"Süt fiyatları sabit ama girdiler sürekli artıyor”

5 Mart 2021, Cuma 11:20

     


Aydın Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Mehmet Sedat Güngör, “Türkiye’de devletin alıp satmadığı bir ürün olan süt var. Süt fiyatları da devlet tarafından belirleniyor. Devlet hem alım ve satım yapmıyor, hem de süt fiyatları devlet tarafından belirleniyor. Süt fiyatlarını bir yıl boyunca sabit bırakıyorsunuz, ama yem, gübre, mazot gibi girdilerde artıyor. Girdiler anlamında bir maliyet artışı söz konusu ve biz buna müdahale edemiyoruz” dedi.

Aydın Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Mehmet Sedat Güngör, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa’nın konuğu oldu. Güngör, Sloganlarının Aydın’ı Türkiye’nin Düve Merkezi yapmak olduğunu belirtti.

“BİTKİSEL ÜRETİM YAPAN ÜRETİCİLERİMİZDE VAR”

Birliğe bağlı üreticilerin hayvan yetiştiriciliğinin yanı sıra bitkisel ürün üretiminde de bulunduğunu ifade eden Güngör, “Üyelerimiz sadece hayvan yetiştiriciliği yapmıyor, bitkisel üretimde de bulunuyorlar. Yerine ve bölgesine göre tütün üreten bilhassa Karacasu’da tütün üretimi yapan yetiştiricilerimizde var. Portakal, zeytin üretimi gibi ova kısmında da sebze üretimi ve pamuk, mısır üretimi yapan üreticilerimizle görüşüp konuşma imkânımızda oluyor. Örneğin portakal ile ilgili yetiştiricimizle konuştuğumda 3 bin 500 liraya satacağız, Allah bereket versin diyenlerde var. Biz hep yetiştiricilerimizin dertlerini, sorunlarını dile getirdiğimiz için hep olumsuz konuşuyormuşuz, negatif konuşuyormuşuz gibi oluyor ama biz konuşmalarımızda mümkün olduğu kadar pozitif konuşmaya çalışıyoruz. Önemli olan negatif giden durumları anlatmak, dile getirmek bizde bunları dile getirmeye çalışıyoruz. Memnuniyetlerini de, sitemlerini de onlar söylüyorlar. İster istemez negatif olan şeyler gündeme geliyor. Yetiştiricimiz bazı şeylerin hakkını veriyor” dedi.

“HAYVANSAL PROTEİN TÜKETİMİNDE SON YILLARDA SIĞIR SÜTÜ ÖNE ÇIKTI”

Hayvansal protein tüketiminde sığır sütünün ön plana çıktığını söyleyen Güngör,” Süt, ülkemiz, çocuklarımız, sağlığımız ve geleceğimiz için çok önemli. Peynir, yoğurt, yağ gibi hayvansal proteini daha çok sütten karşılıyoruz. Burada da sığır sütü son yıllarda ön palana çıktı. Geçtiğimiz son 10 yıla baktığımızda inek sütünün yanı sıra, keçi ve koyun sütü de önemliyken ama sığırcılığında ülkemizde gelişmesiyle sütün büyük bölümü sığır sütünden elde ediliyor. Yani 21 ve 22 milyon gibi süt elde ediyoruz. Bunun 20 milyon kadarı da sığırdan elde ediliyor. O nedenle konuşulan genelde sığır sütü. Süt fiyatları geçtiğimiz dönemlerde süt konseyi tarafından belirlenmeye başlandı. Tavsiye fiyat olarak belirlendi ama genelde buna bölgeler uyuyorlardı. Son iki senedir bu işe Tarım Bakanlığı’nın, Ticaret Bakanlığı’nın, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da içerisinde bulunduğu ‘Gıda Komitesi’ tarafından belirlenmeye başlandı. Bu başlangıçta bizler tarafından olumlu olarak karşılandı ama sonuç olarak baktığımızda yetiştiricilerin aleyhine bir durum olarak seyretti. Sebebi ise, ülkedeki gıda enflasyonun yüksek çıkmasıyla bunun kontrol altına alınması düşüncesiyle süt fiyatlarında yıldan yıla olarak belirlenmesi söz konusu oldu. Bu durumda son zamanlarda özellikle enflasyon ve faizlerin arttığı bir ortamda yetiştiricilerimizi zorlamaya başladı. Her ne kadar başlangıçta üreticilerimiz memnun olsa bile, mesela Haziran 2020’den sonra maliyetleri karşılayamaz oldular. Parite oldukça aşağıya düştü, hatta 0,98 oranlarına kadar düştüğü dönemler oldu. Eylül, Ekim aylarında düşüşler oldu. Dolayısıyla bir yıl boyunca süt fiyatının aynı kalmış olması, mazot ve gübre fiyatlarını söylememe gerek yok, fabrikalardan satın almış oldukları yem fiyatlarının maliyetlerinin artması bizleri oldukça zor bir durumda bıraktı. Biz bu konudaki düşüncelerimizi olduğu kadarıyla aktardık. Önümüzdeki günlerde Nisan ayı içerisinde süt çalışmalarıyla ilgili bir çalışma yapılacak. Aralık ayında belirlenen fiyatlar Nisan ayına kadar geçerliydi. Nisan ayında yine bir toplantı yapılacak. Biz Bakan Bey geldiğinde de kendisine söyledik, süt fiyatları daha kısa dönemler halinde belirlensin, özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde. Yani 3’er aylık dönemler uygun olabilir. Üç ayı geçmemesi gerekiyor, çünkü dövizin ve yem giderlerini artışı yetiştiricilerimizi mağdur ediyor. Dolayısıyla bunun kısa dönemler halinde belirlenmesi daha iyi olur diye düşünüyorum. Bu görüşlerimizi de bakanlığa iletiyoruz” diye konuştu.

