“Ölmek üzere olan üyelerimiz mevcut”

6 Mart 2021, Cumartesi 16:11

     


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi (TOBB) ve Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa’nın konuğu oldu. “Bu virüsten kaynaklı ölmezse, bu kısıtlamalardan kaynaklı ölmek üzere olan üyelerimiz maalesef mevcut. O yüzden son gelişmeyi önemsiyoruz. Ancak, daha rahat, daha uzun ve kapasite sınırlamasının kalmadığı dönemleri özlüyoruz” dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Devletin pandemi sürecinde esnafa verdiği destek ödemelerinin belirli sektörleri kapsadığını söyleyen Ülken, “Destek olarak ifade edilen kavramların bir kısmı zaten işverenlerin işçi adına ödedikleri işçiden kesilmiş bir fon vardı oradan kısa çalışma ödenekleri verildi. Direk nakdi destek olarak sadece belli sektörlerde 3 bin lira gibi bir ücret desteği oldu. Kira desteği olarak 750 lira gibi destekler de oldu. Bunlar çok kısıtlı sektörlere uygulandı ”diye konuştu.

“VİRÜSTEN ÖLMEZSE, KISITLAMALARDAN KAYNAKLI ÖLMEK ÜZERE OLAN ÜYELERİMİZ VAR”

Kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ülken, “Bu virüsten kaynaklı ölmezse, bu kısıtlamalardan kaynaklı ölmek üzere olan üyelerimiz maalesef mevcut. O yüzden son gelişmeyi önemsiyoruz. Ancak, daha rahat, daha uzun ve kapasite sınırlamasının kalmadığı dönemleri özlüyoruz. Hal böyle olunca gündüz saatleri içerisinde faaliyet yapan üyelerimiz açısından daha olumlu ancak saat 19.00’dan sonra faaliyetlerini sürdürecek olan lokantalarımız ve restoranlarımız var. Halı sahalarımız da var, halı saha maçları akşam oynanır, çünkü profesyonel oyuncular değildir, sade vatandaşlardır. İşinden gücünden döndükten sonra genelde akşam saatlerinden halı sahada futbol oynar insanlar. O yüzden bunların daha da ilerleyerek sürelerin 7’den gece 12’ye gitmesini tabi umut ediyoruz. Akşamdan sabaha olmuyor bu işler. Devletimiz formatta dört bölgeye ayırdı, ancak o dört bölgenin içerisinde daha çok sokağa çıkma kısıtlamaları ve hafta sonu kısıtlamalarıyla ilgili. Sadece halı saha üzerinde farklılıklar var. Sarıda da olsanız, turuncuda da olsanız, kırmız ve mavide de olsanız tüm lokanta ve kafeteryalarla ilgili olarak süreçleri açtı. Nargile kafelerimiz var mesela, sosyal mesafeye uydukları takdirde açılmayı bekliyorlar. Bu sektörde önemli bir sektördür. Bu insanlar geçen yıl Mart ayından beri bir yıldır bu satışı yapamıyorlar. Yine aynı şekilde üniversitelerin kapalı olmasından dolayı burada en büyük darbeyi yiyen özel yurtlar ile özellikle nargile kafeler, yani birçok sektör çok büyük darbe yedi. En azından turizm sezonunda turizm girdisinin arttırılması adına geçen sene olduğu gibi tam bir açılma yapıp, yine Eylül ve Ekim’de kapanma riskinden dolayı herkes kuşkulu. Böyle olunca tek sektör turizm mi sorusunu soruyorlar. Kontrolsüz bir şekilde sürecin ilerleyip üniversitelerin önümüzdeki sene de kapalı kalma ihtimali bu sektörü ve bu sektöre bağlı iş yapan yerleri inanılmaz derecede endişeye sevk ediyor. Üyelerimiz sürekli beni arıyorlar, en azından çözüm adına bizi bir kilidin anahtarı olarak görmeleri önemli. Görmedikleri günde misyonumuzu bitirmişiz demektir” dedi.

