AyFm 100.5
  • 31 Ağustos 2025, Pazar 11:51

"113 binden fazla dosya AYM'de çözülmeyi bekliyor"

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yeni adli yılın hukuksuzluğun kurumsallaştığını gözler önüne serdiğini belirterek, "Bugüne kadar 686 binden fazla bireysel başvuru sonuçlandırılmış ve 113 binden fazla dosya AYM’de çözülmeyi beklemektedir" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yeni adli yılın hukuksuzluğun kurumsallaştığını bir kez daha gözler önüne seren acı bir tablo ile açıldığına dikkat çekti. Bülbül, Türkiye’nin yurttaşların adalet arayışında iç hukukta çözüme ulaşamayarak AİHM’e başvurmak zorunda kaldığı bir ülkeye dönüştüğünü kaydetti.

"113 BİNDEN FAZLA DOSYA AYM'DE ÇÖZÜLMEYİ BEKLEMEKTEDİR"

2024 yılı sonu itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Türkiye aleyhine bekleyen 21 bin 600 dosya bulunduğunu kaydeden Bülbül, her üç davadan birinin Türkiye’den geldiğine dikkat çekerek, "30 Haziran 2025 tarihinde açıklanan veriler, Anayasa Mahkemesi için de durumun farklı olmadığını ortaya koymaktadır. Bugüne kadar 686 binden fazla bireysel başvuru sonuçlandırılmış ve 113 binden fazla dosya AYM’de çözülmeyi beklemektedir. Adil yargılanma hakkı ihlallerinin toplam ihlaller içerisindeki oranı yüzde 79,2 olarak kayda geçmiştir" dedi.

"HUKUKİ GÜVENCELERİ YOK SAYILMIŞTIR"

Savunma hakkının bu süreçte en ağır darbeyi aldığını ifade eden Bülbül, "Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Av. Mehmet Pehlivan’ın hukuksuzca tutsak edilmesi, yargı bağımsızlığına ve savunma makamına doğrudan bir saldırıdır. İBB Kumpas davasında savunmayı üstlenen avukatlar, sırf mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınmış ve hukuki güvenceleri yok sayılmıştır" ifadelerini kullandı.

Avukatlık Kanunu’nun 58’inci maddesi ile öngörülen mesleki güvencelerin hiçe sayıldığını belirten Bülbül, avukatlık mesleğinin itibarı üzerinde hükümetin haksız saldırılarının etkili olduğunu ve savunmasız yargılamanın ortaçağdaki engizisyon mahkemelerinden hiçbir farkı olmadığını vurguladı.

Bülbül, Türkiye’nin en büyük barosu olan İstanbul Barosu’na açılan mesnetsiz dava ve ceza yargılamalarının, savunma makamının kurumsal varlığına yönelik açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Hukuk devletinin sözde tekrarlanan ezberlerle değil, gerçek uygulamalarla inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bülbül, Türkiye’de artık: Yandaşa başka, muhalife başka hüküm verilen çifte hukuk düzeni uygulandığını, avukatların zindanlara atıldığını, baroların pasifleştirilmeye çalışıldığını, AYM kararlarının uygulanmadığını, anayasanın rafa kaldırıldığını, yurttaşların kendi ülkesinde adalet bulamayarak AİHM kapısına sürüklendiğini belirtti.

"MÜCADELE KARARLILIĞIMIZI YİNELİYORUZ" 

Hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edildiği, yargı bağımsızlığının sağlandığı ve savunma hakkının güvence altına alındığı bir Türkiye’nin mümkün olduğunu ifade eden Bülbül, "O günlere olan inancımızla; mesleğini onuruyla icra eden hakimlerin, savcıların, avukatların ve tüm yargı çalışanlarının yeni adli yılını kutluyor, adaletin yeniden hakim olacağı bir ülke için mücadele kararlılığımızı yineliyoruz" diye ekledi. (İREM DELİCE)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.