“SÜT FİYATLARI DEVLET TARAFINDAN BELİRLENİYOR”

Güngör, ”Fiyat artışlarının üreticinin lehine olmamasının birçok sebebi var. Döviz oluyor, kamuoyu oluşturulamıyor vs. Ben bu konuda yeteri kadar çalışma yapıldığını düşünüyorum. Karar mekanizması eskiden bölgelerde ihaleler yapılırken, yetiştirici temsilcileri ve sanayi temsilcileri karşı karşıya gelirdi. Tarım Bakanlığı ve ardından Gıda Komitesi’nin araya girmiş olması ülkenin genel ekonomik politikası içerisinde değerlendirilmesi bizim aleyhimize oldu. Biz bu konuda çalışmalarımızı yapıyoruz ama ben bir lobi eksikliği olduğunu düşünmüyorum. Maalesef ülkede de böyle bir gerçek var. Biz itirazlarımızı hep söylüyoruz, Türkiye’de devletin alıp satmadığı bir ürün olan süt var ve buda devlet tarafından belirleniyor. Hem alım satım yapmıyor hem de süt fiyatları devlet tarafından belirleniyor. Süt fiyatlarını bir yıl boyunca sabit bırakıyorsunuz, ama yem, gübre, mazot gibi girdilerde artıyor. Girdiler anlamında bir maliyet artışı söz konusu ve biz buna müdahale edemiyoruz, birde bizim sattığımız ürünlerin fiyatlarında da bazı elektrik, ambalaj maliyetlerini söz konusu ederek bunların ürünlerine zam yapabiliyorlar. Piyasa şartlarına göre bunu yapabilirler ama bizim böyle bir şansımız yok. Yetiştiricilerin böyle bir imkânı yok, dolayısıyla biz bunun bundan sonraki dönemler için kısa dönemli olmasını talep ediyoruz” dedi.

“SLOGANIMIZ AYDIN’I TÜRKİYE’NİN DÜVE MERKEZİ YAPMAK”

Mottolarının Aydın’ı Türkiye’nin Düve Merkezi yapmak olduğunu dile getiren Güngör,” Son yıllarda bizim epey zamanımızı alan bir ‘Düve Merkezi Projemiz’ var.2018 yılında bakanlığa bir proje verdik. Bu kapsamda şu anda 29 ilde var, Aydın’a da bu merkezden kurduk. İlk seferinden o günün şartlarıyla yurt dışından getirmek durumundaydık. O hayvanları getirdik, sattık. Şu anda Ziraat Bankası ile bizim birliğimizin kurmuş olduğu şirket ile bir ortaklık kurduk. Ziraat A.Ş ile bir ortaklık kurduk. Tam bir yıl oldu, 3 Mart’ta İstanbul’da da sözleşmeyi yapmıştık. Bu ortaklık kapsamında üyelerimizin elindeki 6-15 aylık düveleri aynı baba kaydı olan, süt verimleri belli olan yani bizim kriterlerimize uygun alan hayvanları üyelerimizden alıyoruz, testleri ve aşılarını yapıyoruz. Daha sonra 13 aydan sonra tohumluyoruz ve gebeliğin 3’üncü ayından sonrada yine kendi üyelerimize ya da diğer illerden talep eden yetiştiricilere vermeye çalışıyoruz. Bu proje ıslah çalışmasının kollarından birisidir. Bu çalışma bizim için çok önemli. Biz mottomuzu, ‘Aydın’ı Türkiye’nin düve merkezi yapacağız’ diye belirttik. 2018 yılında bir toplantıya katılmıştım o toplantı meclisinde bu proje çıktı. Bu işi yapabilecek olan yönetimiyle, çalışanlarıyla, yetiştiricisiyle biz varız. Yani Aydın ve Aydın yetiştiricisi var. Orada Aydın’ı düve merkezi yapacağız demiştik, şu anda bu konuda da gururla söylemeliyim ki iyi bir mesafe aldığımızı düşünüyorum. Bakanlığın açıkladığı yüzde 40 hibe destekleri var, geçtiğimiz günlerde yayınlandı, alacak olanlarda belli oldu. Türkiye’nin her yerinden bizi arıyorlar, ‘biz düve almak istiyoruz, sizde düve varmış verebilir misiniz’ diye. Şu aşamada biz sadece Aydın’ın ihtiyacını karşılayabiliyoruz” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler