köy köy dolaştık. Bizim Tariş Zeytinyağı Birliği o kadar güçlü bir birlik değil, tabi devlet yıllar önce krediler vermiş, 65 milyon vermiş Pamuk, İncir ve Zeytinyağı birliklerine ama bu paralar geriye ödenmemiş ve devlette bu birliklere olan güveninin yitirmiş ve para vermiyor. O paralar sezon öncesi bizim üreticilerimize, ortaklarımıza dağıtıldı ve gübre ve ilaç atardık bu paralarla. Çiftçiler düşük faizli krediler alamıyor, çünkü kredi kartlarından takipteler, dolayısıyla kredi alamıyorlar. Zeytinyağı AR-GE ekibi köy köy dolaşır yaprak tahlilleri yapardık, nasıl yapılacağını gösterirdik. Bundan 10 yıl önce ben bir seferberlik başlatmıştım, bu seferberlik nedeniyle çok güzel zeytinler aldığını söyleyen insanlar vardı, insanlar daha çok zayıfladıkça ve mutsuzlaştıkça ne mallarına, ne zeytinlerine bakmaz oldular. Son zamanlarda da yanlış bir politika var, dünya ülkelerinin hükümetlerinin Türk çiftçisine dayatmaya çalıştığı bir politika var. Yani Türk çiftçisi üretmesin, yatsın ve yattığı yerden para alsın. Dekarına 70 lira organik parasına ben karşıyım. Şu anda zeytin ve zeytinyağına verilen prime karşıyım, hayvanlarımız kesiliyor ve kilo başına verilen paraya karşıyım, süt primlerine karşıyım, buzağı desteklerine karşıyım. Dolayısıyla devlet tarafından yapılacak olan her türlü desteğe karşıyım. Niye karşıyım? Ben geçen yıl 8 bin lira kadar devletten destek aldım, yedim ve yattım. Gerçi ben yatmadım ama çoğu bu desteği alıyor ve yatıyor” dedi.

“ÇİFTÇİYE ÜRETİMİ ARTTIRMALIYIZ”

Gökbel, “Zeytin ve zeytinyağında sulama olmalı, sulanabilecek arazilere sulamalarda destek sağlamalı devlet. İlaçlamalarda gübrelemede devlet destek vermeli, iyi tarım organik tarımdır. Organik tarımda organik ilaç, gübre atan kim var? Ağaçlara bakılmıyor, örneğin ben bu yıl 50 bin lira ağaçlara masraf ettim, imarını yaptırdım, kırığını aldırdım 50 bin lira tuttu. İşte Enver Göbel’in mahsulü ondan ürün veriyor. Üreticilere anlatıyorum, devlet, Tarım İlçeler, Tarım İl, Tarişler hep beraber çiftçiyi toplamamız lazım topraklarınıza tahlil yaptıracaksınız yaptırırsan sana gübre vereceğim diyerek üretimi arttırmalıyız. Biz burada çiftçiye üretimi arttırmalıyız. Arttırmalıyız ki ülkemizin sıvı yağ açığını kapatalım. Bir sürü çiçek yağı ithal etmişiz. Çiçek yağı nereden nereye gelmiş, zeytinyağı pahalı değil, bir kilo çiçek yağı ile 8 defa yemek pişirilirken 1 kilo zeytinyağı ile de 10 defa yemek pişirilir. Zeytinyağı pahalı değil, biz şu anda ülkemizde üretebiliriz. Şu anda tüccarlar kalkmışlar hükümetten ‘dışarıdan zeytinyağı ithal edelim ama vergileri kaldırın’ diyorlar. İçeride yağımız var, daha fazlada üretebiliriz. İşsizlik var diyorlar ama biz köylerde hayvanlarımıza çoban bulamıyoruz, zeytinliklerimizde çalışacak işçi bulamıyoruz” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler