“Atatürk bile Montessori’nin oyun ile eğitimini gündemine almış”

6 Mayıs 2022, Cuma 14:08

     


Gazeteci Emin Aydın’ın tvDEN’de hazırlayıp sunduğu Baş Başa programının konuğu Aydın Kent Koleji Eğitim Direktörü Matematikçi Metin Akyol oldu. Oyun kavramı ve eğitimde oyunun oynadığı aktif rol üzerine açıklamalarda bulunan Akyol, “Atatürk bile Montessori’nin oyun ile eğitimini gündemine almış” dedi.

“OYUN HAYATA VERİLMİŞ UFAK BİR ARADIR”

Oyun kavramı üzerine açıklamalarda bulunan Akyol, “Oyun, tarihte sürekli felsefi olarak da yorumlanan bir konu. Oyun, sizi özgür kılar. Çünkü zorunlu değildir. Siz gönüllü olarak oyunun içerisine iştirak edersiniz. Fakat kuralları vardır. Bu kurallar içerisinde ‘miş gibi’ yaparsınız. Aslında oyun, hayata verilmiş ufak bir aradır. Kültürden önce oyun çıkmıştır. Nitekim oyun, kültürleri de etkilemiştir. Ben eskiden işe alım yaparken belirli sorular sorardım. Mesela eğer o kişi erkekse ‘Futbolda hangi mevkide oynuyorsun?’ diye sorardım. Çünkü oyunun içerisinde almış olduğun davranış senin karakterini ve kişiliğini de belirliyor. Örneğin forvetten muhasebeci olmaz. Fakat iyi libero olandan muhasebeci olabilir. Tamam, oyun hayata verilen kısa bir ara fakat o arayı siz tamamen bağımsız olarak vermiyorsunuz, karakteriniz hala yansıyor. Futbol, basketbol gibi oyunlara baktığınızda sizin karakter özelliklerinize göre mevkileriniz oluşuyor. Toplu olarak takımın oynayış biçimi o ülkenin tarihsel, sosyolojik bütünü, kültürünü yansıyor. Enteresan bir şeydir ki, futbolun bir sosyolojisi vardır. Örneğin Almanlara baktığınız zaman sistematik bir şekilde oynadıklarını görürsünüz. Biz Türkler, asla vazgeçmeyen bir milletiz. Bizde bırakmak diye bir şey yok. O yüzden maçın son dakikası bile bizim için çok değerli. Bu durum da Türk tarihinin tarihsel kökenlerinden gelmektedir. Kaybetmeye tahammülü yoktur çünkü az savaş kaybetmiştir. O yüzden son dakika ne olursa olsun mücadelesini devam ettiren bir millet yapısı vardır. Bunu oyunlarına yansımasında da görüyoruz” dedi.

“OYUNLA BİR ŞEYLER ÇOK DAHA KOLAY OTURTULABİLİYOR”

Akyol, “Platon gibi birçok isim tarih boyunca, oyunu eğitimde kullanabilir miyiz diye düşünmüşler. Bunu ilk söyleyen biz değiliz. Bu işi bilimsel olarak ilk uygulamaya çalışan Maria Montessori’dir. Kendisi İtalya’nın ilk kadın doktorudur. Bir gün dışarıda küçük bir çocuğun kağıdı katladığını görüyor. Buz gibi bir havada o çocuğun kağıtla oynadığını gördüğü zaman, Montessori bir aydınlanma yaşıyor. ‘Çocuk bu kadar ayaza rağmen algısını dağıtmaya çalışıyor, dağıtmıyorsa ve bu noktada biz de eğitimi oyunla verebilirsek, o zaman doğru bir eğitim vermiş oluruz’ diye düşünüyor. O günden sonra eğitimi nasıl oyunlaştırabiliriz düşüncesinin üstüne gidiyor ve bu çok meşhur Montessori Okulları açılmaya başlanıyor. Bizim ilk Milli Eğitim Şuramız Sakarya Meydan Muharebesi devam ederken oldu. Bu da Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar dahi ve eğitime ne kadar önem verdiği bir durum ile alakalı. O eğitim şurasında Atatürk bile Montessori’nin oyun ile eğitimini gündemine almış. Silikon Vadisinde Mark Zuckerberg, Bill Gates gibi insanların hepsi Montessori eğitimi almış insanlar. Hal böyle olunca Silikon Vadisi’ni kuran bu kişiler Montessori eğitimini aldıkları için mi kurdu yoksa bu bir tesadüf mü? Çünkü oyunla eğitim insanın iş disiplinini sağlıyor ve analiz gücünü arttırıyor. Dünyanın geleceği hakkında söz sahibi olan insanlar oyun ve eğitimi öne çıkartmışlardır. O zaman demek ki oyunla bir şeyler çok daha kolay oturtulabiliyor” diye konuştu.