“TEKRAR KAPANMALARIN YAŞANMAMASI İÇİN EL BİRLİĞİYLE DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR”

Hep birlikte çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Ülken, “Bu süreçte hepimizin el birliğiyle çok dikkatli olması gerekiyor. Kapanan işletmelerimizi tekrar kapattırmamamız lazım. Evine ekmek götürmekte zorlanan, kredilerini ödemekte zorlanan, zaten vergi SGK prim borçlarını ödemekte zorlanan çok ciddi bir kitle var. Bu kitle inanın iyi de dayandı. Mümkün olduğunca seslerini duyurmaya çalıştılar, mümkün olduğunca bize ilettiler. Biz bu konuyu defaatle yüksek sesle dile getirerek baskı kurduk. Gidip bakanlıklarla toplantılar yaptık. Bu insanlar iyi de sabrettiler, haklarını teslim etmek lazım. O nedenle tekrar kapanmaların yaşanıp, aile facialarının yaşanmaması adına, insanların psikolojilerinin bozulmaması adına hep birlikte el birliğiyle dikkat etmemiz lazım. Üyelerimizden sorunlarını bizlere anlatanlarda var. ‘Ben özel bir yurdum ve bir yıldır kapalıyım, kiracıyım mülk sahibi kirayı benden tam almaya devam ediyor, yarısını bile alsa ben bu kirayı ödemekte güçlük çekiyorum, arabamı satıp ödüyorum’ diyor. Evimi satmak zorunda kaldım diyen var. Ben kafe işletiyorum, aylardır parça parça açık kaldım, topal ördek gibi bir ayağım kısa diyen var. Ben nargile satıyorum, açık alandayım her taraf açık. Bu nargileyi yüzde 50 değil, yüzde 20 kapasiteye düşürün ama ben bunu satayım diyen de var. Banka kredisi çektim geçen yıl Mart ayında ödemeler başladı ama bu süreçte yine açılmadığımdan para kazanmadım, ben bu kredileri nasıl ödeyeceğim diyen var. Bunlar çok acı şeyler.” diye konuştu.

“NORMALLEŞME SÜRECİYLE İLGİLİ TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Ülken, “Valilik binamızda Sayın Valimizin başkanlığında tüm oda ve borsa başkanları, kamu kurumları Büyükşehir Belediye Başkanımızın da dâhil olduğu bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantıda alınması gereken önlemler, öncelikli olarak doğruya yönlendirme adına iş yerlerinin kanuna ve çıkan genelgeye uygun bir şekilde hareket etmelerine yönelik bir farkındalık ve doğruya yönlendirmeleri konuştuk. Saat sınırlamasından mesafe sınırlamasına, kapasite sınırlamasına varıncaya kadar önlemleri güzel bir şekilde anlatalım denildi. Bugünde arkadaşlarımız çıktılar, hem komite üyelerimiz, hem personelimiz üyelerimizi bilgilendirme yaparak gezmeye başladılar. Efeler, Çine, Germencik ve Köşk’te hepsinde bu şekilde anlatmaya devam ediyoruz. Kuralın dışında istemeden, farkında olmadan hareket edenlere de ceza yazılmamasını istirham ettik. İlk etapta uyarılsın, burada bitmiş bir sektöre birde ceza yazmaya çalışmak devlet açısından da çok doğru değil. Çok ağır cezalar, o yüzden Sayın Valimizden ve Emniyet Müdürlüğümüzden bunları istirham ettik. İlk etapta bir uyarıyla doğruya yönlendirmeyle hareket edelim dedik. Amaç radar koyup, hız cezası kesmek değil de sürücülere hız sınırlarına uymalarına önermekle başlasın dedik ve bu şekilde de uygulamalar başladı” dedi.

“DEVLETİN VERDİĞİ DESTEK BELİRLİ SEKTÖRLERİ KAPSADI”

Devletin pandemi sürecinde verdiği desteklerin sadece belirli sektörleri kapsadığını vurgulayan Ülken, “Destek olarak ifade edilen kavramların bir kısmı zaten işverenlerin işçi adına ödedikleri işçiden kesilmiş bir fon vardı oradan kısa çalışma ödeneği verildi. Direk nakdi destek olarak sadece belli sektörlerde 3 bin lira gibi bir ücret desteği oldu. Kira için 750 lira gibi destekler oldu. Bunlar çok kısıtlı sektörlere uygulandı. Birde sadece yeme ve içme sektöründe lokanta ve kafeterya sektöründe faaliyet gösterip te 2019 yılındaki cirosundan 2020 yılında yüzde 50’den fazla düşüş yaşamış olanlara yönelik yüzde 3, yaşadıkları ciro kaybının üst sınırı 40 bin lira, alt sınırı 20 bin lira olmak kaydıyla verilecek bir destek mekanizması oldu. Yüzde 40 ciro kaybı yaşayan ise bu desteği alamadı. O destekler zaten olmalıydı ama çok daha fazlasını bekliyor sektörler” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler