Takip Et
  • 7 Temmuz 2021, Çarşamba

İLAMSIZ İCRA TAKİBİ

Kişilerin alacaklı oldukları tutarları elde etmek amacıyla başvurdukları hukuki yol icra takibi olarak karşımıza çıkmaktadır. Alacaklının alacağına en hızlı yoldan ulaşmasını sağlamakla birlikte cebri icra gücünden faydalanılan bir imkan sunmaktadır. İcra takibi tarafların ellerinde bulunan belgelerin niteliğine, borcun kaynağına ve niteliğine ve bununla birlikte diğer nedenler ile çeşitli şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Bu haftaki yazımızda ilamsız icra takibinin ne olduğuna ve ne şekilde hükümler ile düzenleme altına alındığına değineceğiz.

İlam, bir davanın mahkeme tarafından nasıl bir hükme bağlandığını gösteren belge anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ilamsız icra takibi de isminden anlaşılacağı üzere, herhangi bir mahkeme kararına dayanmaksızın para borcu, teminat ya da diğer alacakların icra dairesinde yapılan takibi anlamına gelmektedir. Bu icra yolunda alacaklının elinde herhangi bir belgenin, ilamın ya da alacağı gösterir bir belgenin varlığı aranmamaktadır.

İlamsız icra takipleri birkaç şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Bunlar;

  • Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi
  • Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi
  • Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi şeklindedir.

Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde alacaklı, sözlü ya da yazılı olarak yetkili olan icra dairesine takip talebi vermek sureti ile süreci başlatmaktadır. Yetkili icra dairesi olarak genel yetkili olan icra dairesi borçlunun yerleşim yerinin olduğu icra dairesidir. Burada icra dairesinin yetkisi kesin nitelikte değildir. İcra dairesi söz konusu takip talebi doğrultusunda bir ödeme emri düzenlemektedir. Bu ödeme emri borçlunun bildirilen adresine veyahut sistemde kayıtlı bulunan ikametgah/mernis adresine tebliğ edilmek üzere gönderilmektedir. Usulüne uygun tebliğin gerçekleşmesi ile ödeme emrini alan borçlu, kendisine tebliğin yapılmasından itibaren 7 gün içerisinde söz konusu borca itiraz etme hakkına sahiptir. İtiraz icra dairesine yapılmaktadır. 7 günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde icra takibi kesinleşecektir ve bundan sonra alacaklı, borçlunun taşınır/taşınmaz malları üzerine haciz işlenmesi talebinde bulunabilecektir. 7 günlük süre içerisinde usulüne uygun itiraz edilmesi haline ise söz konusu icra takibi durmuş olacaktır. Bu durumda alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın iptali ya da itirazı kaldırması davası açması gerekmektedir. Borçlunun detaylı bir itiraz dilekçesi vermesi gerekmemektedir. Tek başına “borcum yoktur” demesi borca itiraz etmesi için yeterlidir. Burada söz konusu borcun olmadığı, borcun sona erdiği, borcun zamanaşımına uğradığı, vadesinin gelmediği, takip ekinde bulunan belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı nedenlerinden dolayı itiraz edilebilmektedir. Borçlu bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı olacaktır. Daha sonra bu talepleri genişletebilmesi mümkün değildir. Şayet borçlu kusuru olmaksızın bir nedenden ötürü 7 gün içerisinde borca itiraz edememiş ise; gecikmiş itiraz yapabilmektedir. Bu durumda itiraz icra dairesine değil İcra Mahkemesine yapılacaktır. Bunun için borçlunun elinde olmayan kendi kusurundan kaynaklanmayan bir engel dolayısıyla süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edememiş olması gerekmektedir. Burada söz konusu engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içerisinde; engele neden olan mazeret ve deliller ile birlikte itirazın yapılması gerekmektedir.

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ile ilamsız icra takibinde ise, alacaklının elinde borçlu aleyhine olan bir kambiyo senedi bulunması gerekmektedir. Kambiyo senetleri kanunda özel düzenlemeye tabi tutulmuş senetlerdir. Bunlar poliçe, çek, bono olarak karşımıza çıkmaktadır. Alacaklının kambiyo senedine mahsus icra takibi yapabilmesi için muhakkak elinde kambiyo senedi bulunmalıdır. Akabinde yetkili icra dairesinde takibi başlatabilecektir. Burada yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olup yine icra dairesinin yetkisi kesin nitelikte değildir. Taraflar kambiyo senedi üzerinde yetkili icra dairesini belirlemişler ise takip burada başlatılacaktır. Takip talebinin icra dairesine verilmesi ile borçluya ödeme emri gönderilecektir. Borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde İcra Mahkemesine verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilmektedir. Aksi durumda takip kesinleşecektir.

Kiralanan taşınmazın ilamsız icra yolu ile tahliyesi ise geçen haftaki yazımızda bahsettiğimiz bir takip türüdür. Burada kiralanan taşınmazın sahibi kirasının ödenmemesi üzerine icra takibi yoluna başvurarak borçlunun kira bedelini yasal süresi içerisinde ödemediğini, dolayısıyla taşınmazın tahliyesini talep etmektedir. Söz konusu takip borçlunun ya da alacaklının yerleşim yerinde ya da kiralanan taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde başlatılabilmektedir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.