“BİZLER SİYASETÇİ DEĞİLİZ, EĞİTİMCİYİZ”

Akyol, “Beyin temelli öğrenmede ilk önemli nokta dikkattir. Dikkati sağlamak gerekiyor. Çocuğa ‘Gel oyun oynayalım’ dediğimizde gönüllü olarak onun rızasını aldığımız zaman oraya karşı dikkat kesilmiş olacaktır. Ardından görselleştirme ve hafıza çok önemli noktalardır. Oyun sırasında daha önce bildiklerini hafıza ile ortaya çıkartıyoruz ve oyunda kazanıp kazanmama noktasında burayı kullanmış oluyoruz. Beyin temelli öğrenmede en önemli unsurlardan bir tanesi de hızlı işlem yeteneğidir. Çoğu oyunda olduğu gibi zamanla yarışıldığı için bunu da kullandırıyoruz. Milli Eğitim Bakanımız ‘Matematik Seferberliği’ ilan ettiğini açıkladığı süreçte oyun temelli öğretim olması gerektiğini belirtmişti. Bunları boşu boşuna söylemediler. Bir projeye baktınız zaman ilk önce o projenin uluslararası strateji politikalarına bakacaksınız. Biz bakarken bu sadece Milli Eğitim Bakanımızın ağzından çıkmış anlayışıyla bakmıyoruz. UNICEF çocukların eğitimi ile ilgili yayınladığı bildiride ‘Oyun temelli eğitim çok önemlidir’ diyor ve bunu yayınlıyor. Cambridge Üniversitesi ‘Matematik anlatılması güç bir ders’ diyerek 3500 çocuğu denek olarak kullanıp oyun temelli eğitim vermeye çalıştılar, matematiği daha iyi anladıklarını gözlemlediler ve raporlarını yazdılar. Milli Eğitim Bakanımız da bunu söylerken zaten dünyadan bağımsız söylemiyor. O zaman dünyanın söylediğini aynı zamanda ulusal noktada da bakanımız söylemişse kendisini alkışlamak gereklidir. Siyaset, siyasetçilerin işidir. Bizler siyasetçi değiliz, eğitimciyiz. Durumları değerlendirirken de nesnel bir şekilde bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“OYUN ÇOCUĞUN İŞİDİR”

Aydın Kent Koleji’nde verdikleri oyun temelli eğitim ile ilgili Akyol, “Biz Aydın Kent Koleji olarak Kipa AVM’de çocuklarımızla buluştuk ve yoğun bir ilgi gördük. Çocuklar anne ve babalarına ‘Siz alışverişinizi yapın biz biraz daha kalalım’ diyorlardı. Maria Montessori’nin de dediği gibi, oyun çocuğun işidir. Hal böyle olunca seviyorlar ve tüm konuları da rahatlıkla öğreniyorlar. Biz gerçekten çok zor bir şey yaptık. Milli Eğitim matematik öğretim programında A’dan Z’ye ne varsa hepsini oyunlaştırmayı başarabildik ve bunu başarırken de son dönem matematikte iyi noktaya gelmiş Singapur’un eğitim modelini yani pedogojik altyapı olarak da somuttan soyuta geçme altyapısını kullanarak çözümlettirdik. Tüm Türkiye’ye de buradan bir açılım gerçekleştireceğiz” dedi. 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler