Uğur ESER

ÇÖZÜLEMEYEN SIR: TORINO KEFENİ

9 Kasım 2017, Perşembe

     

Günümüzde, tarihi devirlerden elimize ulaşan ve halen sırrı çözülemeyen birçok materyal mevcuttur. Torino Kefeni, bu gizemli malzemelerden sadece birisidir. Peki asırlar evvel Hz. İsa'nın çarmıha gerildikten sonra bedenine sarıldığı iddia edilen bu kefen hakkında söylenenler gerçek miydi?

Torino Kefeni Nedir?

Torino Kefene en basit tanımla, Hz. İsa'nın çarmıha gerilip öldürülüşünden sonra, bedenine sarıldığı iddia edilen keten bir kumaştır. Gerçekten de kumaşın üzerinde sakallı bir erkeğin silueti mevcuttur. Yer yer kan izleri de bulunan bu eski kumaş parçası, bazıları için gerçekten kutsal bir emanetti. Bazı kuşkucular ise bunun basit bir sahtekarlığın ürünü olduğunu düşünüyorlardı. Peki Torino Kefeni hakkındaki gerçekler neydi?

Kefenin Ortaya Çıkışı

Torino Kefeni ilk defa 1350'li yıllarda Fransa'da ortaya çıktı. İncil'de Hz. İsa'nın ölümünden sonra keten bir kumaşa sarıldığı yazılıydı. Buna istinaden insanlar bu kumaşın Hz. İsa'nın bedenine sarılan keten kumaş olduğuna inanmaya başladılar. Kısa sürede insanlar bu kadim kumaşı görmek için dört bir yandan akın ettiler.

Yakın zamana kadar ise Torino Kefeni, yaklaşık 150 yıl İtalya'nın Torino kentindeki bir katedralde sergilenmiştir. Esasen popüler ismini de sergilendiği şehir olan Torino'dan almıştır. 1992 yılında ise bir yangından müşkülatla kurtarılan Torino Kefeni, 2025 yılında yapılacak bir sergide gösterilmek üzere ortadan kaldırılarak korumaya alındı.

Bilimsel Çalışmalar

Torino Kefeni'ni kutsal emanet addedenler kadar, bunun sahte bir materyal olduğunu düşünenlerin sayısı da az değildi. Nitekim kumaş üzerindeki ilk bilimsel araştırmalar 1978 yılında yapıldı. Bilim insanların esas amacı, kumaşın üzerindeki insan siluetinin esrarını çözmekti. Mikroskobik inceleme sonucu kumaş üzerinde bir miktar boya izine rastlandı. Fakat kumaşın gerçekliğine inananlar, bu boya izlerinin kumaşın ressamlar tarafından kopyalanması sonucu oluştuğunu savundular.

Çatışan Teoriler

Bilim araştırmacıları yapılan bir dizi test sonucu Torino Kefeni üzerinde kan izine rastlamadıklarını açıkladılar. Hz. İsa'nın çarmıha gerilişini araştıran adli tıp doktoru Frederick Zugibe ise aynı fikirde değildi. Zugibi, kumaştan ziyade siluetin üzerine yoğunlaştı. Buna göre kefene sarılan insan özel bir roma kırbacıyla dövülmüştü. Aynı zamanda avuç içlerinden değil, bileklerinden çarmıha çivilenmişti. Kumaş üzerindeki siluetler bunları gösteriyordu. Bu kanıtlar ise, İncil'de belirtildiği gibi, Hz. İsa'nın vücuduna yapıldığı tasvir edilen muamelelere uyuyordu.

Sahtecilik Tezi

Kumaşın tamamen bir ressam tarafından çizildiğini savunanlar ise, bu ressamın çok kültürlü ve çarmıha geriliş olayı hakkındaki detaylara vakıf birisi olduğunu ileri sürmektedirler. Buna göre ressam, kumaşın üzerine insan siluetini çıkartmak için gerçek bir ceset kullanmış olabilirdi. Buna göre bu ceset, kırbaçlanma ve bileklerinden çivilenme gibi izleri taşıyacak şekilde hazırlanmıştı. Ölü bedene bir takım toz ve boyanın sürülmesiyle, veya keten kumaşın ıslatılmasıyla, insan bedeninin bu kefen üzerine işlendiği savunulmaktadır.

Somut Bir Test

Bütün bu iddialar ve ortaya atılan tezler üzerine, 1988 yılında Torino Kefeni'ne Carbon-14 testi uygulanmasına karar verildi. Kumaştan küçük bir parça kesildi ve bu parça 3 kısıma taksim edilerek, 3 ayrı laboratuvara gönderildi. Testler sonucu 3 laboratuvarın ortak verileri, bu kumaşın 1260-1390 yılları arasında yetişmiş olan keten bitkilerinden yapıldığını ortaya koydu.

Netice itibarıyla bu bilimsel testin sonucunda Torino Kefeni'ne olan ilgi azaldı. Fakat yine de kefenin gerçekliğini savunanlar mevcut. Bu tezi savunanlar, ortaya koydukları birçok sebeple, Carbon-14 testinin hatalı olabileceğini savunmaktadırlar. Sonuç olarak Torino Kefeni üzerindeki münazara halen devam etmektedir...